(Mihrimah)

Onursal Üye



Üye No : 9
Yaş : Yok
Nerden : İSTANBUL
Konu  : 1913
Mesaj : 7875 
İnsan sürekli okunan bir cümledir..
1517 Mesajýna Toplam 2531 Kere Teþekkür Edildi
4 Mesajýna Toplam 4 Kere Karma Verildi
|
 |
« : 20 Haziran 2011, 18:40:14 » |
|
Peygamberimiz (s.a.v.)'e vahyin açıktan geldiği günde, Cebrail (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.)'e abdest almayı ve namaz kılmayı da öğretti. Mekke'nin yukarı tarafında vadinin bir köşesinde ökçesini yere vurdu. Oradan bir su kaynadı. Cebrail (a.s.), ondan abdest aldı. Peygamberimiz (s.a.v.), Cebrail (a.s.)'ın abdest alışına bakıyor, Cebrail (a.s.) da namaz için nasıl abdest alınıp temizlenileceğini ona göstermek istiyordu: Dirseklerine kadar, ellerini yıkadı. Ağzını su ile çalkaladı. Burnuna su çekti. Sonra, yüzünü yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını, ıslak eliyle meshetti. Topuklarına kadar, ayaklarını yıkadı. Abdest bittikten sonra, avucuna su aldı, edeb yerine su serpti. Peygamberimiz (s.a.v.) de, Cebrail (a.s.)'dan gördüğü gibi abdest aldılar. Bundan sonra, Cebrail (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.)'e namazın nasıl kılınacağını göstermek için, kalkıp onunla birlikte iki rekat namaz kıldı ve bu namazda yüzünün üzerine dört secde yaptı. Yüce ALLAH; Peygamberimiz (s.a.v.)'in yüzünü güldürmüş, ALLAH'tan beklediği, gönlünün hoşlandığı ibâdet emri gelmiş bulunuyordu. Derin bir îmân ve sevinç içinde eve döndüler. Yüce ALLAH'ın kendisine olan üstün ikramını Hz. Hatîce (r.anhâ) Vâlidemiz'e haber verdiler. Hemen elinden tutup onu da suyun yanına götürdü. Namaz için nasıl abdest alınıp temizlenileceğini göstermek üzere, Cebrail (a.s.)'ın kendisine gösterdiği gibi abdest aldılar. Hz. Hatîce (r.anhâ) Validemiz de Peygamberimiz (s.a.v.)'in gösterdiği gibi abdest aldıktan sonra, Peygamberimiz (s.a.v.), Cebrail (a.s.)'ın kendisine kıldırmış olduğu gibi, ona namaz kıldırdılar.
Peygamberimiz (s.a.v.), kendisine peygamberlik geldiği Pazartesi gününde ilk namazı kılmışlardı.
Hz. Hatîce (r.anhâ) Validemiz de, aynı günde, günün sonuna doğru, ilk defa aynı namazı kılmak mutluluğuna ermişti.
“Kitaba sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince,
şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.” (Araf s. 170)
(M. Âsım Köksal, İslâm Tarihi, 1.c, 176-178.S.)
|