ßĨhŔµŹ€

co.Admin

Onursal Üye



Üye No : 39
Nerden : istanbul
Konu  : 1356
Mesaj : 7815 
1164 Mesajýna Toplam 1607 Kere Teþekkür Edildi
2 Mesajýna Toplam 2 Kere Karma Verildi
|
 |
« : 04 Ocak 2011, 14:26:39 » |
|
Zâhir de O, Bâtın da O:
O ALLAH ki yarattığı her şeyde bir hassa koymuştur. Hassa demek, emrinin özü demektir. Toprakta, havada, suda... Her şeyde o hassa mevcuttur.
Âyet-i kerime'de şöyle buyurulmaktadır:
"O hem Evvel'dir, hem Âhir'dir, hem Zâhir'dir, hem Bâtın'dır. O her şeyi bilendir." (Hadîd: 3)
Evvel'dir. Öyle bir Evvel ki, yalnız kendi kendisini bilir.
Âhir'dir. Öyle bir Âhir ki, yalnız kendi kendisini bilir.
Zâhir'dir. Zerreden kürreye kadar ne ki varsa O'nun Zâhir İsm-i şerif'i ile ortaya çıkmışlardır. Her yarattığı şeyde ulûhiyyet sırları ve hikmetleri vardır. Amma yalnız kendisi bilir.
Bitkiye bir şekil vermiş meydana çıkarmış, çiçeğe bir şekil vermiş meydana çıkarmış, insana bir şekil vermiş meydana çıkarmış. Her meydana çıkan varlık O'nunla meydana çıkıyor. Varlığını çektiği zaman yok oluyor. Kâinat da böyledir. Yani bir otla, bir çiçekle, bir insanla bir kâinat Hazret-i ALLAH'ın yanında aynıdır, değişmez.
Bâtın'dır; ulûhiyet sırları kâinatın her zerresinde gizlidir, yine bâtını da kendisi bilir.
Âlemleri yaratan Hazret-i ALLAH'tır. İlâhi nizamını kurmuş, her yarattığına; güneşe, aya, gündüze, geceye, dağlara, denizlere, hülâsa bütün âlemlere bir nizam vermiştir.
Farz-ı muhal ki; bir meyve olgunlaşabilmesi için toprağa, suya, havaya ve güneşe muhtaçtır.
Toprağı O yarattı, suyu O yarattı. Her şeyi topraktan ve sudan yarattı. Amma toprak da O'na muhtaç, su da O'na muhtaç.
Bir meyve tekâmül edebilmesi için havaya ve güneşe muhtaçtır. Hava da O'nun emrinde, güneş de O'nun emrinde. Her şey O'na muhtaç olduğu gibi, güneş de O'na muhtaç. Her şey O'nun yed-i kudretinde ve O'nun emrindedir.
Hülâsa olarak; cemâdatı, nebâtatı, hayvanatı, insanları, melekleri hep O yaratıyor, hepsi de O'na muhtaç. O yaratıyor, O tekâmül ettiriyor, O öldürüyor... Hep O...
ALLAH-u Teâlâ İhlâs sûre-i şerif'inde buyurur ki:
"De ki: O ALLAH bir tektir. ALLAH Samed'dir, her şey O'na muhtaç, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir." (İhlâs: 1-2)
Bir meyveyi düşünün! Bütün insanlar cinler bir araya gelseler; bir elma, bir nar, bir portakal veyahut bir buğday, bir arpa tanesi yaratabilirler mi? Hayır! İşte Hazret-i ALLAH budur.
Hadi sen de bir tanesini yap! Fakat yapamazsın! Çünkü insan âcizdir, mahlûktur. Bakınız daha bir tek meyvenin karşısında kâinat acze düşüyor. Bir tek arpanın karşısında kâinat bakar, fakat kör bakar. Yaratıcısını onda görmez.
Mevye dalına güvenir, dal ise ağacına, ağaç ise köküne, kök ise toprağa güvenir. Meyve olması için de ayrıca suya, havaya, güneşe, aya... ihtiyaç vardır. Dalı kessen meyve yok olur, kökünü çıkarsan ağaç yok olur.
Aslında her şey Hakk'a muhtaçtır.
Meselâ toprağı ele alalım: İnsanı ondan yarattı, yiyeceğini de ondan yarattı. Kokuları ayrı, renkleri ayrı, tadları ayrı ayrı olan bütün bitkiler toprakta bitiyor.
Âyet-i kerime'de şöyle buyuruluyor:
"Ölü toprak da onlar için bir delildir. Biz onu (yağmurla) dirilttik de ondan pek çok taneler çıkardık, işte onlar bunlardan yerler." (Yâsin: 33)
ALLAH-u Teâlâ onu hem kendileri hem de hayvanları için bir rızık kılmıştır. Geçimin esasını bu taneler teşkil etmektedir. Çünkü tahıllar azalacak olsa kıtlık olur, sıkıntılar başgösterir.
Toprakta ne var? Hiçbir şey yok. Ne varsa yalnız O'nun emrinde, O'nun hükmünde, O'nun takdirinde var.
"İşte bu, çok güçlü ve her şeyi bilen ALLAH'ın takdiridir." (Yâsin: 38)
Kör bir tabiatın eseri değildir. Onlara "Öyle ol!" buyurmuş, öyle oluyorlar.
•
"Sanatı karşısında akılların hayrete düştüğü ALLAH'ı tenzih ve tesbih ederiz!
Kudreti karşısında en güçlü kimselerin âciz kaldığı ALLAH'ı tenzih ve tesbih ederiz!"
|