ßĨhŔµŹ€

co.Admin

Onursal Üye



Üye No : 39
Nerden : istanbul
Konu  : 1356
Mesaj : 7815 
1164 Mesajýna Toplam 1607 Kere Teþekkür Edildi
2 Mesajýna Toplam 2 Kere Karma Verildi
|
 |
« : 26 Kasım 2010, 01:42:11 » |
|
Pertev Bey'in Üç Kızı, İki Kızı ve Torunları
Münevver Ayaşlı
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Bu kitap "nehir roman" dediğimiz birbirinin devamı olarak kaleme alınmış üç kitaptan oluşuyor: "Pertev Bey'in Üç Kızı, Pertev Bey'in İki Kızı ve Pertev Bey'in Torunları"
Hatırat yazarlığının önemli isimlerinden Münevver Ayaşlı, gerçek bir zaman mekan ve vak'a üçgenine oturtarak başarılı bir üslupla kaleme alıyor romanını. Miralay Pertev Bey'in kızları, torunları ve kalabalık maiyeti etrafında ferdi, ailevi ve toplumsal bozulmuşluğu tahlil ediyor. Hem şahitlik ettiği hem de derinden yaşadığı Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış sebeplerini kavratıyor okuyucusuna.
Pertev Bey serisi tarihsel gerçeklerin öyküleştirilerek okuyucuya sunulduğu seviyeli, üsluplu, geniş bir "dönem romanı" kimliğinde.
Olaylar Balkan Savaşı’ndan bir sene kadar önce başlar. Miralay Pertev Bey, eşi, üç kızı ve kalabalık ev halkı ile Moda’da çok güzel, büyük bir köşkte yaşamaktadır. Pertev Bey, Harbiye Mektebi’ni bitirdikten sonra Almanya’ya gitmiş, orada erkânıharp (kurmay) olmuştur. Eşi Azize Hanım ise üç nesilden beri İngiliz kültürüyle yetişmiş bir ailenin kızıdır. Büyük kızları Selmin, ortanca kızları Berrin ve henüz bebek olan Nermin, Rum dadılar, yabancı mürebbiyeler elinde büyümektedir. Selmin, güzelliği neredeyse bütün İstanbul’un dilinde olan on yedi yaşında bir genç kızdır. Çok iyi piyano çalmakta, güzel şiir okumaktadır. Berrin ise ablasına göre daha çirkin ve içine kapanıktır.
Karısı ve üç kızıyla dönemin batılılaşma hayatına ayak uydurmaya çalışan Pertev Bey, aslında geleneksel değerlere bağlı, ülkesini seven, yozlaşmamış, adı kirliliğe bulaşmamış bir insandır. Pertev Bey ve ailesi Moda’daki köşklerinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun yavaş yavaş felakete doğru gidecek sonunu fark etmeksizin mesut ve rahat bir hayat sürmektedirler. Haftada bir, Pertev Bey’in kardeşi Nuhbe Hanım’a yemek ziyafetleri vermekte, akşamları Selmin’in piyanosuyla çaldığı Chopin parçalarını dinlemekte yazları da yine Nuhbe Hanım’ın Büyükada’daki köşkünde geçirmektedirler.
Savaş ve aşk Günler böyle geçip giderken, neredeyse aniden denilebilecek bir şekilde Balkan Savaşı patlak verir. Alelacele seferberlik ilan edilir. Pertev Bey de cepheye gider. Nuhbe Hanım 1914 yazın ın başında Selmin’i Cihangir’deki konağına, yanına alır. O günlerde heyecanla Fransa’da süvari zabiti okuluna devam eden oğlu Halet’i beklemektedir. Bir hafta kadar sonra Halet okuldan mezun olarak İstanbul’a döner. Halet ve Selmin arasında başlayacak aşkın ilk adımı bu dönüşle birlikte atılmış olur. Yaz, onlar için bir masal gibi geçmekteyken Birinci Dünya Savaşı çıkar. Osmanlı Devleti, Almanların yanında savaşa girmiştir. Pertev Bey bu savaşın çok uzun sürmeyeceği kanaatindedir. Halet de cepheye gidecektir. Birkaç gün sonra cephesi belli olur: Çanakkale. Kendisi de cepheye dönen Pertev Bey’in ailesini de zor günler beklemektedir. Halkla birlikte onlar da hızla yoksullaşmaktadırlar. Ama aileyi, özellikle de Selmin ve halası Nuhbe Hanımı yıkan asıl haber, Çanakkale’den gelir. Halet şehit olmuştur. Hala, aklını kaçırır ve bir hastaneye yatırılır.
|