• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " konusu, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " programı, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " forumu, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " program yükle, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " download, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " hikayeleri, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " resimleri, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " haber, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " yükle, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " videosu, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 633 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "  (Okunma Sayısı 633 defa)
 
13 Aralık 2010, 08:47:43
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« : 13 Aralık 2010, 08:47:43 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "ALLAH'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.  ALLAH'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak ALLAH'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.

Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün ALLAH katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir. Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

Âşura Gününün ALLAH katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz. Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1) Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. ALLAH, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

"Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün ALLAH'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler. Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)

Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir: "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.

O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.

Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, ALLAH'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, ALLAH o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)

Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: "Âşura Gününde tutulan orucun ALLAH katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6) "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, ALLAH'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.

Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir. Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır. Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.

Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce ALLAH'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.

1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
4) Müslim. Siyam: 117.
5) Tîrmizî. Savm: 40.
6) A.g.e., Savın: 47.
7) İbni Mâce. Siyam: 43.
8) İhyâ, 1:238
9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

13 Aralık 2010, 08:49:34
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 13 Aralık 2010, 08:49:34 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

Muharrem ayi, hicri senenin birinci ayidir. Bu ayin ilk gecesi, aksam ile yatsi arasinda ALLAH c.c rizasi icin iki rek’at namaz kilinir.  Namaza niyet etmeden, şu dua okunur :

“Ya Rabbi, bizi yetistirmis oldugun bu seneyi hakkimizda mubarek kil; afv-ı ilahine, feyz-i ilahine mazhar kıl; dunyevi ve uhrevi saadetlere nail eyle.amin"

Duadan sonra, ALLAH rızası için iki rekat namaza niyet edilir.
Her iki rek’atte
7 fatiha,
7 ayetul kursi,
7 ihlas-i serif okunur. Namazdan sonra ;

11 defa; “La ilahe illALLAHu vahdehu la serike leh, Lehu’l-mulku ve lehu’l-hamdu yuhyi ve yumit. Ve huve hayyun la yemut. Biyedihi’l-hayr. Ve huve ala kulli sey’in kadir.”

11 istigfar-ı serif,
11 salavat-ı serife okunup dua yapılır.

Duada gecmis senenin gunahlarının affı ve yeni seneye gunahsız girmek icin iltica edilir.

Muharremin birinci gecesi ayrıca su sekilde dua edildikten sonra bir Tesbih Namazı kılınır :

“Ya Rabbi, bu yeni senede beni magfiret-i ilahine, rıza-i ilahine ve hidayet-i ilahine mazhar eyle.
Yeni acılan amel defterimi rıza-i ilahine muvafık amel ile doldurmayı bana nasip eyle.
Beni gadab-ı ilahine duçar edecek amellerden muhafaza buyur.amin”
Duanın sonrasında ALLAH rızası için tesbih namazına niyetlenilir.

Tesbih namazında sunlar okunur :

1.rek’atte : 1 Fatiha Sûresi, 1 Ayet'el Kürsî,

2.rek’atte : 1 Fatiha Sûresi, 1 Amene’r-rasulu, (Âl-i İmran Sûresi'nin ilk 2 ayeti de ilave edilerek okunacak inşaALLAH)

3.rek’atte : 1 Fatiha Sûresi, 1 Huvallâhullezi (Haşr Sûresi'nin son 3 âyeti)

4.rek’atte : 1 Fatiha Sûresi, 1 İhlas Sûresi

namazdan sonra istigfar edilir, salavatı serife getirilir ve arkasından dua yapılır.

Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gun oruc tutmak faziletli bir ibarettir. 10 gunluk orucu tutamayalar, mumkunse 8,9 ve 10’uncu gunleri oruc tutmalıdır. Muharrem’in 9. ve 10. geceleri birer tesbih namazı kılmalıdır. Yine 9. ve 10. geceleri
Teheccud vaktinde ALLAH Rızası icin 4 rek’at namaz kılınır. Her rek’atte 50’ser İhlası Serif okunur.

Dua ve İbadetler(Fazilet Neşriyat)
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

13 Aralık 2010, 09:03:10
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #2 : 13 Aralık 2010, 09:03:10 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

AŞURE GÜNÜNÜN FAZİLETLERİ;

(Müslümanlara ALLAH’u Teâlâ Hazretlerinin Lütfu Keremi)

CEHENNEM’E HARAM KILINMAK İSTEMEZMİSİNİZ?

AŞURE GÜNÜ ORUCU VE İBADETLERİNİN FAZİLETLERİ:


“ALLAH’u Teâlâ (Celle Celalühu); Aşure gününü oruçlu geçirene 1000 Hac, 1000 Umre ve 1000 Şehid sevabı yazar ve kendisine doğu ile batı arasındakilerin ecri verir. Bu kişi Hz. İsmail’in (A.S.) çocuklarından 1000 köle azad etmiş gibi olur.  Kendisi adına Cennet’te 70.000 köşk kaydedilir .Ve ALLAH C.C. ONUN CANINI CEHENNEME HARAM KILAR.

Rivayete göre “Aşura gününü oruçlu geçirene 10.000 Melek sevabı verilir. O gün, İhlâs Sûresini 1000 kere okuyana ALLAH’u Teâlâ C.C. Rahmet nazarı ile bakar ve o kişi Sıddıklardan yazılır”

Her kim aşure gecesini (ibadetle) ihya ederse, ALLAH C.C. onu dilediği kadar ihya edecek. Hadis-i Şerif  “Her kim aşure gecesini ibadetle geçirir ve ertesi günüde (yani aşure gününü) oruçla geçirirse o kişi ölürken nasıl öldüğünü bilmeden ölecektir.”Hadis-i Şerif

Her kim Aşure gecesi ve gününde bir alimin sohbetine giderse veya ALLAH’ı C.C. zikreden bir cemaatin arasında 1 saat oturursa ALLAH’u Teâlâ’nın onu Cennete sokması ALLAH C.C. üzerine hak olur.

Aşure günü gusleden, ALLAH C.C. indinde günahlarından anasının onu doğurduğu gündeki gibi temiz olur.

Aşure günü iki kere gusledenin ebedi gözü ağrımaz göz ağrısı çekmez ve yine aşure günü gusledenin bir daha seneki güne kadar ölüm hastalığından başka hastalık çekmeyeceği rivayet ediliyor.

Muharrem ayındaki, Aşura günü orucu geçen senenin küçük günahlarını örter. (“Geçen seneye keffarettir.” Hadis Şerif / Müslim)

Aşure gününde 10 Müslüman’a selam veren bütün dünyadaki Müslümanlara selam vermiş gibi olur.
Aşure günü orucunda bir kişiye iftar ettiren bütün Müslümanları iftar ettirmiş gibi olur.
Aşure günü bir yetimin başını okşayana başındaki kıl sayısınca ALLAH C.C. ona Cennette derece ihsan eder.
Aşure gecesi ve Aşure günü zerre kadar sadaka verene Uhud dağı kadar sevap verilir.
Ulema buyuruyor; Aşure günü çoluk çocuğuna, evine bolluk yapan bir sene boyunca bolluk bereket görür.
Aşure günü görüşmediği akrabalarıyla mutlaka görüşmeli, onları arayıp sormalıdır.
Aşure günü ve her zaman ALLAH’u Teâlâ dille ve kalple devamlı zikredilmelidir. ALLAH’u Teâlâ’yı zikretmek en büyük ibadettir. Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın Adıyla ” “ALLAH’I ANMAK ELBETTE EN BÜYÜK (İBADET) TİR.” ANKEBUT/45 “
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

14 Aralık 2010, 10:45:26
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 14 Aralık 2010, 10:45:26 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

AŞURE GÜNÜ GERÇEKLEŞMİŞ OLAN ÇOK ÖNEMLİ HADİSELER:

İbrahim A.S. aşure günü doğdu, nemrut’un ateşinden de aşure günü kurtarıldı.
Musa A.S. firavunun elinden aşure günü kurtarıldı, firavun aşure günü boğuldu.
ALLAH’u Teâlâ C.C., İdris A.S. Peygamberi aşure günü 4. kat semaya kaldırdı.

ALLAH’u Teâlâ C.C., Eyyüb A.S. hastalıklarına aşure günü şifa verildi
ALLAH’u Teâlâ C.C., Adem A.S.’ın tevbesini aşure günü kabul etti.
ALLAH’u Teâlâ C.C., Davud A.S.’ın tevbesini aşure günü kabul etti.

ALLAH’u Teâlâ C.C., Mü’minlerin tevbelerini de aşure günü kabul edecek İNŞAALLAH.
Nuh A.S.’ın gemisi aşure günü karaya oturdu. Yunus A.S. balığın karnından aşure günü çıkarıldı.
ALLAH’u Teâlâ C.C., Yusuf A.S.’ı Yakub A.S.’a 40 sene sonra aşure günü kavuşturdu.

Arş, Kûrsi, Kâlem, Yerler ve Gökler, Cebrail A.S., Mikail A.S., İsrafil A.S., Azrail A.S., Adem A.S., Havva anamız, aşure günü yaratıldı. Ve kıyamet Aşure günü kopacak. (Vahşi hayvanların bile aşure günü otlamadıkları rivayetleri vardır.)
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

14 Aralık 2010, 10:46:56
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #4 : 14 Aralık 2010, 10:46:56 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

AŞURA GECESİ VE GÜNÜNDE KILINACAK (ÇOK FAZİLETLİ) NAMAZLAR:

Peygamber Efendimiz SAV buyuruyor (Hz Aişe RA’den rivayet): Aşure gecesi yada kılınamıyorsa günü, her rekatta Fatiha Sûresinden sonra 3 İhlâs-ı Şerif okuyarak 100 rekat namaz kılınırsa, (Gece kılınırsa 2 rekatta, gündüz 4 rekatta bir selam verilecek) arkasından 70 SübhenALLAHi velhamdülİLLAHi vela ilahe illALLAHu VALLALU ekber vela havle vela kuvvete illa bİLLAHil Aliyyil Aziym, 70 EstağfirULLAH, 70 Salavat-ı Şerife okursa;

Bu kişi öldüğü zaman ALLAH’u Teâlâ o kişinin kabrini misk-ü amber doldurur ve kabre konan herkesin saçı başı kaşı kirpiği her tarafı kılları dağılır, bu namazı kılanın kabrinde saçları tüyleri dağılmaz. Mahşere çıktığında yüzü ayın ondördü gibi parlar, yeni gelinin kocasının evine gönderildiği gibi Cennete gönderilir.

Aşure günü şu 4 rekat namaz kılanın (ALLAH’u Teâlâ Hazretlerinin mahşer günü hasımlarını razı etmesi niyetiyle)

1.Rekatta; Fatiha’dan sonra, 11 İhlâs-ı Şerif
2.Rekatta; Fatiha’dan sonra, 3 Kâfirun, 11 İhlâs-ı Şerif
3.Rekatta; Fatiha’dan sonra, 1 Tekâsur, 11 İhlâs-ı Şerif
4.Rekatta; Fatiha’dan sonra, 3 Ayet-el Kûrsi, 25 İhlâs-ı Şerif

Bu namazı kılan kabir şiddetlerinden korunacak, ALLAH’u Teâlâ C.C. mahşer günü hasımlarını rıza edecek İNŞAALLAH.

Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

14 Aralık 2010, 10:48:30
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #5 : 14 Aralık 2010, 10:48:30 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü "

Aşure gecesi teheccüd namazı ve mümkünse tesbih namazı kılınmalıdır.

Ayrıca kılabilen aşure gecesi teheccüd vaktinde ve aşure günü öğle ile ikindi arası, her rekatta Sure-i Fatiha’dan sonra 50 İhlâs-ı Şerif okuyarak 4 rekat namaz kılınmalı. Yine aşure günü kuşluk vakti aynı namaz 2 rekat olarak kılınmalı. Namazdan sonra 70 İstiğfar, 70 Salavat-ı Şerife, 70 La havle vela Kuvvete illa BİLLAHil Aliyyil Aziym söylenmeli.

Aşura günü şu dua 10 defa yapılmalı: “SübhenALLAHi mil’el-mizân.Ve müntehe’l-îlmi ve mebleğa’r-rıza ve zinete’l-Arş”

Önemli not: Dinimize göre gece önce gelir, gün sonra gelir. Hesaplarımızı ona göre yapalım. Yani Perşembe günü akşam ezanı okunduğunda Cuma gününe giriyoruz, ertesi gün akşam ezanı okununca Cuma günü bitiyor.

“Şehrullahi’l-Muharrem” olarak meşhur olan, yani “ALLAH’ın ayı Muharrem” olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

ALLAH’ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak ALLAH’ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir. Âşura Günü ise Muharrem’in 10. günüdür. Âşura Gününün ALLAH katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün ALLAH katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan “On geceye yemin olsun” ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.

Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem’in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

Bugüne “Âşura” denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:

1. ALLAH, Hz. Musa’ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem’in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud’un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim’in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
9. Hz. Yakub’un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)

İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.

Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine’ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

“Bu ne orucudur?” diye sordu. Yahudiler, “Bugün ALLAH’ın Musa’yı düşmanlarından kurtardığı Firavun’u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur” dediler.

Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, “Biz, Musa’nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz” buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)

Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.

Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir: “Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine’ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı.” ‘Buhari, Savm: 69.

O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. “İsteyen tutar, isteyen terk edebilir” buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.

Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.

Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu: “Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?”
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, “Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, ALLAH’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, ALLAH o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir” buyurdu.(5)

Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır: “Âşura Gününde tutulan orucun ALLAH katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.”(6)

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, ALLAH’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.

Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, “Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir” demektedir.

Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.

Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.

Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü’minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Bîr hadiste şöyle buyurular: “Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.

Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem’ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ’da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin’i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce ALLAH’ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü’min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir “yas merasimi” haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.

1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31.
4) Müslim. Siyam: 117.
5) Tîrmizî. Savm: 40.
6) A.g.e., Savın: 47.
7) İbni Mâce. Siyam: 43.
 İhyâ, 1:238
9) et-Tergîb ve’l-Terhİb, 2:116.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Dosyası, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Belgesi, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Programı, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Oyunları, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Download, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Resimleri, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Hikayeleri, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Haberleri, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " İndir, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Yükle, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Videosu, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Arşivi, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " Albümü, Haftanın Konusu " Muharrem Ayı ve Aşure Günü " ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3