f Haftanın Konusu " Susmak "
logo
Kullanıcı Adı
Şifre:

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Haftanın Konusu " Susmak " oyunları, Haftanın Konusu " Susmak " programı, Haftanın Konusu " Susmak " oyunu indir, Haftanın Konusu " Susmak " program yükle, Haftanın Konusu " Susmak " download, Haftanın Konusu " Susmak " hikayeleri, Haftanın Konusu " Susmak " resimleri, Haftanın Konusu " Susmak " haber, Haftanın Konusu " Susmak " yükle, Haftanın Konusu " Susmak " videosu, Haftanın Konusu " Susmak " msn eklentisi, şarkı sözleri
Cevap SayısıCevap Sayısı: 8 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 730 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konusu " Susmak "  (Okunma Sayısı 730 defa)
 
09 Şubat 2010, 01:03:33
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« : 09 Şubat 2010, 01:03:33 »

Haftanın Konusu " Susmak "

Ayet-i Kerime

Dile sahip olmak, az konuşmak dinimizin emridir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:

(Sadaka vermek, iyiliği emretmek ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmakta, fısıldaşmakta hayır yoktur.) [Nisa 114]

Hadis-i Şerif

ALLAH Rasulü Hazret-i Muhammed (SallALLAHu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :

Kim haksız olduğu bir münakaşayı terkederse kendisine cennetin kenarında bir ev kurulur. Haklı olduğu bir münakaşayı terkedene de cennetin ortasında bir ev kurulur.

« Son Düzenleme: 11 Nisan 2011, 07:26:21 Gönderen: ¥µ§Rã » Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: (13 Şubat 2010, 07:17:38)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

09 Şubat 2010, 01:11:32
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2010, 01:11:32 »

Susmanın Fazileti

Dili muhafaza etmek her zaman ve her yerde en mühim işlerdendir. Çünkü dil, kalp de bulunanların tercümanıdır. Bu yüzden dilin hatalardan arındırılması ancak kalbe bağlı kalmasıyla mümkün olabilir.

Düşündüklerimiz dile getirilmeden evvel bizim hakimiyetimizde iken, ağzımızdan çıktıktan sonra biz onların hakimiyetine gireriz. Hepimiz hayatımızın bir anında mutlaka dilimizden dolayı zor durumda kalmışızdır! Sonra keşkeler birbirini kovalayıp, “Dilimi eşek arısı soksun” diye geçirsek de içimizden artık yapacak bir şey yoktur.

Hz. Ebu Bekir Sıdık (r.a) ağzına küçük taşlar koyar, onlarla nefsini konuşmaktan men ederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir;” Beni tehlikeli ve zor işlere sokan, budur!” (Kimya-ı Saadet)

Sarf edilen her bir kelime bizim sorumluluğumuzda karşıdakine gönderilmiş kişilik mesajlarıdır. Her zaman düşünerek konuşmadığımızı ve farklı ruh hallerinin bizi düşürdüğü farklı durumlarda ise konuşmalarımız, geri dönüşü olmayan birer ok misali muhatabını yaralar. Oysa Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin kişidir.

Hasan-ı Basri (k.s) ”Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.” Derken dinine bağlı samimi bir Müslüman’ın dilini her türlü lüzumsuz söz ve konuşmalardan arındırması gerektiğini kastetmiştir.

Yanıltır bizi çok konuşmak, yalana sevk eder! Bazen ekleriz biraz üstüne, bazen hoşlanmadığımız yerlerini kırparak anlatırız. Çünkü artık bizim olaya bakışımızı aktarmalıdır cümleler; yeni haline bizim kelimelerimiz yön verir, bizim ağzımızdan çıktığı için. Kimi zaman konuştukça batılla dolarız. Bir kavganın fitilini ateşler kimi sözlerimiz.

Hakikat, hakikat olmaktan çıkar da kendimizi bile inandırırız bu yeni haline. En çirkin hali ise halka eziyet eden boş sözlerimizdir. Başkalarının namusuna uzanan bir dil aynı zamanda, günde beş vakit nasıl teşbih eder Kelamullah’ı ?

Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın;”susan kurtulmuştur.”(Tirmizi),

“Susmak hikmettir. Susan ise pek az!...(Deylemi) buyurmaları bütün bu saydığımız (gıybet, fitne, yalan, alaya almak, kovuculuk, riya,) kötü hallerden bizi kurtaracağı içindir. Yapılması gerekeni ise yine başka hadis ile anlamamızı istiyor:”Size ibadetlerin en kolayını haber vereyim mi? Diliniz susun.” (Müslim, Buhari, Saffan b. Selimden rivayetle)

Konuşma-susma konusunda kurulan en iyi dengeyi Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselatı vesselamın hayatın da görüyoruz. “Cevamiul kelim” sıfatıyla; duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü, sade ve iddiasız konuşurlardı. Konuşmaları her zaman batıl ve gereksiz unsurlardan uzaktı.

Ya Kuran-ı Kerimi açıklamak, ya herhangi bir hükmü beyan etmek, ya bir iyiliğe çağırmak, ya kötülükten uzaklaştırmak, ya da insanların dünya ve ahirette faydalanacakları bir hikmet ortaya koymak için konuşurlardı. Yerine göre konuşmadaki fazileti; İslam’a davet ettiği herkesin nasılda hemen kalplerinin yumuşayarak iman etmeleriyle bizlere defalarca kez göstermiştir.

Tıpkı ayeti kerimede buyrulan;”Sadaka ve hayır buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.” Denildiği gibi Peygamber Efendimizde bizlere dilimize sahip olmamız için öğütler vermiştir.

“Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki;” Bizim hakkımızda ALLAH’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen, biz de inhirat eder, haktan ayrılırız…”(Tirmizi, Said b. Cabir’den rivayetle.)

“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.”(Haraiti; Enes b. Malik’ten rivayetle)

Kişi konuşurken “ Ya hayır söylemeli ya da susmalı” kendine bir nimet bilip oturmalı. Aksi halde kendisine zarar dan başka bir şey gelmez. “Susmak ibadetin başıdır” Dilini gönlüne indirip yalnızca ALLAH’ın razı olacağı işi, hareketi yapma gayretine girince sonuçta muhakkak hayır olacaktır.

Elimizden geliyorsa, Emri bil maruf için konuşmalıyız ancak gücümüz yetmiyorsa sükut ile selamet bulacağımız gerçeğine sığınmalıyız. Çünkü şeytanı ancak sükut ile mağlup edebiliriz.

Kutsi bir hadiste ALLAH-u Teala;”Ademoğlunun cesedi üçe ayrılır. Kalbi, dili ve diğer duyguları” Kalbe kendi zatını bilmeyi, şehadeti ikram etti. Dile de kuran okumayı, ihsan eyledi. Diğer duygulara da namaz, oruç vb. ibadetleri yapmayı ihsan etti.

Kalbi korunmasını bizzat kendisi üzerine aldı.

Dilin korunmasına hafaza meleklerini tayin etti.”(İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın (Kaf Suresi 18 ayet)

Diğer duygular için ise emri ve yasağı getirdi.

Kalpten beklenen vefa imanda sebat, kimseye haset düşmanlık hile etmemek iken, dilden beklenen vefa gıybet etmemek yalan söylememek, üstüne düşmeyen sözü etmemektir.

Bir kimse kalbinden gelen vefayı bozarsa münafık olur.

Aynı şeyi dile getirirse kafir olur.

Diğer duygularının vefasını bozan ise asi olur.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

09 Şubat 2010, 01:46:34
Hasret

Emekli

*


Üye No : 522

Nerden :

Konu  : 628

Mesaj : 6089


1068 Mesajýna Toplam
1609 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
Offline

« Yanıtla #2 : 09 Şubat 2010, 01:46:34 »

Peygamberimizin halinde sükût, yani sessizlik hakimdi. Sükûtu çok sever, ihtiyaç olmadan konuşmazdı. Güzel konuşmayan veya konuşurken edep ve terbiyeye uymayan kişiden yüzünü çevirirdi. Sahabîlere, “Resulullah’la sohbet eder miydiniz?” diye sorduklarında, onlar, “Evet, fakat o çok az konuşurdu.” şeklinde cevap verirlerdi.

Peygamberimiz, sahabîlerin sorusu üzerine cihat, oruç ve zekâttan sonra en hayırlı ibadetin sükût olduğunu bildirmiş ve şöyle buyurmuştu: “Susmak, konuşunca da hayır konuşmak.” Muaz bin Cebel’in, “Dilimizin söylediklerinden mes’ul olur muyuz?” demesi üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu: “İnsanları cehenneme yüzüstü düşürecek olan şey, dillerinden başkası değildir. Kim ALLAH’a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin, ya da sussun. Hayır konuşun, faydalanın, kötü konuşmayın ki, selâmette olasınız.” Peygamberimiz her fırsatta yerinde konuşmanın, boş yere söz söylememenin önemini bildirmiştir
Logged
Hasret'in Imzasi

Yüzü dost,özü düşmandan usandım.
Dili mü'min kalbi şeytandan usandım.
Dostum, herkesin kahrı çekilir de ;
Ben DAVASIZ MÜSLÜMANDAN Usandım..!
Hasret Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (11 Şubat 2010, 01:22:27)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

11 Şubat 2010, 01:25:43
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #3 : 11 Şubat 2010, 01:25:43 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Hayır hariç, dilini tut! Böyle yapmakla şeytanı mağlûp edersin.21

ALLAH Teâlâ her konuşanın dilinin yanındadır. Bu bakımdan ne söylediğini bilen kişi ALLAH'tan korksun!

Müslüman kimseyi susmuş ve vakur gördüğünüz zaman ona yaklaşınız! Çünkü o, hikmeti telkin eder.22

İnsanlar üç gruptur:

1.Ganim

2.Sâlim

3.Sâhib

Ganim
, ALLAH'ı zikreden, Sâlim sükût eden, Sâhib ise bâtıla dalan kimsedir.23

Mü'min bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır. Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir. Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez.24

İsa (a.s) şöyle demiştir: İbadet on parçadır. Bu on parçanın dokuzu susmak, bir parçası da insanlardan kaçmaktadır'.

Çok konuşan bir kimsenin, düşüşü çok olur. Düşüşü çok olan bir kimsenin günahları çoğalır.

Günaları çok olan bir kimsenin ise herşeyden daha fazla lâyıkı ateştir.25
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

11 Şubat 2010, 01:27:48
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #4 : 11 Şubat 2010, 01:27:48 »

Ashab'ın ve Âlimlerin Sözleri

Ebubekir Sıddîk (r.a) ağzına küçük taşları koyar, onlarla nefsini konuşmaktan menederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir: 'Beni tehlikeli yerlere sokan budur!

Abdullah b. Mes'ud (r.a) der ki: 'Kendisinden başka ilah olmayan ALLAH'a yemin ederim, uzun hapsetmeye dilden daha fazla müstehak olan hiçbir şey yoktur!'.

Tavus şöyle demiştir: 'Benim dilim yırtıcı hayvandır. Onu bıraktığım zaman beni yer!'

Vehb b. Münebbih, Âl-i Davud'un hikmetinden şunu söyledi: 'Akıllı bir kimseye gereken, zamanını bilmek, dilini korumak ve kendi hâline yönelmektir'.

Hasan Basrî şöyle demiştir: 'Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir'.

Evzâî şöyle demiştir: Ömer b. Abdulaziz (r.a) bizlere şöyle yazdı: 'Ölümü fazla hatırlayan bir kimse, dünyada az ile razı olur. Konuşmasını amelinden sayan bir kimse, kendisini ilgilendirmeyen konuda az konuşur!"
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

13 Şubat 2010, 07:17:05
nazo

Ziyaretçi

« Yanıtla #5 : 13 Şubat 2010, 07:17:05 »

*Hz Süleyman şöyle demiştir:”Eğer söz gümüş ise sükut altındır”

*Abdullah b Mesud der ki:”Kendisinden başka ilah olmayan ALLAH’a yemin ederim, uzun hapsetmeye dilden daha fazla müstehak olan hiçbir şey yoktur!”

*Hasan-i Basri:”Mümin bir kimsenin dili, kalbinin arkasındadır Konuşmak istediği zaman kalbiyle o şeyi düşünür, sonra diliyle onu geçiştirir; münafığın dili kalbinin önündedir Bir şeyi kastettiğinde diliyle söyler, kalbiyle düşünmez

*Hz İsa (as) şöyle demiştir:”İbadet on parçadır Bu on parçanın dokuzu susmak, bir parçası da insanlardan kaçmaktadır”

*Yahya b Ebi Kesir (ra):”Bir kimsenin konuşması düzgün olunca bundan diğer işlerinin de düzgün olduğu, konuşması bozuk olunca, diğer işlerininde bozuk olduğu anlaşılır”(Tenbihul Gafilin Büstanül Arifin adlı eserden)

*Lokman Hekime sordular:” Seni bu gördüğümüz makama ne ulaştırdı? “Doğru söz, emaneti yerine teslim etmek, bana faydası olmayan sözü bırakmak”

*Bir düşünür Konfiçyus:” Olgun insan yapabileceğini söyleyen ve söylediğini yapandır”

*Sözcüklerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız”
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

08 Nisan 2011, 09:12:17
AySİMa

Süper Moderatör

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1107

Mesaj : 6093

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1134 Mesajýna Toplam
1508 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline

« Yanıtla #6 : 08 Nisan 2011, 09:12:17 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Ayet-i Kerime

Dile sahip olmak, az konuşmak dinimizin emridir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:

(Sadaka vermek, iyiliği emretmek ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmakta, fısıldaşmakta hayır yoktur.) [Nisa 114]
Hadis-i Şerif

ALLAH Rasulü Hazret-i Muhammed (SallALLAHu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki :
Kim haksız olduğu bir münakaşayı terkederse kendisine cennetin kenarında bir ev kurulur. Haklı olduğu bir münakaşayı terkedene de cennetin ortasında bir ev kurulur.
Susmanın Fazileti



Dili muhafaza etmek her zaman ve her yerde en mühim işlerdendir. Çünkü dil, kalp de bulunanların tercümanıdır. Bu yüzden dilin hatalardan arındırılması ancak kalbe bağlı kalmasıyla mümkün olabilir.

Düşündüklerimiz dile getirilmeden evvel bizim hakimiyetimizde iken, ağzımızdan çıktıktan sonra biz onların hakimiyetine gireriz. Hepimiz hayatımızın bir anında mutlaka dilimizden dolayı zor durumda kalmışızdır! Sonra keşkeler birbirini kovalayıp, “Dilimi eşek arısı soksun” diye geçirsek de içimizden artık yapacak bir şey yoktur. Hz. Ebu Bekir Sıdık (r.a) ağzına küçük taşlar koyar, onlarla nefsini konuşmaktan men ederdi. Kendisi diline işaret ederek şöyle demiştir;” Beni tehlikeli ve zor işlere sokan, budur!” (Kimya-ı Saadet)

Sarf edilen her bir kelime bizim sorumluluğumuzda karşıdakine gönderilmiş kişilik mesajlarıdır. Her zaman düşünerek konuşmadığımızı ve farklı ruh hallerinin bizi düşürdüğü farklı durumlarda ise konuşmalarımız, geri dönüşü olmayan birer ok misali muhatabını yaralar. Oysa Müslüman elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği emin kişidir. Hasan-ı Basri (k.s)”Dilini korumayan bir kimse dinini hakkıyla bilmiş değildir.” Derken dinine bağlı samimi bir Müslüman’ın dilini her türlü lüzumsuz söz ve konuşmalardan arındırması gerektiğini kastetmiştir.

Yanıltır bizi çok konuşmak, yalana sevk eder! Bazen ekleriz biraz üstüne, bazen hoşlanmadığımız yerlerini kırparak anlatırız. Çünkü artık bizim olaya bakışımızı aktarmalıdır cümleler; yeni haline bizim kelimelerimiz yön verir, bizim ağzımızdan çıktığı için. Kimi zaman konuştukça batılla dolarız. Bir kavganın fitilini ateşler kimi sözlerimiz. Hakikat, hakikat olmaktan çıkar da kendimizi bile inandırırız bu yeni haline. En çirkin hali ise halka eziyet eden boş sözlerimizdir. Başkalarının namusuna uzanan bir dil aynı zamanda, günde beş vakit nasıl teşbih eder Kelamullah’ı ?

Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü Vesselamın;”susan kurtulmuştur.”(Tirmizi), “Susmak hikmettir. Susan ise pek az!...(Deylemi) buyurmaları bütün bu saydığımız (gıybet, fitne, yalan, alaya almak, kovuculuk, riya,…..) kötü hallerden bizi kurtaracağı içindir. Yapılması gerekeni ise yine başka hadis ile anlamamızı istiyor:”Size ibadetlerin en kolayını haber vereyim mi? Diliniz susun.” (Müslim, Buhari, Saffan b. Selimden rivayetle)

Konuşma-susma konusunda kurulan en iyi dengeyi Hz. Muhammed Mustafa aleyhisselatı vesselamın hayatın da görüyoruz. “Cevamiul kelim” sıfatıyla; duruma ve ihtiyaca göre, genellikle kısa ve özlü, sade ve iddiasız konuşurlardı. Konuşmaları her zaman batıl ve gereksiz unsurlardan uzaktı. Ya Kuran-ı Kerimi açıklamak, ya herhangi bir hükmü beyan etmek, ya bir iyiliğe çağırmak, ya kötülükten uzaklaştırmak, ya da insanların dünya ve ahirette faydalanacakları bir hikmet ortaya koymak için konuşurlardı. Yerine göre konuşmadaki fazileti; İslam’a davet ettiği herkesin nasılda hemen kalplerinin yumuşayarak iman etmeleriyle bizlere defalarca kez göstermiştir. Tıpkı ayeti kerimede buyrulan;”Sadaka ve hayır buyurmak ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmada hayır yoktur.” Denildiği gibi Peygamber Efendimizde bizlere dilimize sahip olmamız için öğütler vermiştir.

“Ademoğlu sabahladığı zaman tüm azaları dile hatırlatıcı oldukları halde sabahlar ve derler ki;” Bizim hakkımızda ALLAH’tan kork! Zira sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen inhirat edersen, biz de inhirat eder, haktan ayrılırız…”(Tirmizi, Said b. Cabir’den rivayetle.)
“Kulun kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Kalbi de dili doğru olmadıkça doğru olmaz. Komşusunun şerrinden emin olmadığı bir kimse cennete giremez.”(Haraiti; Enes b. Malik’ten rivayetle)

Kişi konuşurken “ Ya hayır söylemeli ya da susmalı” kendine bir nimet bilip oturmalı. Aksi halde kendisine zarar dan başka bir şey gelmez. “Susmak ibadetin başıdır” Dilini gönlüne indirip yalnızca ALLAH’ın razı olacağı işi, hareketi yapma gayretine girince sonuçta muhakkak hayır olacaktır. Elimizden geliyorsa, Emri bil maruf için konuşmalıyız ancak gücümüz yetmiyorsa sükut ile selamet bulacağımız gerçeğine sığınmalıyız. Çünkü şeytanı ancak sükut ile mağlup edebiliriz.

Kutsi bir hadiste ALLAH-u Teala;”Ademoğlunun cesedi üçe ayrılır. Kalbi, dili ve diğer duyguları” Kalbe kendi zatını bilmeyi, şehadeti ikram etti. Dile de kuran okumayı, ihsan eyledi. Diğer duygulara da namaz, oruç vb. ibadetleri yapmayı ihsan etti.

Kalbi korunmasını bizzat kendisi üzerine aldı.

Dilin korunmasına hafaza meleklerini tayin etti.”(İnsan) hiçbir söz söylemez ki yanında (onu) gözetleyen dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın (Kaf Suresi 18 ayet)

Diğer duygular için ise emri ve yasağı getirdi.

Kalpten beklenen vefa imanda sebat, kimseye haset düşmanlık hile etmemek iken, dilden beklenen vefa gıybet etmemek yalan söylememek, üstüne düşmeyen sözü etmemektir.

Bir kimse kalbinden gelen vefayı bozarsa münafık olur.

Aynı şeyi dile getirirse kafir olur.

Diğer duygularının vefasını bozan ise asi olur.

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Selam Ve Dua İle

Herkeze Hayırlı Cumalar
« Son Düzenleme: 11 Nisan 2011, 07:24:33 Gönderen: ¥µ§Rã » Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

09 Nisan 2011, 01:55:39
ömer

Özel Üye

*


Üye No : 214

Nerden :

Konu  : 618

Mesaj : 11827


938 Mesajýna Toplam
1206 Kere Teþekkür Edildi

4 Mesajýna Toplam
5 Kere Karma Verildi
Offline

« Yanıtla #7 : 09 Nisan 2011, 01:55:39 »

 
« Son Düzenleme: 11 Nisan 2011, 07:24:48 Gönderen: ¥µ§Rã » Logged
ömer'in Imzasi

Öyle Büyüğüm ki her zerremde koca bir kainat var ve ben öyle küçüğüm ki şu koskoca kainatta beni bekleyen 2 metrelik bir çukur var.
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

09 Nisan 2011, 13:38:15
AySİMa

Süper Moderatör

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1107

Mesaj : 6093

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1134 Mesajýna Toplam
1508 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline

« Yanıtla #8 : 09 Nisan 2011, 13:38:15 »

Hadislerle susmanın fazileti

Dil yırtıcı bir hayvan gibidir, serbest bırakılırsa sahibini parçalar. Sükut eden, hataya düşmekten, yalandan, dedikodudan, söz taşımaktan, kendini övmekten, boş konuşmaktan ve daha bir çok dil afetlerinden kurtulur.

Çok konuşanın dili sürçer, kalbi kararır. Kalbi kararan da, hata üstüne hata yapar ve kalb kırar da farkında bile olmaz. Diline sahip olan, dinini korur.

Çok konuşan hata eder. Eshab-ı kiram hep hayır konuştukları halde, yanlış konuşmak için değil, belki boş bir söz söyleriz diye sükut ederlerdi. Hz. Ebu Bekir, ağzına taş koyar, (Başa gelen bütün felaketler bundan gelir) buyururdu.

En zararlı şey
ALLAHü teâlâ boş konuşanları sevmez. Boş konuşmak böyle olunca, zararlı konuşmanın felaketini düşünmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(En zararlı şey, çok konuşmaktır.) [Deylemi]

Dile sahip olmak, az konuşmak dinimizin emridir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Sadaka vermek, iyiliği emretmek ve insanların arasını bulmak hariç, konuşmakta, fısıldaşmakta hayır yoktur.) [Nisa 114]

Dile sahip olmakla ilgili hadis-i şeriflerde bazıları da şöyle:
(Dilini tutan kurtulur.) [Tirmizi]
(Selamet isteyen, sükut etsin, dilini tutsun!) [İbni Ebiddünya]

(Susmak, hikmettir; fakat susan azdır.) [Deylemi]
(Amellerin en makbulü, dilini tutmaktır.) [Taberani]

(Hayır söz hariç, dilini tutan, şeytanı mağlup eder.) [Taberani]
(Sükut eden bir mümine yakın durun! O hikmetsiz değildir.) [İbni Mace]

(ALLAH’a ve ahirete inanan, ya hayır konuşsun veya sükut etsin!) [Buhari]
(En kolay ibadet, susmak ve güzel ahlaktır.) [İbni Ebiddünya]

(Mümin önce düşünür, sonra konuşur. Münafık, düşünmeden konuşur.) [Haraiti]

(Çok konuşan çok yanılır, çok yanılanın yalanı çoktur. Yalanı çok olan da Cehenneme layıktır.) [Taberani]

(Kurtuluş için dilini tut, evinde otur, günahların için ağla!) [Tirmizi]
(İnsanları Cehenneme sürükleyen dilleridir.) [Tirmizi]

(Dilini tutmayan kimse, tam imana kavuşamaz.) [Taberani]
(Rahat isteyen sussun!) [Ebuşşeyh]

(Çok konuşmak kalbi karartır. Kalbi kararan da ALLAHü teâlâdan uzaklaşır.) [Beyheki]
(Emr-i maruf ve zikir hariç, her söz, kişinin zararınadır.) [Tirmizi]

(İnsanın hatalarının, kusurlarının çoğu dilindendir.) [Taberani]
(Midesini, ırzını ve dilini koruyan, bütün kötülüklerden korunmuş olur.) [Deylemi]

(Kalbi doğru olmayanın imanı, dili doğru olmayanın kalbi doğru olmaz.) [İ. Ebiddünya]
(Kalbi diline, dili kalbine, işi sözüne uymayan mümin olamaz.) [İsfehani]

(ALLAH’ı görür gibi ibadet et, kendini ölmüş say, bunlardan daha iyisi ise dilini tutmaktır.) [Taberani]
(Sükutu tefekkür, bakışı ibret olup çok istiğfar eden kurtuldu.) [Deylemi]

Konuşanın sözünü kesmek nezaketsizliktir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir din kardeşi konuşurken susmak mürüvvettendir.) [Hatib]
« Son Düzenleme: 11 Nisan 2011, 07:25:04 Gönderen: ¥µ§Rã » Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags: Haftanın Konusu susmak Münakaşa 

Google Words: Haftanın Konusu " Susmak " Dosyası, Haftanın Konusu " Susmak " Belgesi, Haftanın Konusu " Susmak " Programı, Haftanın Konusu " Susmak " Oyunları, Haftanın Konusu " Susmak " Download, Haftanın Konusu " Susmak " Resimleri, Haftanın Konusu " Susmak " Hikayeleri, Haftanın Konusu " Susmak " Haberleri, Haftanın Konusu " Susmak " İndir, Haftanın Konusu " Susmak " Yükle, Haftanın Konusu " Susmak " Videosu, Haftanın Konusu " Susmak " Arşivi, Haftanın Konusu " Susmak " Albümü, Haftanın Konusu " Susmak " ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus
Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengarenk MC Theme By Burak
islami forum, islami nesil, islaminesil, islam, ilahiler, ilahi indir, google tagged, islamiforum, ilahi mp3, islamiyet, muslim, islamic, wallpaper,islamic wallpaper, dinimiz, muslim generation
Bu Sayfa 0.251 Saniyede 48 Sorgu ile Oluşturuldu