Katre-i Matem
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap Kapa gözlerini ve dinle sakî, bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?. İstanbul’a çıkmayan bir lale yolu, laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgârları toplayan hüzünler aşklar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde…
Uyan sakî, lale devrindeyiz!
Katre-i Matem
İskender Pala, Katre-i Matem’de usta kalemiyle lalelere bezediği İstanbul’da kavuşup doyulamayan, kavuşulamayıp yakan aşkların elemli ve Osmanlı hallerini de tüm ıstırap ve coşkularıyla anlatıyor. Sevdiğini, aşklarının ilk gecesinde kaybeden Şahin’in macerasını anlatan roman, bu kaybın ardındaki esrarı çözmek için külhanlara, tomruklara, lalezarlara ve hatta Osmanlı sarayına kadar gidiyor. İşte bu yolculuk, okuru hiç ummadığı yerlerde hiç ummadığı maceralarla karşılaştırıyor.
Müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikayesi uzak diyarlarda karşılıyor bizi. Lale Devri’ nin ışıltılı gecelerinde gezinirken Patrona Halil isyanı her tarafı karanlığa boyuyor. Osmanlı’ nın şatafatlı ve bir o kadar çalkantılı dönemine farklı bir açıdan şahit oluyorsunuz. Esere verilen isim ‘’Matem Damlası’’ anlamına geliyor. Sayfalar arasında geznirken, bir yandan aşk; bir yandan ihanet sarmalıyor sizi. Saadet ve elemin kıyasıya mücadelesi oluyor sergilenen…
Katre, anadolu insanına divan edebiyatını sevdiren kişi olarak tanımlanan İskender Pala’nın ikinci romanı… “Babil’ de Ölüm İstanbul’ da aşk” adlı eserinden çok daha roman, daha sevimli ve sürükleyici olduğu söylenebilir. Kitap bir katili bulma arayışında sorulan 66 sualden oluşuyor. Bu sayı, lale kelimesinin ebcet karşılığı olan rakam…
Eserde bir dönemin gizli kalmış yönlerine değinilmiş. Merak ve heyecan unsuru kitabın başından sonuna dek bir an eksik olmuyor. Olaylar nihayeti olmayan bir bulmaca gibi peş peşe geliyor. Kimi zaman bir dedektif edasıyla gelişmelere müdahale etmek istiyorsunuz. Romanın çeşitli yerlerine serpilmiş derkenarlar okuyucuya farklı anlar yaşatıyor.
Kitapta sıkça rastladığımız isimler: Kara Şahin, Topaç Yeye, Hafız Çelebi, Bican Efendi, Hörükız, İshak Efendi, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, III. ahmet.
Romanın başkahramanı Kara Şahin düğün gecesinin sabahında sevdiği kadını (Nakşı gül’ü) kaybediyor veya öyle zannediyor. Geriye kalan ise tek bir lale soğanı… Olaylar bu lale soğanının etrafında dönüp dolaşıyor.
Kitabın bir diğer önemli yönü de tarihi olaylara ışık tutması…
Kitabını bitirince laleye bakış açınız renklenmiş olacak. Mesela bundan sonra İstanbul’ da her sene yapılan lale festivaline ayrı bir ilgi duyabilirsiniz…