|
|
 |
« : 02 Şubat 2012, 13:19:24 » |
|
Ne vakit hak için çırpınsam..
Hakikatine malik olmadan hıçkırıklar içinde ağlasam
Günyüzüne hasret umutlar için, ruhun ve kalbin lisanıyla konuşsam
İsmicelalin sıfatlarını anlamak ve idrakiyle yaşamak için iradem adına yakarsam
Önyargıyla, önbilgi bir midir Ruh ve akıl zaten ne için ikram edilmiş bir lütfun gerekçesidir
İlme malik olmadan düşünmek nasıl izanıma dirlik verecektir, feraset için ihlas ferdir
Ruhun ve kalbin Rabbine kul olmak...
İnsan için en zaruri fazilettir, imansız gönül köledir
Arafta olmayı söyle kim diler
Muvazeneye muhtaç bir hal niçin med cezir misali devran içinde ki galiledir
İnsan emin oldukça kuvvetli ve davasının vecdi için ceht eden bir hahif nefestir
Nefsine esir olan kul, kimin hakkı için kendinden geçen divanedir, ömür müddetli değil midir
Hazanı seyret, kuruyan yaprağa muhabbet et
Sinesinde barındırdığı nice umutların melalini sessizce zikret, teslimiyetine icabet et
Kanadı kırılmış kuşun çığlığını duyunca, sokakta kalmış sabinin mahzunlaşan umuduna
Hicran içinde ve ibretin şirazesinde sinenin derinliğinde göster ülfet
Korku ecele fayda etmez, gam ve keder nasibi ötelemez
Farkı fark etmeyen bir kalp hakkı yla zikredemez
Hangi hevesin turabında hemhal oluyorsan
Keyfiyetine dalıp kendinden geçmeyi...
Şayet marifet sayyorsan aldanırsın, mesuliyetten asla kaçamazsın
Bahtın kapısı her an çalınır, vesileler içinde gizlidir bekleyen bela ve iradey-i kader
Ne vakit uyursan uyu, ruhun ve kalbin her zaman teyakkuzda olmalıdır, hakk edasını bekler
Aşk, dirişilin, feyzin, hakikatin mizanında ki nasiptir
İnsan, kul olmak için hakikatin şirazesinde umutla niyaz eden nazenindir
İman taat etmeden, muhtaçlığını bilmeden...
Ruhunu ve aklını bahşeden Rabbine muhabbet etmeden vucut bulmaz, taklidin süretidir
Nefsten nükseden her heves badiredir, keyfiyet için cazip gelen melanettir, kalbini lekeler
Mustafa CİLASUN
|