• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: İSTANBULUN FETHİ !!! konusu, İSTANBULUN FETHİ !!! programı, İSTANBULUN FETHİ !!! forumu, İSTANBULUN FETHİ !!! program yükle, İSTANBULUN FETHİ !!! download, İSTANBULUN FETHİ !!! hikayeleri, İSTANBULUN FETHİ !!! resimleri, İSTANBULUN FETHİ !!! haber, İSTANBULUN FETHİ !!! yükle, İSTANBULUN FETHİ !!! videosu, İSTANBULUN FETHİ !!! yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 4 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 1715 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İSTANBULUN FETHİ !!!  (Okunma Sayısı 1715 defa)
 
29 Mayıs 2008, 13:05:22
Dar-ül Hicre

"kaçak üye"

Emekli

Forumcu Üye

*


Üye No : 6

Nerden : sessizlik diyarı

Konu  : 329

Mesaj : 1600

ferman padişahındır saygı duyarız...

189 Mesajýna Toplam
309 Kere Teþekkür Edildi
WWW
Offline
« : 29 Mayıs 2008, 13:05:22 »

İstanbul namı değer Kostanapolis...

Alemlerin Efendisi (s.a.v.)

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ وَسَمِعْتُهُ أَنَا مِنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ ثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ قَالَ حَدَّثَنِي الْوَلِيدُ بْنُ الْمُغِيرَةِ الْمَعَافِرِيُّ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بِشْرٍ الْخَثْعَمِيُّ عَنْ أَبِيهِ أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ لَتُفْتَحَنَّ الْقُسْطَنْطِينِيَّةُ فَلَنِعْمَ الْأَمِيرُ أَمِيرُهَا وَلَنِعْمَ الْجَيْشُ ذَلِكَ الْجَيْشُ
قَالَ فَدَعَانِي مَسْلَمَةُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ فَسَأَلَنِي فَحَدَّثْتُهُ فَغَزَا الْقُسْطَنْطِينِيَّةَ



"İstanbul bir gün mutlaka fethedilecektir.Onu fetheden sûbaşı ne güzel sûbaşı, Onu fetheden ordu ne güzel ordudur" buyurmuştur...

*** sûbaşı orduların amiri anlamına gelmektedir. Saf bir Türkçe için kullanılmıştır   (AKAR_SU)



Bu hadis-i şeriften sonra İslam mücahidleri İstanbul u kuşatmaya başlamıştır...

Emeviler döneminden başlayan fetih hareketleri

Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Musa Çelebi, 2.Murad ile devam etmiştir ...


Kuşatma hazırlıkları

Sultan II. Mehmed, İstanbul'un fethine karar verdiğinde o zamanki başkent Edirne'de, İstanbul'un aşılamaz olarak bilinen surlarını yerle bir edebilmek için o güne kadar görülmemiş büyüklükteki, şahi olarak bilinen topları döktürmüştü. II: Mehmed ayrıca, hazırlanmakta olan bu topların yanısıra, Bizans'a denizden gelebilecek yardımları engellemek için Yıldırım Bayezid tarafından inşa edilmiş olan Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı'nı (Boğazkesen Hisarı) yaptırdı.

Yapılan hazırlıkların kendisine yönelik olduğunu anlayan Bizans İmparatoru Konstantin, Sultan II. Mehmed'i hediyelerle vazgeçirmeye çalışırken, bir yandan da Avrupa devletlerine elçiler yollayarak onları durumdan haberdar ediyor ve yardım istiyordu. Ancak 1054 yılında Hıristiyanlığın Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi olarak ikiye ayrılması sebebiyle, Papa V. Nikola Bizans'ı desteklemeyi pek düşünmüyordu. Bazı İtalyan şehir devletleri askeri birliklerini Bizans'a yardımcı olmak amacıyla İstanbul'a yollasa da, Avrupa'nın büyük devletleri Bizans'ı desteklememe kararı almışlardı. Yardımlarla birlikte Bizans ordusu, 2.000'i paralı olmak üzere 9.000 askerden oluşuyordu. Şehri savunan duvarlar, 22,5 km.yi bulan uzunluklarıyla dönemin en güçlü surları olarak biliniyordu.

Sultan II. Mehmed, 20.000 yeniçerinin de dahil olduğu 100.000 kişilik bir kuvveti yönetiyordu. Rumeli Hisarı'nı inşa ettirmenin yanısıra bir de donanma kurdurmuştu. Ordusunu İstanbul civarında toplamış; bu arada, yardım göndermelerini önlemek amacıyla bazı Balkan devletlerine ordular göndererek, gelebilecek yardımları önleme, yardım yollamayı düşünenlere ise gözdağı verme yoluna gitmiştir. Durumun giderek ümitsizleştiğini gören Bizans İmparatoru, surların önüne geniş hendekler açtırmış, Haliç'in güvenliğini sağlamak amacıyla da girişine zincir çektirmişti.


Kuşatma

Ordusu ile İstanbul'un önünde bulunan Sultan II. Mehmed, Bizans İmparatoru'na elçi göndererek teslim olması çağrısında bulunmuş, ancak reddedilmişti. Bunun üzerine tarihteki en son İstanbul kuşatması başladı.

Kuşatma, Türk topçusunun, surları top ateşine tutmasıyla başladı. Bizans ordusu ise, surlarda açılan gedikleri kapatmaya çalışıyordu. Osmanlı, donanması ile de Haliç'i zorluyor fakat zinciri aşamadıkları için gemiler Haliç'e giremiyordu. Günlerdir süren kuşatmanın henüz başarı getirememiş olması ve Ceneviz donanmasından gelen yardımın Boğaz'ı geçerek Haliç'e girmesi Sultan II. Mehmed'i sinirlendirmiş ve atını boğazın sularına sürerek donanmasına emirler yağdırmış, komutanlarına da, saldırı için orduyu hazırlamalarını emretmişti.


Saldırı hazırlıkları

Sultan II. Mehmed, Theodosius Surları'na ve şehrin su ile çevrili olmayan tek bölgesini batıdan gelebilecek saldırılardan koruyan hendeklere saldırmayı tasarladı. Ordu 2 Nisan 1453'te şehrin doğusuna yerleşti. Toplar haftalarca surları dövdü fakat yeterli gedik açamadı. Topların yeniden doldurulmaları zaman aldığı için, her atıştan sonra Bizanslılar hasarın çoğunu tamir edebiliyorlardı.

Daha sonra, yeraltı tünelleri yapıp surların altını kazarak yarma yolunu denediler. Kazıcıların çoğu, Sırp Despot'u tarafından Nvo Brdo'dan gönderilen Sırplardı ve Zağnos Paşa'nın emri altındaydılar. Lakin Bizanslılar, Johannes Grant adında, Alman olduğu söylense de muhtemelen İskoç olan bir mühendisi görevlendirdiler. Johannes karşı tüneller kazdırdı ve Bizans birlikleri tünellere girip Osmanlı işçileri öldürdüler. Diğer tüneller de suyla dolduruldu. Son olarak Bizanslılar önemli bir mühendisi esir alıp işkence yaparak, sonradan yıkılan tünellerin hepsinin yerini öğrendiler.

Sultan II. Mehmed, şehrin ödemeyeceğini bildiği çok büyük vergi karşılığında ablukayı kaldırmayı önerdi. Bu da geri çevrilince, Bizanslı askerlerin kendi birlikleri tükenmeden önce bitkin düşeceğini bilerek saf güçle duvarları alt etmeyi tasarladı.


Nihai saldırı

29 Mayıs sabahı saldırı başladı. Hücumun ilk dalgasını, mümkün olabildiği kadar çok Bizans askerini öldürmeye niyetli acemi askerler olan azaplar oluşturuyordu. Ayrıca Haliç'ten de baskı uygulayabilmek için gece yağlı kütükler üzerinde karadan Haliç'e taşınan gemiler, o sabah Bizans askerlerine kötü bir sürpriz olmuştu. Anadolululardan oluşan ikinci dalga, şehrin kuzeydoğusundaki, topla kısmen hasar almış Blachernae Surları'nın (okunuşu: blakernai ) bir bölümüne odaklanmıştı. Uzun süren bu çarpışmalar sonucunda Ulubatlı Hasan adındaki bir yeniçeri, aldığı kırk ok darbesine1 rağmen hayatta kalarak Osmanlı sancağını dikmiş, bununla ateşlenen Osmanlı ordusu 29 Mayıs 1453'te İstanbul'un surlarını aşmıştı.

Ancak savaş henüz bitmemişti. Hayatta kalan Bizans askerleri, Osmanlı askerleriyle sokak aralarında çarpışıyorlardı. Kısa süren bu çatışmalardan sonra Bizans ordusu yenilmiş ve Sultan II. Mehmed önderliğindeki Osmanlı ordusu İstanbul'a tamamen hâkim olmuştu.
« Son Düzenleme: 29 Mayıs 2008, 13:07:51 Gönderen: AKAR_SU » Logged
Dar-ül Hicre'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


ferman padişahındır saygı duyarız...
Dar-ül Hicre Nickli Üyemize Teþekkür Eden 2 Kullanýcý: islaminesil (30 Haziran 2008, 12:45:18), Mesken (29 Mayıs 2008, 14:17:39)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

29 Mayıs 2008, 13:39:33
Dar-ül Hicre

"kaçak üye"

Emekli

Forumcu Üye

*


Üye No : 6

Nerden : sessizlik diyarı

Konu  : 329

Mesaj : 1600

ferman padişahındır saygı duyarız...

189 Mesajýna Toplam
309 Kere Teþekkür Edildi
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 29 Mayıs 2008, 13:39:33 »

veeeee FETHİN MANEVİ BOYUTU

İstanbul'un fethi çok kolay gibi görünür ama fethi kolaylaştıran, fethi yapan hükümdarın yönettiği halk tabakasıdır... Onlar nasıl bir ahlaka sahipti ki ALLAH ü Teala onlara fethi nasip eyledi...


Fatih devrindeki esnaf ahlâkı


Fatih, zaman zaman tebdil-i kıyafet eder ve halkının arasına karışırdı. İstanbul’un fethinden önce yine bir gün, kıyafet değiştirerek halkın arasında dolaşmaya başladı. Rastladığı ilk dükkana girdi ve bir okka tuz, bir okka şeker ve bir okka da sabun istedi. Dükkan sahibi bir okka tuzu tartıp Fatih’e verdi ve dedi ki: “Lütfen diğer istediklerinizi de karşıdaki komşumdan alın. Zira, komşum henüz sabah siftahını yapmadı.” Memnun bir edayla dükkandan çıkan Fatih, öbür dükkana girdi ve iki kalem mal istedi. O bakkal da malı verdi ve dedi ki: “Diğer istediğinizi de yandaki komşumdan alınız. Çünkü o daha siftah etmedi.” Sultan’a o bakkal da aynı şekilde davranınca Fatih’in gözleri dolmuş ve böylesine üstün bir ahlaka sahip olan halkın hükümdarı olmaktan büyük mutluluk duymuştu: Şükürle, “Ben böyle bir halkla, değil İstanbul’u dünyayı dahi fethederim” demekten kendini alamamıştır. 



FETHİN GERÇEK SAHİBİ !!!


Hoca Muhammed Kasım (ks) anlatıyor: Bir gün Hâce Ubeydullah Ahrar hazretleri Semerkand’da perşembe günü öğleden sonra otururken şöyle dedi: “Filân atımı eğerleyip getirin.” Getirdiler. Müridlerinden bir kısmını da beraberinde alarak binip gitti. Şehrin bağlarından çıkmak üzere idiler ki, müridlerine: “Sizin gelmenize ihtiyaç yok, dönünüz” dedi. Hepsi döndüler. Ubuydullah Ahrar hazretleri, Abbas Çölü (Deşt-i Abbas) diye bilinen sahraya yöneldi. Edebe riayet etmeden bir miktar daha Hoca’nın ardından yürüdüm. Ubuydullah Ahrar hazretlerinin binmiş olduğu atla bir o yana bir yana seğirtmeye başladığını gördüm. Ubuydullah Ahrar hazretleri bazen görünüyor, bazen de görünmüyordu. Daha sonra evlerine döndüler. Yine küstah bir tavırla o halinden kendisine soruldu. Şöyle buyurdular. Anadolu padişahı Sultan Mehmed kâfirlerle karşı karşıya gelip bizden yana müteveccih oldu, bizden yardım istedi. Ona yardım etmemiz icab etti. ALLAH’a hamdolsun mansur ve muzaffer oldu.”
Hoca Muhammed Kasım şöyle devam ediyor: Babam Abdülbaki, Anadolu’ya gelip Sultan Bayezid bin Sultan Mehmed ile buluştuktan sonra bize şöyle bir şey nakletmişti: Sultan Bayezid benden Hoca’nın nasıl bir elbise giydiğini, mübarek simalarının nasıl olduğunu, boz bir atının olup olmadığını sordu. Ben de anlattım. Bunun üzerine şöyle buyurdular:

“Babam Sultan Mehmed hazretlerinden işittim ki filan zamanda, öğle­den sonra filân yerde kâfirlerle karşılaştık. Kâfirlerin ordusunu galibiyete yakın görünce Hoca Ubeydullah hazretlerine teveccüh ettim. Ve sizin anlattığınız elbise ile aynı sima ve at ile bir velinin zuhur ettiğini gördüm. Bana şöyle dedi: “Ey Sultan Mehmed, korkma!” Ben: Nasıl korkmayayım ki kâfirlerin ordusu çok kalabalık deyince. Bu sefer mübarek yenlerini açıp: “İçeri bak” buyurdu. Baktım, büyük bir sahra içinde, hadsiz hesabsız Müslüman askeri. İlâve etti: “Bunların hepsi sana yardımcıdır. Şimdi şu tepenin üzerine çık, dur. Davula üç defa vur. Orduna savaşmalarını emret. Sultan Mehmed şöyle diyor: Vezirlerim, o esnadaki halimi, düşman askerlerinin çokluğu sebebiyle söylendiğimi, hayretimi ifade ettiğimi zannettiler. Çünkü onlar Hoca’yı görmüyorlardı. Buyurdukları gibi yaptım. Ubuydullah Ahrar hazretlerinin at sürdüğünü gördüm. Düşman hezimete uğrayınca Hoca’dan hiçbir eser görmedim.”


VE DİĞER MİMARLAR...


Akşemsettin Hz, Molla Gürani Hz, Hızır Paşa, Molla Iyas, Hocazade Muslihiddin Mustafa, Hatipzâde Mehmed, Molla Siraceddin ve Abdülkadir




Fetih Marşı

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..


Sen de geçebilirsin yârdan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...


Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..


Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini


Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

 

Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleyman’dır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinan’dır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır!..


Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın!..


Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan...


Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..


Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...


Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın ?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!..

ARİF NİHAT ASYA
Logged
Dar-ül Hicre'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


ferman padişahındır saygı duyarız...
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

30 Haziran 2008, 10:42:25
siyahzambak

> | Y&G |<

Etkin Üye

**


Üye No : 34

Yaş : 22

Nerden : ERZURUM

Konu  : 67

Mesaj : 848


40 Mesajýna Toplam
49 Kere Teþekkür Edildi
Offline
« Yanıtla #2 : 30 Haziran 2008, 10:42:25 »

işte atalarımız ve ecdadımız fakat biz onlara ne kadar layık olabiliyoruz işte orası tartışılır paylaşım için sağol 
Logged
siyahzambak'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

30 Haziran 2008, 12:50:50
doğakurdu

Onursal Üye

*


Üye No : 439

Yaş : 24

Nerden : SAMSUN

Konu  : 283

Mesaj : 3443


591 Mesajýna Toplam
814 Kere Teþekkür Edildi

4 Mesajýna Toplam
4 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #3 : 30 Haziran 2008, 12:50:50 »

ALLAH(c.c.) atalarımıza utandırmasın bizi inş..
    
Logged
doğakurdu'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

30 Haziran 2008, 12:55:41
bahtıgül

Forumcu Üye

***


Üye No : 295

Nerden :

Konu  : 46

Mesaj : 1881


65 Mesajýna Toplam
98 Kere Teþekkür Edildi
Offline
« Yanıtla #4 : 30 Haziran 2008, 12:55:41 »

  
Logged
bahtıgül'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags: İSTANBUL'UN FETHİ FATİH  

Google Words: İSTANBULUN FETHİ !!! Dosyası, İSTANBULUN FETHİ !!! Belgesi, İSTANBULUN FETHİ !!! Programı, İSTANBULUN FETHİ !!! Oyunları, İSTANBULUN FETHİ !!! Download, İSTANBULUN FETHİ !!! Resimleri, İSTANBULUN FETHİ !!! Hikayeleri, İSTANBULUN FETHİ !!! Haberleri, İSTANBULUN FETHİ !!! İndir, İSTANBULUN FETHİ !!! Yükle, İSTANBULUN FETHİ !!! Videosu, İSTANBULUN FETHİ !!! Arşivi, İSTANBULUN FETHİ !!! Albümü, İSTANBULUN FETHİ !!! ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3