|
|
 |
« Yanıtla #1 : 04 Nisan 2008, 16:10:48 » |
|
Mesela: Tirmizi ve Nesei, Ebu Zer ( r.a)'dan şu hadisi rivayet ediyorlar: "Ey Ebu Zer, her ay üç gün oruç tutarsan, 13,14 ve 15.ci günleri tut." Bilindiği gibi ayın ortasına rastlayan bu üç gün, dolunay günleridir. Ve bütün bu hadisler, Efendimizin ümmetine eyyam-ı biyd (beyaz, ak günler) orucunu ısrarla tavsiye ettiğini ortaya koymaktadır. Bu günlere, gündüz güneşle, gece de dolunayla 24 saat aydınlık olmasından dolayı Eyyam-ı Biyd denmiş.
Efendimiz (S.A.V) bu orucu niçin tavsiye ediyor? Ahmed Bin Hanbel, İbn-i Hıbban sahihinde, Beyhaki, Bezzar, İbn-i Abbas'dan rivayet ediyorlar.Efendimiz (S.A.V) buyurdu:
" Sabır ayı ( Ramazan)'ın orucu ve her aydan üç gün oruç tutmak, göğsün `vaharın'ını' giderir." Vahar kelimesi Arapça'da "kin, gayz, öfke, düşmancık, vesvese, hile, sinirlenme" manalarına gelmektedir.
Ahmed Bin Hanbel'in Müsden'inde, Ebu Zer ( r.a) Peygamber Efendimizden (s.a.v.) şu hadisi şerifi rivayet ediyor: "Her ay üç gün oruç tutmak, göğsün `mağalle'sini giderir." Sahabiler sordular: "Ya ResulALLAH, göğsün 'mağalle'si nedir?"
Efendimiz buyurdular: "Şeytanın pisliğidir." Efendimiz ( s.a.v.) tarafından Dolunay'a rastlayan günlerde oruç'un tavsiye edilmesi gerçekten 0'nun kıyamete kadar devam edecek mucizelerinden biridir.
Ebu Davud ve Nesei'de, Kudame B. Nilham şöyle söylüyor:
"Efendimiz ( s.a.v.) bize eyyam-ı biyd (beyaz günler)'de oruç tutmayı emrederdi ve "Bu, bütün sene oruç tutmak gibidir" buyururdu.
Bu hadisleri bir bütün olarak incelediğimizde, Efendimizin ihbar-ı gaybi nevinden iki mucizesi zuhur ediyor:
1-Efendimiz (s.a.v .) Dolunay'ın insan vücudu üzerindeki menfi tesirlerinden haber veriyor ki ; bu hadise 14 asır sonra yeni anlaşıldı ve araştırmalar hala devam ediyor.
2-Efendimiz (s.a.v.), insanın bu menfi tesirlerden korunmasını tavsiye ederken tedavi yolunu da gösteriyor. Bu ikinci şık, henüz ilim adamlarınca tespit edilmiş değil. Ve araştırmacılar, Dolunay'a karşı vücudumuzdaki tabi dengeyi nasıl koruyacağımız hususunda yeterli bir şey söyleyemiyorlar, zira çok yeni bir konu (!).
Ama maddede ve manada rehberimiz olan Hz. Muhammed ( s.a.v.), mucizevi tıbbıyla asırlar öncesine ışık tutuyor, tekrar Tıbbı Nebevi'ye dikkatleri çekiyor, kafa ve kalp bütünlüğüne ermiş doktorları, bu sonsuz hazineye davet ediyor.
Hadis şerhlerinde, eyyam-ı biyd'in faziletleri üzerinde durulurken, bu orucun sıkıntı, stres ve şeytanın pisliğini gidermesi hususunda bir şey söylenmiyor. Zira bu, eskiden bilinen bir şey değildi.
21. asrın başlarındaki bizler, dolunayın insan üzerindeki menfi tesirlerini öğrenince, Efendimizin ( s.a.v..) orjinal ve her zaman taze tavsiyelerinin hikmetini daha iyi anlıyor ve bunu bütün dünyadaki ihtiyaç sahiplerine duyurmanın heyecanını yaşıyoruz.
Bakalım dolunayın insanlar üzerindeki menfi tesirlerini tespit eden ilim adamları, bu tesirlere karşı korunma ve tedavi yollarını da keşfedecekler mi? (!) Ama ne yaparlarsa yapsınlar, 14 asırlık farkı kapayamayacaklardır.
|