Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapRahman Rahim olan ALLAH'ın adıyla,
Adıyla başlanır her şeye, her şey adıyla başlar onun.
Rahman (olan ).
Rahman olan var mı ondan başka?
Merhametiyle bütün kâinatı kuşatan başka bir varlık var mı?
"Kur'an'ı öğretti."
Kitabı yazan, okuyan ve okutan O değil midir?
" insanı yarattı."
Bir hiçken, bir güç olan, iltifat edilen, yokluk âleminden varlık âlemine göç eden bir varlık kılmadı mı sizi?
"Ona beyanı öğretti. "
Duyduğunuz, hissettiğiniz, yüreğinizden ve aklınızdan geçen her şeyi dilinizle,
gözünüzle, yüreğinizle anlatma yeteneğini size O vermedi mi?
"Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir."
Güneşe ve Aya ilahi raksı öğreten, yere ve göğe, suya ve ateşe, geceye ve gündüze,
ateşe ve baruta ilahi uyumu veren O değil midir?
"Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler."
Secde eder bütün bitkiler ve ağaçlar; secde etmez mi insanlar, boyun eğmez mi,
aşkına meftun olmaz mı, yoluna yolcu, evine misafir olmaz mı?
"Gök ise, onu da yükseltti ve mizanı yerleştirip-koydu."
Göğü yükseltti ve bir düzene koydu. Ey insan! Sen neden yerlerdesin, neden
alçaklardasın, neden yükseklere çıkmazsın, neden düzensizliği tercih edersin?
"şu hal (Yer) üzerindeki her şey yok olucudur;"
Bilir misin var olan bir gün yok olacaktır. Bugün var yarın yok. Her şey yok olacaktır.
Sen de her şeyin bir şeyisin. Bugün sana sen diyenler yarın sana o diyecekler.
istesen de istemesen de…
"Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (zatı) bakî kalacaktır."
Bir tek varlık vardır bitmeyecek, tükenmeyecek olan. Celal ve ikram sahibi olan
Rab’den başka var mı yok olmayan, var mı ondan başka diri kalacak, var mı ondan
başka ayakta kalacak, var mı ondan başka Hay olan?
"şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?"
Peki, öyleyse bu inkârın, bu körlüğün, bu aymazlığın, bu pervasızlığın sebebi nedir?
Hangi nimet sizin için anlamsız, hangi nimete gözünüzü kapayabilirsiniz? Sizin
yarattığınız bir nimet mi var yoksa?
"Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir."
isteyecek olan O’ndan istesin. Bütün varlıklar ondan isterken sen neden O’ndan
istemezsin ey insan? Nedir seni müstağni kılan? Kendini nasıl olur da kendine yeter
görürsün, nasıl olur da o kahhar olanı unutursun, bir gün kahrolmaktan korkmaz
mısın? Göklerde ve yerde olan ne varsa O'ndan ister. O, her gün bir iştedir.
"şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz "
Peki, öyleyse bu inkârın, bu körlüğün, bu aymazlığın, bu pervasızlığın sebebi nedir?
Hangi nimet sizin için anlamsız, hangi nimete gözünüzü kapayabilirsiniz? Sizin
yarattığınız bir nimet mi var yoksa?
"Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı
görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız."
Kork! Yaklaşmakta olan günden, hesaptan, hesap vermekten kork. Hesap görücü
olan seni bekliyor. Hesaplayamadığın hesaplar seni bekliyor. Ne çok hesap yapmıştın
değil mi, daha ne hesaplar yapacaktın değil mi? Yoksa bütün hesapların yanlış mı
çıktı? Ne çok hesap hatası yapmışsın, ne çok yanılmışsın, yanılgıların, yangınların ne de çokmuş!
Eyvah ki eyvahhh!
"şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsizin?"
Peki, öyleyse bu inkârın, bu körlüğün, bu aymazlığın, bu pervasızlığın sebebi nedir?
Hangi nimet sizin için anlamsız, hangi nimete gözünüzü kapayabilirsiniz? Sizin
yarattığınız bir nimet mi var yoksa?
"Ey cin ve ins toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç
yetirebilirseniz, hemen aşıp-geçin; ancak 'üstün bir güç (sultan)' olmaksızın
aşıp-geçemezsiniz."
Sona yaklaşıyorsunuz, yıllar geçip gitti, güneş geçip gitti karanlık oldu. Haydi, hemen
kaçın buralardan, terki diyar eyleyin. Yerin bucaklarından aşıp geçmeye güç
yetirebilirseniz, hemen aşıp geçin. ilahi azap yaklaşmakta, Azrail kapıda bekliyor,
durma vakti değildir haydi kaçın, canınızı kurtarın
"şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?"
Peki, öyleyse bu inkârın, bu körlüğün, bu aymazlığın, bu pervasızlığın sebebi nedir?
Hangi nimet sizin için anlamsız, hangi nimete gözünüzü kapayabilirsiniz? Sizin
yarattığınız bir nimet mi var yoksa?
"ikinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman
salıverilir de 'kurtulup-başaramazsınız"
Neden hala duruyorsunuz, kaçsanıza! Yoksa kaçacak gücünüz kalmadı mı, neden
olduğunuz yerde kalakaldınız, neden kılınız kıpırdamaz oldu? Tabi ki kaçmak
kurtulmak mümkün değil, yol bitti artık, yolun sonuna yaklaştınız. ikinizin de üzerine
ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de
'kurtulup-başaramazsınız.
Sana senden sığınıyoruz.
Gazabından rahmetine sığınıyoruz.
Rahmetinle sar bizi,
Merhametinle kuşat bizi.
Bizi sev,
Bizi koru, esirge bizi.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap