• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' konusu, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' programı, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' forumu, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' program yükle, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' download, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' hikayeleri, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' resimleri, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' haber, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' yükle, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' videosu, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 460 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)'  (Okunma Sayısı 460 defa)
 
17 Haziran 2011, 10:20:45
AySİMa

Emekli

Onursal Üye

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1116

Mesaj : 6107

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1136 Mesajýna Toplam
1516 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline
« : 17 Haziran 2011, 10:20:45 »

Haftanın Konusu

Zamanı Doğru Kullanma Bilinci

Araştırmalarınızı ve Katılımlarınızı

Bekliyoruz...
Logged
AySİMa Nickli Üyemize Teþekkür Eden 3 Kullanýcý: Gülüşü_Yaralı (23 Haziran 2011, 13:08:23), Kervan_07 (19 Haziran 2011, 01:57:47), Nakş-ı Gül (17 Haziran 2011, 11:18:35)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

17 Haziran 2011, 10:22:29
AySİMa

Emekli

Onursal Üye

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1116

Mesaj : 6107

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1136 Mesajýna Toplam
1516 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #1 : 17 Haziran 2011, 10:22:29 »

Zamana kasem olsun! İnsan zamanı değerlendirme konusunda mutlaka hüsrana düşmektedir.(Ayet Meali)

Kıyamet günü Ademoğlu beş şeyin hesabını vermeden ALLAH huzurundan ayrılamaz.
Ömrünü ne yaparak tükettiğinden
Gençliğini ne işte harcadığından
Malını nerede kazandığından
Malını nerede harcadığından
Öğrendiği ile ne derece amel ettiğinden...Hadis-i Şerif)

İki şey vardır. İnsanların çoğu onun değerini bilmez.
1. SIHHAT
2. ZAMAN Hadis-i Şerif

Vakti nakti ömrü azizi israf etmeyelim.
Hidayetten mahrum olan bir adamı hidayete getirmek şu dünyayı ters çevirmek kadar zordur.(S.H.T)

Nedir zaman nedir?
Bir su mu bir kuş mu?
Nedir zaman nedir?
İniş mi yokuş mu ? Necip Fazıl Kısakürek

Zaman; Yerine konması geri döndürülmesi yenilenmesi depolanması satın alınması mümkün olmayan bir kaynaktır.Yapılacak her iş için bir zaman gereklidir.Zaman pahalıdır.

İş çok zaman yok ya da tam tersi
Gecikiyoruz sonra ya bahane buluyor ya da öfkeleniyoruz
Strese giriyoruz
Planlasak daha çok zamanımız olabilir
Evde iş iş de ev olmamalı
Kendimizi yenileyemiyoruz
Sosyal olamadığımızdan yakınıyoruz
Başkalarına hayranlık duyuyoruz biz yapamayız sanıyoruz Yavuz Sultan Selim Mısır Seferine giderken yanında 3 katır yükü kitap götürmüştü. Acaba Neden!!!

Zaman hiçbir zaman yönetimimize girmez biz ancak zaman içinde tutum ve davranışlarımızı yönetebiliriz
İsteyip de yapmaya zaman bulamadığımız şeyler yeterince istediğimizden emin olmadığımız şeylerdir.
Şu ana kadar çok isteyip de neye sahip olamadık ?
Zamandan kazanmak istiyorsak kayıplarımızdan başlayalım.
Zaman yönetimi aslında“ Kendini Yönetmek” demektir

Dünyanın en uzun ve en kısa en çabuk ve en yavaş hem minicik parçalara bölünebilir hem de kitlesel bir yandan kıymeti bilinmeyip öte yandan üzülünülen onsuz hiç bir şey yapılamayan küçük olan şeyleri yutuveren büyük şeylere ise hayat veren mucizevi şey....ZAMAN Voltaire

Edisongünde 18 saat çalışan bir insan “ömrü bir su gibi geçti ” diyor....
Logged
AySİMa Nickli Üyemize Teþekkür Eden 2 Kullanýcý: Kervan_07 (19 Haziran 2011, 01:57:49), Nakş-ı Gül (17 Haziran 2011, 11:18:41)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

17 Haziran 2011, 10:23:43
AySİMa

Emekli

Onursal Üye

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1116

Mesaj : 6107

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1136 Mesajýna Toplam
1516 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #2 : 17 Haziran 2011, 10:23:43 »

“İki şey vardır insanların çoğu onun değerini bilmezler: Sıhhat ve boş vakit” (Hadis-i Şerif)

KUR'AN'DA ZAMAN

Kuran-ı Kerim üzerinde dikkatleri canlı tutmak için zamanı hatırlatan tabirleri sıkça kullanır. Her çeşit farz vacip ve nafile namazlar zaman tanzimine de yönelik gayeler taşımaktadır. Bu açıdan din amirlerin büyük çoğunluğuyla insana zamanı azami ölçüde değerlendirmeyi öğretmektedir. Hatta asıl gaye budur denilebilir.

Kur'an'ın Zamanı İfade Şekli:

“Zaman” lugat açısından “uzun veya kısa vakit” anlamına gelir. Kur'an zaman yerine daha çok vakit kelimesini tercih eder ve kullanır. Bu kelime lugat yönüyle “bir iş için belirlenen zamanın nihayeti” demektir. Kur'an-ı Kerim'de zamanla alakalı gün hafta yıl asır vakit saat kelimeleri bir ferd için hangisi daha önemli ise önem miktarı kadar tekrar edilmiştir. Ferd için en ehemmiyetli gün olduğundan Kur'an'da en çok zikredilen “Yevm” yani “Gün” kelimesidir ki 475 defa zikredilmektedir. Kur'an-ı Kerim ilk sayfalarından itibaren en son sayfalarına kadar hiç fasıla vermeden okuyucusuna zaman mefhumunu hatırlatmaktadır.

Farz namazların mühim gayelerinden biri Müslüman kimseye günlük zamanı taksim ve programlama alışkanlığı kazandırmaktadır. Kıyamu'l leyl (gece kalkışı)'e Kur'an-ı Kerim önem vermektedir. Büyük İslam medeniyetlerinin parlama dönemlerini hazırlayanların hayatında gece kalkışı önemli yer tutar. Kıyamu'l leyl Peygamber Efendimiz'e (SAV) farzdı fakat ümmetine nafiledir. Bu sünnet Kur'an-ı Kerim'in emridir.

ZAMANLA İLGİLİ TELAKKİ VE TEDBİRLER


Vicdani tedbirleri almaya telakki diyoruz. İnsanın yaşadığının şuuruna erebilmesi için ömrünün her gününü aynı tarzda geçirmemelidir. Bazı aylar bazı saatler diğerlerine nazaran farklı olmalıdır. Dinimizdeki mübarek aylar ve günlerle bu sağlanmaktadır. Bu farklı değerdeki aylar günler sayesinde insanda hâsıl olabilecek monotonluk kırılmaktadır. Ahirete inanan her gününden her saatinden hesap vermenin endişesini vicdanının derinliklerinde duyan bir kimse için zaman değerlendirmede mühim bir telakki ömrünü içinde bulunduğu gün bilmesidir. Birçok fenalıkların kaynağı tül-i emel denilen uzun yaşama vehmi kabul edilmiştir.

İslam dini günlük zamanı üç ana maksada uygun olarak programa bağlamamızı emreder;

1- İbadet

2- Rızkın Kazanılması

3- Hayatımızı murakabe ve tefekkür


PEYGAMBERİMİZİN HAYATINDA ZAMAN TANZİMİ


Peygamber Efendimiz (SAV) günlere göre haftalık vakitlere göre günlük programlara tabi kılmıştır. Peygamber Efendimiz haftalık belli günlerde aynı işleri yapmaktadır. Günlük ise muvakkat işler ki bunlar önceden programlanmaksızın zuhur eden işlerdir. Bir heyetin kabulü bir yabancının müracaatı bir ihtiyacın zuhuru gibi. Bunlar imkan nisbetinde tanzime çalışılmıştır. Mutad işlerse aynı günlerde aynı vakitlerde yapılmaktadır. Her işe belli müddet vardır. O iş hergün aynı müddet içinde tamamlanmaktadır.

İSLAMDA TATİL VE İSTİRAHAT

Tatil kelimesi boş vakit anlamında kullanılacaktır. İslam tamamen boş geçirilecek bir vakit tanımaz. Kur'an-ı Kerim'de bize meşguliyetin değiştirilmesi suretiyle dinlenme elde edileceğine işaret edilmektedir. Buna bir nevi “çalışarak dinlenme” diyebiliriz. Müslümanlar Yahudiler Hrıstiyanlar gibi tamamen “işsiz” geçirilecek bir haftalık tatil anlayışından uzak olmalıdır. Eğlencede şehvet duyma ve fitne çıkarma ihtimali halinde nazarın haram olduğunda ittifak vardır.

“İslam boş zaman kabul etmez.” derken istirahatı reddeder manası çıkarılmamalıdır. Kur'an-ı Kerim'de en iyi dinlenmenin kişinin kendi evinde uyku ile olacağı beyan edilmiştir.

“Size geceyi örtü uykuyu dinlenme (vasıtası) gündüzü de çalışma zamanı yapan ALLAH'tır.” (Furkan 25).

“ALLAH sizin için meskenlerinizi huzur ve sükun yeri kıldı.” (Nahl 16).

Yasak oyun ve eğlenceler; kumar oyunları hayvanlarla oynamak içkili çalgılı kadınlı eğlencelerdir. Bazı oyunların faydalılık yani cihada hazırlık yönü galebe çalar. Bu yüzden Hz Peygamber (SAV) onları ısrarla teşvik etmiştir. Bu gruba yüzme atma binme koşma ve güreş girer.

Meşru eğlence fırsatları ise çeşitli merasimler ziyafetler (sünnet doğum seferden dönüş yeni meskene girme musibetten kurtulma) ve düğünlerdir.

İSLAM ALİMLERİNDE ZAMAN ENDİŞESİ

İslam alimlerinin zaman konusundaki müşterek telakkileri şöyledir: “Geçmiş zaman elden çıkmıştır gelecek ise henüz gaybdadır öyleyse mevcut olan senin içinde bulunduğun şu andır.” İslam alimleri yemek zaman insanlarla münasebet her an meşguliyet son nefese kadar gayret ilişkisine vermiştir. Yemek-zaman ilişkisini minimum azaltmak için ufalayıp tirit şeklinde ekmek yemekle normal ekmek yemek arasındaki farkı bile hesaplamışlardır. Davut et-Tai bu zamanda 50 ayet okunacak kadar fark olduğunu tespit etmiştir. İmam Ebu Yusuf ise son nefesine kadar ilmi meşguliyette bulunmuştur.

SONUÇ:

Herşey imanda düğümlenmektedir. Bu sebeple dinimiz kuru iman ve tatbikatı olmayan ilme itibar etmemiştir. Tatbikatı olmayan ilme “faydasız ilim” demiştir. Gençliğin daha sağlıklı daha verimli kılınması için zamanla ilgili bazı prensipler şunlardır.

1- Gençliğe zaman şuuru verilmelidir.

2- Yıllık aylık haftalık günlük planlar yapma bu planlara uyma.

3- Gecenin değerlendirilmesi ayrı bir mesele olarak ele alınmalı uyku miktarı iyice öğretilmelidir.

4- Devlet yaş safhalarına göre kazandırılması gereken telakki ve alışkanlıkları tesbit etmelidir.

5- Devlet ve ebeveyn gençlik devresi üzerinde dikkatle durmalı problemleri tesbit edip ısrarla üzerine gitmelidir.



Kaynak: Prof. Dr. İbrahim CANAN
Logged
AySİMa Nickli Üyemize Teþekkür Eden 2 Kullanýcý: Kervan_07 (19 Haziran 2011, 01:58:43), Nakş-ı Gül (17 Haziran 2011, 11:18:53)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

17 Haziran 2011, 11:18:19
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 17 Haziran 2011, 11:18:19 »

Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)'

Her kim insanların hallerini ve durumlarını yani geçirdiklerini ömürlerini ve vakitlerini düşünecek olursa şunun ile karşılaşır ki o da; İnsanların büyük bir kısmının vakitlerini boş işlerle zayi etmeleridir vakit bolluğundan ve ömrü güzel bir şekilde kullanma nimetinden mahrumdurlar. Şunu diye biliriz ki insanların çoğunluğu vakitlerini ve hayatlarını kendilerine faydası dokunmayacak olan boş işlerle zayi ediyor şüphesi her dakika hatta her an ömürden gidiyor insanı dünyadan uzaklaştırıp kabre ve âhirete yaklaştırıyor. Hal böyle iken insan nasıl olurda âhireti unutup dünya ya bu kadar bağımlı olabilir.

Vakit hayattır ömrün aslıdır şüphesiz vakti muhafaza etmek bütün hayrın başıdır onu zayii etmek de her şerrin başlangıcıdır. Müslüman’ın hayatında vaktin çok önemli ve kıymetli yeri vardır. Müslüman’ın vaktini idrak etmesi koruması ve nasıl değerlendireceğini bilmesi gerekmektedir.

ALLAH(c.c)’u teâla dan hayırlı uzun ömür güzel amel ve iyi bir şekilde istifade edebileceğimiz vakit ile rızıklandırmasını niyaz ederiz. Şüphesi O verenlerin en hayırlısıdır..

VAKTİN KIYMETİ VE ÖNEMİ

İnsan bir şeyin kıymet ve önemini bilirse onu kaybetmemek ve zayi etmemek için özel gayret sarf eder. Müslüman vaktinin kıymet ve önemini idrak edecek olsa ona sımsıkı sarılır ve Rabbine kavuşmak için vakti fırsat bilir. İbni kayyim el cevziyye (r.a) bu gerçeği şu şekilde açıklar: “Hakikatte insanın vakti onun ömrüdür vakit iyi değerlendirildiği zaman ebedi hayatta insanın yardımcısı olur. Kötü kullanıldığı zaman sıkıntısıdır.”

Her kimin hayatında her an ALLAH (cc)’ile olursa; onun hayatı ve ömrü ALLAH(cc) içindir böyle bir kimse de hayatından dolayı hesaba çekilmez. Her kimin de hayatı gaflet sapıklık ve isyan içinde olursa o kimsenin de ölmesi yaşamasından daha hayırlıdır.

Zamanın şerefini ve vaktin kıymetini bilen insan bir an bile olsa Rabbinden gafil kalamaz aynı zamanda bu vakitte sözlerin en güzeli ve amellerin en hayırlısı ile meşgul olur şüphesiz insan cüz-i iradesi dahilinde kötü işleri yapmaktan aciz olmadığı gibi hayırlı işleri yapmaktan da aciz ve yoksun değildir.

Muhakkak ALLAH(cc)’u teâla Kuran-ı Kerim’in bir çok yerinde Vakte yemin etmektedir. ALLAH’u (cc) teala şöyle buyurmaktadır.

واللَّيْلِ إِذَا يَغْشى والنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى ، وَالْفَجْرِ وَلَيَالٍ عَشْرٍ، وَالضُّحَى وَاللَّيْلِ ،
وَالْعَصْرِ إِنَّ الإِنْسَانَ لَفِيْ خُسْر


“Her yeri kapladığın da geceye ortaya çıkıp belirdiğinde gündüze yemin olsun fecre ve on geceye yemin olsun duha ya ve geceye yemin olsun Asra yemin ederim ki insan hüsrandadır.”

ALLAH(cc)’u teala’nın bir şey üzerine yemin etmesi ona verdiği kıymeti ve önemi belirtmektedir. Nitekim Efendimiz (sav) Kıymetli Hadis-i şeriflerinde defalarca vaktin önemini kıymetini ve ahiret günü zamandan hesaba çekileceğimizi bizlere haber vermiştir. Muaz bin cebel (ra) dan rivayetle Efendimiz (sav) Şöyle buyurmaktadır.


"لا تزول قدم عبد يوم القيامة حتى يُسأل عن أربع خصال: عن عمره فيم أفناه، وعن شبابه فيم أبلاه، و عن ماله من أين اكتسبه وفيم أنفقه، وعن علمه ماذا عمل فيه"


“Kıyamet günü şu dört hususun hesabı sorulmadan kul ayağını bile oynatamaz: Ömrünü nasıl geçirdiği Gençliğini nerde harcadığı malını nasıl kazandığı ve nerelere infak ettiği öğrenmiş olduğu ilmi ile ne amel ettiği.”

Efendimiz (sav) bir başka Hadis-i Şeriflerinde şöyle haber vermektedir. “ Şüphesiz ki vakit nimeti ALLAH’u Tealanın kulları üzerinde ki nimetlerinden bir nimettir kula gereken ise kendisine verilen bu nimete şükretmesidir.” Vakit nimetinin şükrü o vakitte ALLAH’a (cc) itaat etmekle olur. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır.


"نعمتان مغبون فيهما كثير من الناس: الصحة، والفراغ"


“ İki nimet vardır ki insanların çoğu o ikisi hususunda aldanmışlardır. Onlar: Sıhhat ve boş vakittir.”
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden 2 Kullanýcý: Kervan_07 (19 Haziran 2011, 01:58:50), AySİMa (17 Haziran 2011, 13:40:13)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

19 Haziran 2011, 02:01:17
Kervan_07

Etkin Üye

**


Üye No : 19411

Nerden :

Konu  : 51

Mesaj : 215


42 Mesajýna Toplam
70 Kere Teþekkür Edildi
Offline
« Yanıtla #4 : 19 Haziran 2011, 02:01:17 »

ZAMÂNIN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE ALÂKALI BÜYÜKLERİN SÖZLERİ

1. Hz. Ali (ra): “Dünya her an bizden uzaklaşmakta, âhiret yaklaşmaktadır. Bunlardan siz âhireti tercih edenlerden olun, dünyayı tercih edenlerden olmayın. Zîra bugün çalışma var hesap yok, yarın hesap var çalışma yok” buyurmuşlardır.

2. İmâm-ı Rabbâni (hz): “Fırsatı ganîmet bilip boşa harcamamak gerekir. Merâsimlerle, âdetlere uyup zamanı boşa geçirmekle bir şey hâsıl olmaz. Zarar, ziyan ve hüsrandan başka bir şey de artırmaz.”

3. İmâm-ı Rabbâni (hz): “Bir kimsenin iyi müslüman olduğu lüzumlu şeylerle meşgul olup faydasız şeylerden uzaklaşması ile belli olur. Zamanın boş şeylerle telef olmaması için insanın vakitleri muhafaza etmesi lazımdır. İnsan öyle yaşamalıdır ki yanında bulunanları da dağınıklıktan, başıboşluktan, mâlâyânîden kurtarıp toparlasın. Zîra zaman, nutuk çekecek, dedikodu yapacak zaman değildir.”

4. Şâh-ı Nakşibend (hz): “Gecelerini uykuyla kısaltma, gündüzlerini günahla karartma.”

5. Abdülkadir Geylanî (hz): “Dünya üç gündür: Dün, bugün, yarın… Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise bugünün kıymetini bil.

6. İmâm-ı Şârânî (hz): “Alelâde bir insan zamanı nasıl bitireceğini, akıllı bir insan ise zamanı nasıl kullanacağını düşünür.”

7. İmâm-ı Gazâlî (hz): “Geçmiş zaman elden çıkmıştır, gelecek ise henüz gayıptadır. Öyle ise mevcut olan senin içinde bulunduğun şu andır.”

8. Sehl bin Sâ’d (ra): “İnsanların müptela olduğu belâ ve musîbetlerin en büyüğü dünya ve âhiret işi ile meşgul olmayıp vaktini boşa harcamaktır.”

9. Hacı Bayrâm-ı Veli (hz): “Boş gezenler zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalpleri şeytanın konağı olur.”

10. Muhammed Pârisâ (hz): “Yarın yarın diyenlere, bugün dünkü günün yarınıdır. Bugün ne yaptın ki, yarın ne yapacaksın? cevabını verirdi.”

11. Yahya bin Hubeyr (ra): “Korunması için gayret göstermen gereken en kıymetli şey vakittir, fakat görüyorum ki en kolay kaybettiğin şey de odur.”

12. Şakîki Belhi (hz)’ne: İnsanları hangi şey helak eder? Diye sorulmuştu. cevaben, “İnsanları iki şey helak eder: Biri, tevbe ederim diyerek günah işlemeleri, diğeri de zamanında yapması gereken tevbeyi sonra yaparım diye geciktirmeleri...” dedi.

13. İbrahim Ethem (hz): “Vaktini nasıl geçiriyorsun maruz kaldığın iyilik ve kötülüğü nasıl karşılıyorsun?”sualine: Hayatta maruz kaldığım hadiseleri atlarıma binerek karşılarım dedi ve izah etti:

-Bir nimete mazhar olunca hemen şükür atına biner, onunla karşılarım.
-Bir musîbete mâruz kalırsam hemen sabır atına biner, onunla karşılarım.
-Bir ibadete ve tâ’ate muvaffak olursam hemen ihlâs atına biner onunla karşılarım.
-Bir günaha maruz kalırsam hemen tevbe atına biner onunla karşılarım.

14. Bütün ALLAH dostları insanlığa “Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?” sualini tevcih etmişlerdir.

15. İbn-i Nefs: (Tıp sahasında keşifleri ve orijinal eserleriyle meşhur olup kan dolaşımını ilk defa keşfetmekle tanınan bir zâttır.) Zamanı kullanma mevzuunda öylesine titizlik göstermiştir ki, tükenen kalemlerini açmakla vakit kaybetmemek için yazmaya başlarken yanına birçok kalem koyup, tükeneni bırakıp yenisini almıştır.

16. İslâm büyükleri: Zamanın kıymetini bilmeyip çarşı-pazarda gezinen kimseleri “girdâba doğru giden bir geminin içinde, tehlikeden habersiz oturup sohbet eden yolculara” “Her işi vaktinde gör, her vakte bir iş düşür, Yarına benzetmişlerdir, deme, her yarın kendi yükünü taşır. Buyurmaktadırlar.”

17. İmâm-ı Âzam (hz): “Felaketlerin en büyüğü vakti boşa geçirmektir.”

18. İşi ve çalışmayı devamlı bir faaliyet ve eğlenceli bir meşgale haline getirdikleri takdirde, öğrenciler yaparak ve yaşayarak tecrübe kazanırlar. Kültür ve şahsiyet bakımından olgunlaşmaları varsa özel kâbiliyetlerinin gelişmesi ile ve liderlik vasıflarının ortaya çıkması ve gelişmesi bu yolla sağlanır. Unutmamalıdır ki: “Çalışanlar, kötülük düşünmeye vakit bulamazlar, çalışmayanlar ise kendilerini kötülükten kurtaramazlar.”

19. Büyük nehirleri küçük akarsuların oluşturması misali, ömür nîmeti küçük zaman parçalarından, sayılı neferlerden meydâna gelir. Her batan güneş, her koparılan takvim yaprağı ömrümüzün bir sel gibi akıp gittiğinin, sermâyemizin tükendiğinin, bizlerin ise seyretmekten başka bir şey yapamadığımızın acı îkâzı…

20. Ey insan! Zaman sensin, sen iyi olursan zaman da iyidir. Eğer sen kötü isen zaman da kötüdür. Zaman paraya benzer, lüzumsuz yere harcanmazsa daima yeter. Ömrün yarısı boşa harcanmakla tüketilir. Kalan yarısı da boşa harcandığına hayıflanmakla.
21. Zaman, hayatın tâ kendisidir. Zamanı boşa geçirmek, aslında hayatı boşa geçirmektir.

Üç şey geri gelmez:

-Atılan ok,
-Söylenen söz,
-Geçen ömür.

22. Zamansızlıktan şikayet edenlerin çoğu, zamanı iyi kullanmasını bilmeyenlerdir.

23. İlim ve teknikle insan ne yaparsa yapsın, neyi bulursa bulsun, hangi aleti ortaya koyarsa koysun yine de zamanın, hayatın ve ölümün sırrını ilahi hakikatlerde arayacak ve orada bulmaya çalışacaktır.

Logged
Kervan_07 Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (19 Haziran 2011, 09:48:39)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

23 Haziran 2011, 13:08:14
Gülüşü_Yaralı

Forumcu Üye

***


Üye No : 579

Nerden : İstanbul

Konu  : 110

Mesaj : 1350


258 Mesajýna Toplam
351 Kere Teþekkür Edildi

3 Mesajýna Toplam
4 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #5 : 23 Haziran 2011, 13:08:14 »

Eskilerin "Vakit, nakitten de kıymetlidir" diyerek dikkatimize vermek istedikleri vakti, Hocaefendi'ye de sormuşlar, fevkalade orijinal cevaplar almışlar.
Hayatımızı değerlendirme, zamanımızı tanzim konusunda ikaz ve uyarıları da içine alan bu değerlendirmelerden yerimizin aldığı kadarını "Zihin Harmanı" kitabından arz etmeye çalışacağım. Bakalım içinde hizmet olmayan hayat ve vakit değerlenen hayat ve vakit sayılır mı görelim?

***

"Kanaat-i âcizanemce Müslümanların geri kaldıkları hususların en başında zaman ve mesai tanzimi gelmektedir. Ayrıca mesailerini tanzim edememenin yanında, onca fedakârlıklarına rağmen bir türlü hizmet düşüncelerini de hayatlarının gayesi şeklinde sistemleştirememekteler. Müslüman hizmet düşüncesini sadece 24 saatlik bir günün içine değil, belki günün bütün parçaları içine de yerleştirmeye alışmalı, gayeli, hedefli ve planlı şekilde zamanını yaşamalıdır."

Bu kısa girişten sonra zaman tanzimiyle ilgili iki hususa dikkatimiz çekiliyor cevapta:

Birincisi, ferdin hayatına İslam'a hizmet düşünce ve anlayışının girmesi, biraz da o ferdin gönülden inanmasına ve işin sancısını yaşamasına bağlıdır. İşte böyle bir kişi, zaman tanzimini de bu işin sancılısı olduğu nispette düşünecek, hizmetini sabah ile öğle, öğle ile ikindi, ikindi ile akşam, akşam ile yatsı zaman dilimlerine yerleştirecek ve eğer hizmet adına günün bu parçaları içinde çalışma olmazsa hayatımda bütün bu zaman parçaları ölü geçmiş sayılır diyecektir. Çünkü zaman, itibari bir şeydir. Onun hakiki vücudu yoktur. Zamana değer verip hayatiyet ve canlılık kazandıran şey, o zaman içinde yapılan hizmetlerdir. Biz Asr-ı Saadet diyerek belli bir devreyi ve belli bir çağı alkışlarken, hadd-i zâtında herhangi bir zamanı değil, o zaman içinde yaşayan ve yaşananları dikkate alarak Asr-ı Saadet diyoruz. Zaman ancak içinde cereyan eden şeyler itibariyle renklenir ve bir gökkuşağı halini alır. Bu şekilde hizmetle dolu yaşanan zamanın anı seyyâlesi, başkalarının hizmetsiz geçen yüzlerce senesine bedeldir!

İkinci olarak, bizim 24 saatlik bir sermayemiz var. Bu 24 saat son günümüz olabilir düşüncesiyle ele alıp onu namaza göre programlayıp her parçası içine bir şeyler aktarmaya çalışırsak o zaman gerçek değerine ulaşır. 'Öğle öncesi zamanımız, öğle sonrası zamanımız, ikindi sonrası, akşam sonrası zamanımız' der ve namazla bölünerek nuraniyet ve kıymet kazanan bu zaman parçalarının arasında bir hizmet- i imaniye ve Kur'aniye adına yeni hamleler planlayıp ona göre yapılacak her şeyi yapar ve yaptığımız şeylerle iktifa etmeyerek daha yok mu, yaklaşımıyla zaman parçalarını değerlendirmeye koyuluruz. İşte o zaman bütün hayatımız nurlu ve tam ebediyete layık istikamette cereyan etmeye başlar. Şayet bir insan, zamanını bu şekilde değerlendirebilirse, bir taraftan hakikaten zamanın kadrini kıymetini bildiğini göstermiş olacak. Böylece bir günümüzün içinde hizmet düşüncesi kendisini gösterdiği gibi haftamızın içinde de, kendini gösterecektir. Ardından da nurlu bir ay ve bu şekilde nurlu aylardan oluşan zincirleme nurlu bir sene şekline gelmiş olacaktır.

Biz toplum olarak bu tür zamanı değerlendirme düşüncelerinden mahrumuz. Ancak "Hiçbir küll yoktur ki, ondan bir kısım cüz'ler istisna edilmiş olmasın." kaidesince yine de Müslümanların yüzünü ak eden birçok insan bulunduğu da bir gerçek. baktabul

Bugün bizlere gelince, bu konuda oldukça talihli sayılırız. Zira bu mevzuda bizlere birçok ışık tutulmuş, çok şeyler öğretilmiştir. Çünkü gün namaz vakitleriyle bölünerek ve ezanla vaktin geldiği hatırlatılarak zamanın kadrini bilme yolu gösterilmiş, bütün karanlıklar bertaraf edilerek aydın bir yola, nebilerin geçtiği yola yönlendirilmişizdir.

İfrat ve mübalağa yapmaktan Rabb'ime sığınırım, fakat rahatlıkla şunu söylemeliyim ki, böyle bir devrede zamanı değerlendirerek din-i mübin-i İslam'a sahip çıkan insanların durumu, geçmiş devirlerdeki velilerin durumuyla müsavi sayılabilir. Böylesine mühim bir fırsatı hizmetle değerlendirme iradesi ise bir mânâda bize bırakılmıştır. Rabb'im, irademizi kullanarak zamanı tanzim etmeye ve onun her anını hizmetle değerlendirmeye bizleri muvaffak eylesin.


AHMED ŞAHİN
Logged
Gülüşü_Yaralı'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Dosyası, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Belgesi, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Programı, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Oyunları, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Download, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Resimleri, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Hikayeleri, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Haberleri, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' İndir, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Yükle, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Videosu, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Arşivi, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' Albümü, Haftanın Konusu'(Zamanı Doğru Kullanma Bilinci)' ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3