En son inceleme yazalı bayağı oldu, GTA 4 incelemesinden sonra ortalarda gözükmedim. 2009’a girme sürecinde ‘Ne güzel oyun çıkmıyor, oh iyi yatarım ben’ diyerek epey bir kaytardım. Ama bu oyun şirketleri hiç durmuyor ki; bize de yatmak nasip olmuyor. Kaldığımız yerden devam edelim bakalım, buyurun; Mirror’s Edge neyin nesiymiş görelim.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapEA’nın geçen seneyi iyi geçirdiği söylenemez. Fifa’nın vasatlıktan öteye gidememesi, NBA serisinin bilgisayar versiyonunun çıkmaması, NFS serisinin hasta adam rolüne girmesi, Red Alert 3’ün büyük bir kesimce beğenilmemesi ki ben beğenmiştim ve daha neler neler. EA’ya bir şeyler oluyordu, orası su götürmez bir gerçekti, asıl nokta bu efsane oyun firması neden bu hale gelmişti, açıkçası ben anlayamadım. Ama biliyorduk; EA büyük bir firma ve yerden kalkmasını bilir, bu sürecin üstesinden gelir. Fifa’yı ne kadar yerden kaldırırlar bilemem ama başka yapımlarla büyük işler yapacaklarına inanıyorum. EA’da kendine inanmış ve yapımcılar demişler ki; ‘Yıla nasıl başlarsak öyle gider’. Acaba Mirror’s Edge bu yılı EA için nereye götürecek?
Aynaya İlk BakışOyuna girdiğimizde güzel, parlak, ışıl ışıl bir menü karşılıyor bizi. Seçeneklerde ‘multiplayer’ı göremiyoruz, ‘Story Mode’ ‘Race Mode’ oyunun modları. ‘Race’ modunda çatılarda istenilen yerlere hızlı bir şekilde gitmek için uğraşıyoruz. Görevi bitirdiğimiz süreye göre ‘Leaderboards’ ta sıralamaya giriyoruz. İnternet bağlantınızın olması gerekiyor bunun için, diğer oyuncularla bu sıralamada mücadele veriyoruz. Oyunu bitirince ‘Speed Run’ diye bir mod açılıyor, ‘Story Mode’ de olan bölümleri burada belli bir süre içinde geçmeye çalışıyoruz. Bir de ‘Extras’ var, bölümleri geçtikçe yeni resimler, videolar, müzikler eleniyor bu kısma.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapAna menüdeki müzik benim hoşuma gitti, gizemli ve ilginç bir tarzı var. Oyundaki müzikler de iyi fakat çok daha iyi olabilirdi. Özellikle kovalamacalar esnasında aksiyonu üst seviyeye taşıyacak müzikler çok iyi giderdi. Yapımcılar bunu neden düşünmemişler, tuhaf doğrusu. Neyse bu kadar detay yeterli, artık senaryo moduna geçmek gerek, gerçi çok uzun bir oynayışın bizi beklediği söylenemez, çok kısa değil oyun ama tatmin edici düzeyde de değil.
Tuşları öğrenmemiz için ve kahramanız Faith’in neler yapabildiğini görmek için ‘Tutorial’ ile başlıyoruz. İstersek bu kısmı geçebiliyoruz ama bunu tavsiye etmiyorum, oyuna hazır olmanızı sağlıyor bu bölüm, hem de sarışın arkadaşımız Celeste’ye ayıp olmasın, bizim için o kadar uğraşıyor. Antrenman bittikten sonra bize telsiz ile destek sağlayan Merc, oyunun bittiğini ve artık gerçek kargaşaya gireceğimizi bildiriyor. Evet, heyecan daha ilk bölümden tüm hızıyla başlıyor gerçekten. Aksiyon bir daha hiç dinmemek üzere kenetleniyor bedenimize ve Mirror’s Edge’yi yaşatıyor bize.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap‘Runners’ (Koşucular)Karakterimizin adı Faith, gizli veri alışverişini sağlayan ‘Runners’ lakaplı gurubun mensubu. Aynı zamanda çevik kuryeler olarak da adlandırılan bu gurup yönetimin baskıları sonucu iyice yer altına girmiştir. Faith’in bir kız kardeşi vardır (Kate) ve oyunda yaşadığımız tüm aksiyonun sebebi kendisidir. Bir gün yanlış zamanda, yanlış yerde bulunur, bir cinayet üstüne yıkılır, suçsuz yere tutuklanır. Devreye burada biz giriyoruz, Kate’nin masumiyetini ispatlamak, gerekirse ispata gerek duymadan onu kurtarmak için Faith ile birlikte damdan dama maceraya atılıyoruz.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapSenaryo bundan ibaret, ana kurgusu biraz klişe olabilir ama gizemli kurye takımı olayları biraz daha farklı kılıyor. Ara videolar çizgi roman tarzında hazırlanmış, bunlar kurguyu daha iyi anlamamızı sağlayan videolar fakat çizgi roman tarzda olması benim hoşuma gitmedi. Zaten pek becerememişler, hani bir Outlaws’a bakıyorum da, yok yok olmamış, hiç olmamış. Oyun boyunca aksiyon devam ediyor, her bölümde koşuşturmaca, kovalamaca, kaçmaca. Polisler dört bir yanınızı sararken, ‘SWAT’ ekipleri bir bir peşinize takılırken kaçıyorsunuz. Faith’in yetenekleri sayesinde kaçmaktan kolay bir şey yok zaten. Altair kadar hızlı, Prens kadar hassas ve yakın dövüşte usta. Kız olduğuna bakmayın, koca koca adamları bir bir yere serebiliyor.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapAdamları yere serebiliyoruz fakat bunu her zaman yapmak mümkün değil, düşmanlarımız silahlı ve kalabalıklar. Biz de Kara Murat değiliz en nihayetinde. Bu yüzden kaçmak ve olabildiğince hızlı olmak en iyi yol. Duvarlara tırmanabiliyoruz, çatıdan çatıya atlayabiliyoruz, tellere tırmanabiliyoruz, yani izimizi kaybettirmememiz için bir neden yok. O yüzden kalabalık polislerle uğraşmak yerine toz olmak lazım.
Bazen polislerden tek birini yakalarsanız silahını alıp biraz maceraya atlayabilirsiniz. Zaten bazı durumlarda mecbur kalıyorsunuz silah kullanmaya. Ancak silahları hep taşıyamıyorsunuz, çünkü silahlar sizi yavaşlatıyor ve oradan oraya atlayabilmenizi engelliyor. İlla ben kaçmam, dövüşürüm diyorsanız Faith’in özel dövüş yetenekleri işinizi görebilir. Karakterimiz birçok komboya sahip, bunları ara yüklemelerde görebiliyoruz. R tuşu ile yavaş çekim moduna geçip düşmanımızın elindeki silahı tek harekette alabiliyor ve kendisini etkisiz hale getirebiliyoruz.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapKırmızı Çok YakışırKaçmanın en iyi yol olduğunu söylemiştik, özellikle oyunu kolay seviyede oynamayanlar için geçerli bu. ‘Peki, karma karışık çatılarda peşimizde bir sürü adam varken nereye gideceğimizi nasıl bileceğiz?’ diye sorabilirsiniz. Yapımcılar bunu da düşünmüş; gitmemiz gerek yönü kırmızı renge bürünen nesnelerle anlayabilmemizi sağlamışlar. Mesela karşınızda koca bir duvar, gidecek başka bir yer yok. Duvara monte edilmiş bir boru veya bir merdiven kırmızı renge bürünmüş bir şekilde sizi bekliyor olabilir. Ayrıca solda bulunan ‘alt’ tuşu ile Faith gitmeniz gereken yere yöneliyor. Bu kolaylık sayesinde polislerden kaçarken bir de yol bulma telaşına kapılmıyorsunuz.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapYapımcılar kolaylıkların yanında oyuncuları biraz zorlamak için engeller de düşünmüşler. Kırmızı renklere güvenip dikkatsiz hareket etmek bazen çatıdan düşüp caddeye saksı gibi çakılmanıza sebep olabilir veya elektrikli tellerde kızarmanıza. Bu yüzden uyarılara ve levhalara dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca çatıdan çatıya atlarken hızınızı iyi ayarlamanız sizin hayatta kalmanızı sağlar. Bir de trenler var, genelde kaçış aracı olarak kullanıyoruz. Sıkıştığımız anlarda genelde yakınımızdan geçiyor ve hemen üstüne atlayıp uzaklaşıyoruz. Ancak raylarda koşuştururken sağınıza, solunuza, arkanıza dikkat edin, mermilerden kaçayım derken trenin altında kalmayın sonra.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapSürekli olarak kovalamacalar bazen sıkılmanıza sebep oluyor, evet aksiyon bol, heyecan üst düzeyde ama bunları farklı görevlerle pekiştirmek çok iyi olurdu. Bir diğer eksi; oyunun kayıt sistemi otomatik, kendiniz istediğiniz zaman kayıt işlemini yapamıyorsunuz, belirli yerlerde bu işlem otomatik gerçekleşiyor. Bu nedenle tekrar tekrar aynı şeyleri yapmak zorunda kalabiliyorsunuz. Sağlık sistemi ise Call of Duty’den bildiğimiz dinlenerek iyileşme durumu.
Görseller, Ses Efektleri, Çevre…
Mirror’s Edge PhysX desteğini içeren bir yapım. PhysX’in ne demek olduğuna gelince, ben de pek bilmiyorum işin aslı. Bu destek, oyunlardaki fiziki olayları daha gerçekçi hale getiriyor; suyun akışı, camın kırılması, rüzgarın etkisi gerçeğe uygun hale geliyor. Aynı zamanda tüm bunlar olurken, bu işlemlerin yükü bilgisayarın işlemcisinde değil, grafik işlem ünitesinde oluyor. Bu sebeple oyunlarda performans artışları gözleniyor. Peki kimler faydalanabiliyor bu nimetten; PhysX destekli Nvidia kartı kullananlar.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapEkran kartım Ati olduğundan dolayı PhysX desteğini açık konuma getirdiğim zaman oyunda yüksek oranda FPS düşüşlerine şahit oldum. Bazı çatışmalarda 6’ya kadar düştü. Ancak bunu kapattığım zaman gayet akıcı oynayabildim oyunu. 45’ten aşağıya düşmedi FPS. Nvidia kart sahiplerinin PhysX hakkında yorumlarını merak ediyorum, bilgilerini paylaşırlarsa hem okuyucularımız hem benim için iyi olur.
Oyunun grafikleri bazı oyuncular tarafından beğenilmeyebilir, çok parlak grafiklere sahip Mirror’s Edge. Ancak ben beğendim, çevre kaplamaları, gölge efektleri ve ışıkların gerçekçiliği çok iyi. Fizik modellemeleri de istenilen seviyede. Ayrıca karakterlerin hareketleri ve davranışları da oldukça gerçekçi. Faith’in çevreyle olan etkileşimi ise beklediğimin altında. Bir yerlere tırmanabilmesi, kutulardan destek alıp uzunca atlayabilmesi iyi fakat çevredeki nesnelerin hareketsizliği biraz sıkıcı. En azından bidonları veya ufak kutuları hareket ettirebilirdik. Dikkatimi çeken diğer eksi de monitörlerin ve ekranların, küçük nesnelerin zarar görmemesi. Üzerine ağır makineli mermileri yağdırdığım LCD monitör karşımda sağlam bir şekilde bana bakıyordu. Tanımlanamaz incelikte ve narinlikte bir zırha sahip olsa gerek.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapSesler tek kelimeyle muhteşem. Şehrin gürültüsü bazen kafanızı allak bullak edebilir, o kadar gerçekçi ki sanki Mecidiyeköy’de trafiğe takılmış bir şekilde bekliyoruz. İnşaat sesleri, trafiğin gürültüsü, susmayan sirenler, oldukça gürültü çıkaran hızlı trenler, bulunduğumuz çatıyı şenlendiriyor. Ayrıca yer altında gezinirken fare seslerinin olması sizi atmosfere sokan diğer faktör. Hatta bazen önünüzden hızlıca koca bir lağım faresi geçebilir sakın korkmayın.
Koşuşturmalarda çıkan ayak sesleri, peşinizdeki polislerin bağrışmaları ve ‘Go Go!’ sesleri heyecanın katlanmasını sağlıyor. Hele Faith’in nefes sesleri inanılmaz, nefes nefese kaldığı zaman ben ekran karşısında yoruluyorum, o derece gerçekçi. Ses efektlerinin yanında, Faith’in kapıları kırma esnasında sarsılması ve oyuna özel koşu efekti iyi hazırlanmış.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapMirror’s Edge’de çevre kavramı, çatılar, inşaatlar ve yüksek binalardan ibaret. Bazen yer altına veya sokaklara da indiğimiz oluyor. Çevre detayları ana hatlarıyla iyi olmuş, binalar, çatılar, merdivenler, inşaat platformları güzel dizayn edilmiş. Ancak araç modellemeleri ve manzara görüntüleri 2009 yılına ait bir oyun için hiç de iyi değil. Her araç siyah camlı, artık iddialı oyunların bunları aşması lazım, şu camları gerçekte nasılsa öyle yapın, içeriyi görebilelim. Ne öyle plastik kapak gibi cam mı olur! Bu sözlerim oyundaki araçların camları için geçerli, yoksa diğer camlar bildiğimiz cam gibi yapılmış, saydam içeriyi gösteren şekilde.
Bazı detayların göz ardı edilmesinin yanında düşmanlarımızın kırmızı bir ışıkla çevrilmesi de hoşuma gitmedi. Belki de Faith’in özel gözleri vardır ondan öyle görüyoruzdur. Bazen gölge efektlerinde saçmalamalar ve ufak grafik hataları da oyunun eksilerinden. Ara yüklemelerin uzun olmayışı ise oyun severlerin hoşuna gidecek.
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş YapMirror’s Edge’yi oynarken sürekli duvarlara tırmanıp, hoplayıp zıplamamız bana Prensi anımsattı. Sürekli olarak havalandırma borularında dolaşmamız ise beni Half Life’ye götürdü. Oyundan memnun kaldım, grafikleri iyi düzeyde, senaryo da öyle. Optimizasyonun iyi olması da oyun severlerin memnun kalmasını sağlayabilir. Söylenildiği kadar fazla özgürlük sunulmamış Mirror’s Edge’de fakat EA ve DICE’nın bu eseri, EA’yı yeniden ayaklandırabilir. EA yıla böyle başladı, bakalım nasıl devam edecek…
Test Sistemi Ekran Kartı: Sapphire Radeon HD 4870 Toxic
İşlemci: AMD Athlon64 X2 5200+ (2.7 GHz)
Anakart: Sapphire 780G
Bellek: Kingston 2GB DDR2-800