ahmettopal

Moderator

Etkin Üye

 

Üye No : 338
Yaş : 32
Nerden : Doğmamış Gönüllerden...
Konu  : 78
Mesaj : 567 
Harfsiz Yazının Noktası
252 Mesajýna Toplam 516 Kere Teþekkür Edildi
1 Mesajýna Toplam 1 Kere Karma Verildi
|
 |
« : 28 Aralık 2010, 17:43:52 » |
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yağmur Gibi Yaşamak
Tıpkı yağmur gibidir hayat içinde karşılaştığımız nimetler. Bu nimetlerin sadece şahsımıza hitap ettiğini düşünüyor olsakta, aslında bizi aracı kılarak aile efradına, yakın akrabalarımıza ve etrafımızda bulunan farkında olduğumuz yada olmadığımız bir çok kişide tezahur eder. Bazen fırtınalı yağar yağmur, bazen dingin yağar, usul usul... Bezen de çiseler geçer. Farkında olmadığımız şudur; Dünya'nın her yerinde aynı anda yağmur yağmaz. Siz isterseniz buna doğa kanunu deyip geçin, isterseniz ALLAH'ın nizamı deyin bu böylece gerçektir, yaşanmaktadır ve kıyamete kadar da yaşanmaya devam edecektir. İşte bu bağlamda insan'da bir nevi nimettir. Gerek biyolojik varlığı, gerekse rahmani varlığı her şekilde canlı yada cansız bir çok yapıyı etkiler. Misalen; siz duygusal bozukluk veya eksiklik sebebi ile eşinize/arkadaşınıza ters davranırsınız, eşiniz/arkadaşınız bir başkasına ters davranır, o başkası da bir başkasına gidip ters davranır ve bu bilinçli/aklıselim veya vurdumduymaz birine rastlayıncaya kadar böylece süregider. İnsan nimettir, buna göre insanın yaşadığı ve hissettiği her olgu da birer nimettir. Yemek yeme nimet ise, hela ihtiyacını gidermekte nimettir. Sağlıklı olmak nimet ise, hasta olmakta nimettir. Yaşamın her safhasında bu nimetlerin farkında olmak ancak ALLAH'ı anmakla mümkündür. Zengine zenginliği, fakire fakirliği, hastaya hastalığı, sağlıklıya sağlığı, farkına varılmaları icab eden nimetleridir. Nimete saygı, sadece yerdeki ekmeği veya kırıntıları kaldırmakla olmaz, ancak hayata ve yaşamın olağan değerlerinin farkına varmakla olur. Biçare olduğumuz, hiçbir etki yapamadığımız zamanlarda yada yaptığımız etkilerin beklediğimiz tepkileri vermediği anlarda bu gidişin nelere zemin hazırladığını ve ne gibi sonuçlar doğuracağını önceden öngörmek olasıdır ve bu öngörüye sahip kişiler ''Basireti açık'' olan kişilerdir. İşte; basireti açık olan bu kişilerin aksine, hiçbir olumsuzluğa düşmediği halde sırf nefsani dürtülerine yenildikleri için basiretsizlik abidesi olan nice insanlar mevcuttur çevremizde. Kadere teslim olmakla cüzzi iradeyi kullanmak arasında çok ince bir ayrım vardır ki, birçokları bu inceliğin farkında olmadıkları için kadere teslim olduklarını sanarak veya iradelerini kullandıklarını sanarak isyana sürüklenip gitmektedirler. Giden gider, her nereye giderse bir adım atar ve o adımı atmış olur, gerisingeriye alamaz o adımını. Çünkü o an o saniyede o adımı atmıştır, zaman geri işlemez. Ancak geri dönüp tersine gidebilir. Bu gidişi hayr olsun şer olsun muhakkak birilerini etkiler. Bize düşen, dosdoğru yolda yürümek korkmadan adım atmaktır. ALLAH; bizleri doğru yol üzerinde sabit kılsın ve dünyevi ihtiyaçlarımızı bu yola engel teşkil etmeyecek şekilde nizama koysun inşALLAH...
Bismi Hu! İhdinas sırâtel mustakîme, sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn. [Bizi doğru yola ilet, O yol ki; üzerlerine nimet verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (ALLAH'a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.] Amin...
Ahmet TOPAL 17.12.2010
|