• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Yağmur Lügatçesi.. konusu, Yağmur Lügatçesi.. programı, Yağmur Lügatçesi.. forumu, Yağmur Lügatçesi.. program yükle, Yağmur Lügatçesi.. download, Yağmur Lügatçesi.. hikayeleri, Yağmur Lügatçesi.. resimleri, Yağmur Lügatçesi.. haber, Yağmur Lügatçesi.. yükle, Yağmur Lügatçesi.. videosu, Yağmur Lügatçesi.. yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 794 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yağmur Lügatçesi..  (Okunma Sayısı 794 defa)
 
09 Nisan 2011, 00:42:13
(Mihrimah)

Onursal Üye

*


Üye No : 9

Yaş : Yok

Nerden : İSTANBUL

Konu  : 1913

Mesaj : 7875

İnsan sürekli okunan bir cümledir..

1517 Mesajýna Toplam
2531 Kere Teþekkür Edildi

4 Mesajýna Toplam
4 Kere Karma Verildi
Offline
« : 09 Nisan 2011, 00:42:13 »



Yağmurun bazen ardı arkası kesilmeksizin, hiç ama hiç durmaksızın 20-25 gün yağdığı, sokak aralarının bile rutubet koktuğu, yosun bağladığı, şemsiyenin vücudun doğal bir uzvuna dönüştüğü bir memlekette nasıl olur da yağmurun üç-beş ismi olabilir?
Hepi topu sağanak, çise, bardaktan boşanırcasına. Çok zorlasam mevsimlerde genişleyen anlamlarla ya da ikinci bir isimden medet umarak kurulan tamlamalarla birkaç tane daha: Ahmak ıslatan, yaz yağmuru, nisan yağmuru, bahar yağmuru, kış yağmuru, kasım yağmuru, bir çokluk ekinde ışıklanmış kırkikindi yağmurları. Belki benim şu anda aklıma gelmeyen ya da tümden cahili olduğum bir-iki isim daha.
Çok az. Hani kelimeler hayata aynaydı? Hani hayatı kelimelerden okumak mümkündü en fazla? Hani, Eskimoların dilinde kar yağışına, Fransızcada aşka, Kazakçada geyiğin farklı mevsimlerdeki hüviyetine, Arapçada devenin her haline ilişkin otuzar civarında kelime vardı?
Öyle üç-beş kelimeye sığmaz, yağmur bu. Sabah yağanı akşam yağanı, kesilip de başlayanı, durup durup yeniden yağanı var. Yağmazsa hatırlanmayanı, yağarsa unutulmayanı. Ufukta görüneni, görünüp de gelmeyeni, ağırlaşmış bulutlardan ha düştü ha düşeni var. Vaad edip de vermeyeni, başlayıp ardı arkası kesileni. İçinden karanfil kokusu, fesleğen bahçesi, bahar dalı geçeni. Işıklı bahçelere sicim sicim, iplik iplik ineni, elma çiçek vereni.
Ekim akşam üzeri kaldırımlara ışık topları dökeni, kestanecilerin tebessümüne refakat edeni, bir kucak nergise, beklenmedik bir hikâyeye bitişip de, yazdan sıyrılmış ruhlara hayat vereni var. Kasım başında sayılı gün fırtınasıyla kışa döneni. Kuru çınar yapraklarına usul usul, iri iri düşüp ders böleni. Kül renkli ve adamakıllı yabancı bir sonbahar içinde yol alırken kompartıman camlarından süzülüp süzülüp ineni.
Rüzgârın önünde savrula savrula yağması, yolda izde esip savurması var. Yıldırımla, şimşekle, gök gürültüsüyle geleni, gelip de gitmeyeni, sessiz sedasız başlayıp da bitmeyeni. Öyle ince ince, eğri eğri değil, dağı da denizi de sisinde, kurşunisinde yok edeni, yer ile gökleri birleştireni, yaşanmışı da yaşanmamışı da alt üst edeni, ufuk çizgisini silip süpüreni. Kamçı gibi döveni. Ürküteni.
Serin suyun kuru toprağa inmesinde seyredilirmiş yağmurun en güzeli. Tamam, suyun toprağa karışması var. Lâkin gözden kaçanı, ırmağa, göle yağan yağmur var. Hele hele, yalnızca suyun kıyısında yaşayanlar bilir, yağmur bu, denize düşmesi var. Suyun su üzerinde rengi, biçimi, harikulâdesi var. Suyun suya karışması var.
"Suyun ahlâkı temizdir ateşe bir tek o karşı koyabilir", diyor Bachelard Ateşin Psikanalizi'nde. Ateşten bahsederken suyu anmadan olmuyor yani. Ateşe karşı su var. Kadim bir hikâyenin süreğinde yağmurun azap günlerinin üstüne inmişliği var. Gaflete merhamet edeni, hatanın, günahın, yanılgının azabını pirüpak, cehennem narını "serinlik selâmet" edeni var. O yağmazsa bu acıya katlanılmaz, olanı var. Lâl ü ebkem değil yağmur. Sese ses vermesi var. Onca kırılmış ümidin ama yine de tükenmemiş güzellik niyetinin üzerine inmesi var. Göz pınarına düşeni, yanaktan süzüleni, kana tere karışanı, her hikâyenin sonunda yağanı var.
Hüznün iflâh olmaz heveslilerine hayat. Güneşten sonra yağanı, yağdıktan sonra güneş açtıranı, bulutlarıyla cennet hatırası kılınanı. Ama daha çok hayat. Demem o ki kardan sonra yağarsa bir hayal kırıklığına dönüşmesi var.
Her şey gibi yağmur da aynı anda iki şey; iki kişiliği, iki hüviyeti var. Yılanın ağzında ağu, istiridyenin karnında gevher, Mevlevi tasında şifa. Yüzünü rahmetken zahmete, nimetken eziyete çevirmesi, lûtfederken külfet etmesi, can suyu verirken çürütmesi var. Yarı yollarda koyanı, sel olup boğanı, sabah yağarsa korkulmayanı, akşama kalırsa ALLAH C.c korusun, olanı. Dalga dalga üstüne, dereleri yataklarından boşaltanı, ırmakları taşıranı var.
Yağmur bu, içinde kendi tezadı, kendi cehennemi. Kerbelâ'ya ineni, Tufana ekleneni.
Bu kadar çok hale bu kadar az isim. Besbelli yağmura ilişkin henüz öğrenilmemiş isimler var.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Yağmur Lügatçesi.. Dosyası, Yağmur Lügatçesi.. Belgesi, Yağmur Lügatçesi.. Programı, Yağmur Lügatçesi.. Oyunları, Yağmur Lügatçesi.. Download, Yağmur Lügatçesi.. Resimleri, Yağmur Lügatçesi.. Hikayeleri, Yağmur Lügatçesi.. Haberleri, Yağmur Lügatçesi.. İndir, Yağmur Lügatçesi.. Yükle, Yağmur Lügatçesi.. Videosu, Yağmur Lügatçesi.. Arşivi, Yağmur Lügatçesi.. Albümü, Yağmur Lügatçesi.. ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3