f Haftanın Konusu Hayâ
logo
Kullanıcı Adı
Şifre:

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Haftanın Konusu Hayâ oyunları, Haftanın Konusu Hayâ programı, Haftanın Konusu Hayâ oyunu indir, Haftanın Konusu Hayâ program yükle, Haftanın Konusu Hayâ download, Haftanın Konusu Hayâ hikayeleri, Haftanın Konusu Hayâ resimleri, Haftanın Konusu Hayâ haber, Haftanın Konusu Hayâ yükle, Haftanın Konusu Hayâ videosu, Haftanın Konusu Hayâ msn eklentisi, şarkı sözleri
Cevap SayısıCevap Sayısı: 5 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 553 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konusu Hayâ  (Okunma Sayısı 553 defa)
 
22 Kasım 2009, 01:30:15
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« : 22 Kasım 2009, 01:30:15 »

Haftanın Konusu Hayâ

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Müttakî olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?

(ANKEBÛT suresi 64. ayet)


İbnu Mes'ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "ALLAH'tan hakkııyla hayâ edin!" buyurdular.

Biz: "Ey ALLAH'ın Resûlü, elhamdülillah, biz ALLAH'tan hayâ ediyoruz" dedik. Arıcak O, şu açıklamayı yaptı.: "Söylemek istediğim bu (sizin anladığınız haya) değil. ALLAH'tan hakkıyla haya etmek, başı ve onun taşıdıklarını, batnı ve onun ihtivâ ettiklerini muhafaza etmen, ölümü ve toprakta çürümeyi hatırlamandır. Kim ahireti dilerse dünya hayatının zinetini terketmeli, âhireti bu hayata tercih etmelidir. Kim bu söylenenleri yerine getirirse, ALLAH'tan hakkıyla haya etmiş olur. "

( Tirmizî, Kıyâmet 25, (2460).)


Utanma Duygusu (Hayâ), Değeri Ve Bu Duyguya Sahip Olmaya Teşvik Etmek


İbni Ömer radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem, utangaç kardeşine bu huyunu terketmesini söyleyen Medine’li bir müslümanın yanından geçerken ona:

“Onu kendi haline bırak; zira hayâ imandandır” buyurdu.[1]

* Utanma başın yere eğilmesi yüz kızarması gibi değişik şekillerde ortaya çıkan ahlaki bir vasıf olup imanlı olan kimselerde bulunur. İmanı olmayan veya zayıf olanlarda görülmez.[2]


İmrân İbni Husayn radıyallâhu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Hayâ ancak hayır kazandırır.”[3]


Müslim’in bir rivayetine göre ise: “Hayânın hepsi hayırdır”, buyurdu.[4]

Ebû Hüreyre radıyALLAHu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İman yetmiş (veya altmış) kadar daldan ibarettir. Bunların en yükseği lâ ilâhe illALLAH demek, en aşağısı da insana zarar veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Utanmak da imanın dallarından biridir.”[5]

* İman etmiş olmanın gerçeklerinden en aşağı derecede olanları sıralanan bu hadis-i şerif; utanmanın da imandan bir parça olduğunu belirterek İslam da imanla alakası olmayan hiçbir davranışın olmadığını ortaya koymaktadır.


Ebû Saîd el–Hudrî radıyALLAHu anh’ şöyle dedi:

Resûlullah sallALLAHu aleyhi ve sellem örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık.[7]

Günümüzde bu duyguyu anormal olarak görüp hatta ve hatta utanma duygusunu yenin diyerek psikolojik adımlar atan insanlara ne dersiniz ?
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: (22 Kasım 2009, 14:05:44)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

22 Kasım 2009, 14:06:35
Nazlı_Can

Ziyaretçi

« Yanıtla #1 : 22 Kasım 2009, 14:06:35 »

HAYA NEDEN ERİR?

Bir şeyi güçlendiren durumun (halin) zıddı, onun erimesine zayıflamasına yol açan durumdur. İman ile haya arasında direk bir bağlantı olduğuna göre, imanın zayıflamasına yol açan şeyler, hayanın erimesinede yol açar. Dolayısı ile eğer iman erimiş ise hayada erir, iman güçlenirse hayada güçlenir.

1) NEFSİ ŞIMARTARAK YAŞAMAK

Nefis, herzaman canını istediği "nefis" şeyleri ister. Bu kişinin hayasını yaralayan, hatta çok ileri gidildiğinde "hayanın yırtılmasına" yol açanda nefsin şımartılmasıdır. Bu durum insanın nefsine verdiği tavizlerle başlar, nefsine mutlak anlamda tabi olduğunda son bulur. Güzel bir hayanın başlangıcı, gençlik çağlarında başlar. Yine bozulmanın temelide, gençlik yaşlarında başlar.

Bu bozulmanın önüne geçebilmek için, haya ve edep örtüsünün kişinin üzerinden hiç çıkarılmaması gerekir. Haya, hem nefsin arzularına karşı kişiyi korur, hemde olgun bir şahsiyete sahip olması vesile olur. Hemde kişinin ALLAH indinde iyilerden (salihlerden) yazılmasına yol açar. Nefsini şımartmadan yaşayıp, haya örtüsünü bürünenlere selam olsun.

2) KOPLEKSLERLE YAŞAMAK

İnsan aklı sürekli kıyaslama yaparak çalışır. Ve insan kendisini çoğu kez, kendi dışındaki insanlarla kıyaslayarak ve onlara özenerek özdeşleştirir. Peygamber efendimiz bu nu çok iyi bildiğinden, sahih bir hadisinde "Dünyevî konularda sizden daha aşağıdakilere bakın, Uhrevî konularda ise sizden daha yukardakilere bakın" diyor. Çünki hayata sürekli bu şekilde bakan insanda zihni yenilmişlik duygusu kendisinden uzaklaşacak ve olgun şahsiyet oluşmaya başlayacaktır.

3) MÜMİNLERLE BİRLİKTE OLMAMAK

"Mümin müminin aynasıdır" Kişi müminlerle birlikte oldukça kendisine ve davranışlarına çeki düzen verir ve ruhunda "hayanın mayalanmasına" yol açar. Ancak bir sebeple müminlerden ayrılmaya başlayanlarda, artık birlikte olduğu insanların davranışları, ahlakı ve hayası onada sinmeye başlar. Bu çoğunlukla gençlik yıllarında arkadaş çevresi arasında başlar. İnsan kimlerle birlikte olduğuna ve oturup kalktığına dikkat etmeli. Çünkü veciz bir sözde söylendiği gibi "Üzüm üzüme baka baka kararır" Aklı, kalbi ve hayatı müminlerle birlikte olanlara selam olsun...

HAYA NASIL GÜÇLENDİRİLİR?

Hayanın sebebi imandır. İman zayıflarsa hayada zayıflar. İman güçlenirse hayada güçlenir. O yüzden hayanın güçlenmesi için, önce imanın gözden geçirilmesi gerekir. Çünki güçlü bir imanda zayıf bir haya olmaz. İmanın güçlenmesi ise imanı zayıflatan deliklerin tıkanması ile baylar.

1) ARKADAŞ SEÇİMİNE DİKKAT ETMEK

İnsan çevresiyle büyür. Ve çevresindeki bir çok şeyde insanın içinde büyür. İnsan eğer yanlış yerdeyse, yanlışlar onda toplanmaya başlar. Eğer doğru yerdeyse doğrular onda toplanmaya başlar. Olgun bir haya imana ve sonuçta olgun bir şahsiyete ulaşmak için kişi doğrularla birlikte olmalıdır.

Hz. Peygamber "Kişi arkadaşının dini üzeredir." hadisini iyi okumamız gerekir. Arkadaş insana bazen iyilikler aşılar. Ama bazende kötülükler...

Bir mümin hiç bir zaman edilgen olmamalıdır. Ama her zaman etken olmalıdır. Çünki kötülükler bulaşıcı olduğu gibi iyiliklerde bulayşıcıdır.

2) KUR'AN'I DÜŞÜNEREK OKUMAK

Kur'an kalplere şifadır. Kur'an kişinin ahlakını düzeltir. Kur'an anlayışını düzeltir. Kur'an kişiyi ALLAH'a yaklaştırır. Kur'an kişiyi ahirete hazırlar ve Kur'an insana olgun bir şahsiyet ve haya duygusu verir. Sürekli ve düzenli olarak Kur'an düşünerek okuyanlarda, iyi bir haya ve güzel bir ahlak oluşur.

Kur'an ahlakı aynı zamanda, Hz.Peygamberinde ahlakıdır. O yüzden her mümin mutlaka Kur'an ahlakını üzerine almalı, olgun bir şahsiyete ulaşmalıdır!

3) EĞİTİM SOHBETLERİNE DEVAM ETMEK

Hz. Peygamber sahih bir hadiste "Ya öğrenen olun, ya öğreten. Üçüncüsü olmayın yoksa helak olursunuz" diyor. Bu açık bir mesaj önemli bir uyarıdır. Bir müslümanın olgun bir imana ve onun sonucu olan olgun bir hayaya nasıl sahip olacağına işaret eden onun yerini ve yöntemini gösteren bir hadistir.

Bir mümin özellikle gençlik yaşlarından itibaren eğitim sohbetlerine dahil oluyor ve bu konuda ısrarlı oluyorsa, ALLAH'ın izniyle o kişi Rahman katında iyiler ve salihler listesine yazılır. O kişide edepli bir ruh (incelik) oluşmuştur. Haya bir örtü salih amelse onun göstergesi ve meyvesidir.

Eğitim sohbetleri, insanın dalgalı sularda gemisinin başı boş gitmemesi, içine su almaması, Rahman'ın istediği hedefe doğru varmasını mümkün kılan bir yol haritasıdır.

Gençken eğitim sohbetlerine katılan birçok insanın, ilerleyen yıllarda hayatına katılan yeni şeylerle birlikte gözünü başka yerlere çevirir. İşte kopmanın başladığı, normalleşmenin herkezgibileşmenin oluştuğu yer tamda burasıdır. Kişi artık dersleri aksatır olmaya başlamıştır. Kitap okuma oranı iyice aşağılara düşmüştür. Artık namazlarından eski hazzı alamaz olmuştur. Nafileleri iyice terkeder duruma gelmiştir. Tüm bunların kişide kaldıracağı ilk duygu "huşudur" daha sonra ise "haya..."

ALLAH'ın ve onun güzel kullarının yanında olup imanını ve hayasını muhafaza edenlere selam olsun.
Logged
Nazlı_Can Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (22 Kasım 2009, 14:51:46)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

22 Kasım 2009, 14:07:02
Nazlı_Can

Ziyaretçi

« Yanıtla #2 : 22 Kasım 2009, 14:07:02 »

HAYALI İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ

. İmanları yüksek ve kavi olur.
. Amelleri zarif ve huşulu olur.
. Sözleri tatlı ve derin olur.
. Davranışları yumuşak ve hikmetli olur.
. Üstüne başına ve hareketlerine çok dikkat ederler.
. Sürekli düzenli Kur'an okurlar.
. ALLAH'ı ve dinini herşelden çok severler.
. Hz. Peygamberi ve Ehli beytini canından çok severler.
. Utanma duyguları çok yüksektir.
. Az ve öz konuşurlar.
. Kahkahayla gülmezler.
. Nefislerini asla şımartmazlar.
. Fazla yemez, fazla konuşmaz ve fazla uyumazlar.
. Okumaya ve düşünmeye düşkündürler.
. Sahabi olmaya gayret ederler.
. Ahirete bakarak yaşarlar.
. İnsanlara bakarak yaşamazlar.
. İnfaka çok düşkündürler.
. Yardımlaşmayı çok severler.
. Ehliyle iyi geçinirler.
. İnsanları kırmazlar.
. Hayvanlara eziyet etmezler.
. Sahip olduğu hiçbirşeye gerçekte kendi malı gibi bakmazlar.
. İyiliği ve güzelliği severler.
. Çirkinlikten ve utanmazlıktan uzak dururlar.
. ALLAH'ı önemsiyerek yaşarlar.

İmanlı, şahsiyetli ve hayalı olarak yaşayanların yolu açık olsun.

ALLAH'ı unutmadan yaşayanlara selam olsun.

Abdülhamit Kahraman
Logged
Nazlı_Can Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (22 Kasım 2009, 14:51:44)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

22 Kasım 2009, 23:43:30
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #3 : 22 Kasım 2009, 23:43:30 »

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(ALLAHü teâlâdan haya edin! ALLAH’tan haya eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.) [Tirmizi]

(Haya, baştan başa hayırdır.) [Müslim]

(Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet’in ahlakı da hayadır.) [İbni Mace]

(Hayasız olan hep kötülük eder.) [İbni Mace]

(Hayasız olan, emanete hıyanet eder, hain olur, merhamet duygusu kalmaz, dinden uzaklaşır, lanete uğrar, şeytan gibi olur.) [Deylemi]

(Haya ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.) [Ebu Nuaym]

(Mümin, ayıplamaz, lanet etmez, çirkin söz söylemez ve hayasız değildir.) [Tirmizi]

(Haya imanın nizamıdır. Bir şeyin nizamı bozulunca, parçaları da bozulur.) [İ.Maverdi]

(Haya imandandır. Hayasızın imanı yok demektir.) [İbni Hibban]

(İnsan, salih iki komşusundan utandığı gibi, gece gündüz kendisiyle beraber olan yanındaki iki melekten de utanmalıdır!) [Beyheki]

(Hayasızın dini olmaz ve hayasız kişi Cennete giremez.) [Deylemi]

(Haya, iffet, dile hakim olmak ve akıl imandandır. Cimrilik, fuhuş, çirkin sözlü olmak ise hayasızlıktan ve münafıklıktandır.) [Beyheki]

(İman çıplaktır, süsü haya, elbisesi takva, sermayesi fıkıh, meyvesi ameldir.) [Deylemi]

(Haya insan olsaydı, salih biri, fuhuş insan olsaydı, kötü biri olurdu.) [Taberani]

(Haya ile iman bir aradadır. Biri giderse, öteki de durmaz.) [Hakim]

Dinimizde hayanın yeri çok mühimdir. ALLAHü teâlâdan utanmak, imanın kuvvetli olduğuna, hayasızlık da imanın zayıf olduğuna alamettir. Hadis-i şerifte, (Hayanın azlığı küfürdendir) buyuruldu. Hayasız kimse, zamanla küfre kadar gidebilir. Haya, imanın esasındandır. Hayası olan ALLAH’tan utandığı için günahtan çekinir.

İnsanlardan utanmayan ALLAH’tan da utanmaz. İnsanlardan utanarak günahı gizlemek de hayadandır. İnsanlardan utananın, ALLAHü teâlâdan da utandığı anlaşılır. Çünkü hadis-i şerifte, (ALLAH’tan sakınan, insanlardan da sakınır) buyuruluyor. Hayasız olan mürüvvetsiz olur. Hazret-i Ebu Bekir, (Hayasız insan, halk içinde çıplak oturan gibidir) buyurdu.

Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(İman edenler arasında kötülüğün, hayasızlığın yayılmasını isteyenler ve sevenler için dünyada da ahirette de elim bir azap vardır.) [Nur 19]
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

22 Kasım 2009, 23:46:51
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29156


5057 Mesajýna Toplam
7452 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #4 : 22 Kasım 2009, 23:46:51 »

Hayâ, insanın mahiyetini gösteren gerçek bir alamettir. O, insanın iman kıymetini ve edeb miktarını belirler. İnsanı, yapılması uygun olmayan şeyler de zorlanır bir durumda veya kendisine layık olmayan şeyleri işlerken yüzünün kızardığının farkına varırsan bil ki o diri vicdanlı, temiz ma'denli, zeki unsurlu birisidir.

Bir de birinin utanmaz, şuursuz alıp verdiğini umursamayan bir vaziyette görürsen bil'ki o da kendisini günah ve kötülükten alıkoyacak hayadan mahrum ve hayasız biridir.

İslâm müslümanlara hayayı emretmiş ve onu İslam'ın en bariz ve onu diğer dinlerden ayıran en büyük faziletlerden kabul etmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Her dinin (kendine mahsus) bir ahlâkı vardır, islam'ın ahlâkı da hayâdır."(4I6)

Musa (a.s.) dönemindeki yahudilerde cengâverlik, İsa (a.s.) dönemindeki hristiyanlarda da haya ile tebarüz eder. Bütün dinler her fazileti emredip mensuplarını ondan mes'ul tutar. Kerem sahibi Peygamber (s.a.v.) müslümanda kendini hayra götürecek, serden de koruyacak bir hassasiyetin oluşmasını murad etmiştir, müslüman bunun sayesinde hayır arzusu ve korkusu olmazsa bile hayrı kaybetme hayası ve kötülüğe bulaşma korkusundan dolayı en güzeli taleb edip kötülükten sakınır. İbnu Kayyum şöyle der: "Kabul et ki peygamberler bize dirilmekten haber vermemişler. Cehennem ateşi de yok ortada.Kulların kendilerine nimetler bahşedenden haya etmeleri gerekmez mi?" ALLAH'ın Rasulü (s.a.v.) insanların en ince duygulusu, en güzel siretlisi, görevine en bağlananı ve haramdan en çok nefret edeniydi. Ebu Musa el Hudri'den rivayet edilmiştir: "ALLAH'ın Resulü (s.a.v.) perde arkasındaki bakire'den daha fazla hayâ sahibi idi. O, bir şeyden hoşlanmasaydı onu hemen yüzünden anlardık."'(417)

Şüphesiz ki îman, insanla Rabbi arasında yüce bir bağdır. Bu bağın ilk belirtileri, nefis tezkiyesi, ahlâk düzeltmesi ve hareket terbiyesidir. Kişide, kendisini kötülükten alıkoyan devamlı hatalardan koruyan sağlam bir şuur meydana gelmeden bu hasletler hasıl olmaz. Utanmadan kişiyi hakir duruma düşüren hasletleri işlemek, üzülmeden de küçük günahları işlemek, ilkin hayanın sonra da imanın yokluğunu gösterir.

Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Haya ile iman birbirini tamamlar, biri gidince diğeri de gider"(4l8)

Bunun sebebi şudur: insan hayasından olunca, kötü durumdan daha kötü bir duruma, bir rezaletten daha büyük rezalete düşer. Bu düşüş, sahibi cehennemi boylayıncaya kadar yoluna devam eder. Hayadan olmayla başlayıp en kötü suçlarla neticelenen bu düşüşün merhalelerini gösteren bir hadisi şerif rivayet edilmiştir.

Şöyle ki: "ALLAH (c.c.) bir kulunu helak etmek isterse ondan hayasını alır. Hayası alındığında onu hep uğursuz bulursun. Onu hep böyle bulduğunda emanet duygusunu da yitirir. Yitirince onu hep hâin olarak görürsün. Onu bu halde görünce merhamet duygusunu da kaybeder. O bu hale düşünce onu terk edilmiş ve kovulmuş bir halde bulursun. En son onu böyle bir halde görürsün ki İslam halkası artık boynundan alınmıştır."(419) Bu hassas tertip, insanın nefsi hastalıklara düşme ve onun içindeki merhalelerini ve kötü bir merhaleden daha kötü olan diğer bir merhaleye nasıl vardığını vasfeder.

İnsan, hayâ perdesini yırtınca yaptığının hesabından korkmaz. Kimsenin kınamasından çekinmez, insanlara kötülük için elini uzatır ve menfaatine dokunan herkese saldırır. Böyle birine hiç kimse acımaz. Bilakis kalpler ona karşı kin beslemekle taşar. ALLAH ve insanlara karşı herşeyi yapmaktan çekinmeyen birinden ne hayır beklersin. İnsan bu duruma düşünce hiç bir hususta kendisine güvenilmez. Zaten insanların malını yemekten utanmayan, ırzlarını çiğnemekten, verdiği sözü tutmayan, vazifeyi ifa etmenin şuurunda olmayan, eşyada hiyanet etmekten ar duymayan birisine tüm bunlar nasıl emanet edilebilir?
   
İnsan, haya ve emanet duygularını yitirdi mi; bozguncu önüne geleni çiğneyen, arzuları için en temiz duygulara basan bir vahşi olur. O, fakirin-fukaranın malını acımasızca talan eder. Musibetzade ve mustazâfların gözyaşlarından yüreği sızlamaz. Musibet karşısında gözünü kırpar kendini azdıracak ve kendine fayda verecek şeylerden başkasına önem vermez. İşte insan bu bataklığa düşünce din bağı ve İslam halkasından sıyrılmış olur.

Haya etmenin en güzel olduğu birçok yer vardır. Müslüman, konuşunca ağzını kötülüklerden, dilini çirkinliklerden, insanları ayıplamaktan vazgeçmelidir. Kötü sözlerin doğuracağı neticeleri umursamadan ağzına gelen herşeyi söylemek su-î edeptendir
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

22 Kasım 2009, 23:49:27
Gülüşü_Yaralı

Forumcu Üye

***


Üye No : 579

Nerden : İstanbul

Konu  : 110

Mesaj : 1350


258 Mesajýna Toplam
351 Kere Teþekkür Edildi

3 Mesajýna Toplam
4 Kere Karma Verildi
Offline

« Yanıtla #5 : 22 Kasım 2009, 23:49:27 »

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Haya imandandır. İman ise sahibiyle cennettedir. Arsızlık da kabalıktan sayılır. Kabalık ise sahibiyle ateştedir.''(420)

Konuşmanın adabından biri de meclislerde mu'tedil davranmaktır. Bazı insanlar toplantı yerlerinde konuşmanın tamamını kendilerine tahsis etmekten çekinmezler, cemaattekileri de usandırırlar. İslam böyle insanlardan da memnun değildir.

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Sadece insanların övgülerini kazanmak gayesiyle edebiyat öğrenen kişilerin kıyamet gününde farz ve sünnetlerini ALLAH (c.c.) kabul etmez."(421)

"ALLAH (c.c.) davarın geviş getirdiği gibi kelimeleri ağzında çiğnemek suretiyle edebiyat yapmaya çalışanları sevmez." (422)

ALLAH'ın (c.c.) onları sevmeme sebebi, bunların konuştuğu şeylerin ilavelerden, hallerinin de gösterişten hali bulunmayışındandır. Meclislere katılıp intikam almaya çalışmaları fitrî bazı sebeplerden dolayı olabilir. Yapmak istedikleri takdirde bu duruma düşmemenin tek çıkar yolu hayâ göstermeleridir. Onun için bazı eserlerde şöyle denilmiştir: Dilsiz olmak böyle konuşmaktan yeğdir. Çünkü biri dilin kusuru, diğeri de kalbin kusurudur.

Hayanın bir çeşidi de kişinin kendisinden bir kötülüğün sadır olmasından utanması, kulağını, kötülükten arındırıp uzak bulundurmasıdır. Gıybet ,ancak durumu mezkur olanlar hakkında haram olur. Kim durumunu izhar edip kötülüğünü ifşa ederse insanların buna yapacakları, onun kendi nefsine yapacağı kadar değildir. Bundan dolayı Peygamberimiz (s.a.v.) günah bataklığına düşmüş olanların gözlerden kaybolmalarım emretmiştir..

Bazen Resulullah mescitte hanımıyla konuşurken gelip geçenleri şüpheye düşmemeleri için durdurmuş ve konuştuğunun kendi hanımı olduğunu beyan etmiştir. Riyakâr biri ile, yaptıklarından insanları korumaya çalışan biri arasında ki fark açıktır. Müslümanın yaptığı hareketlerden dolayı insanlardan çekinmesi iyilikleri izhâr ve kötüleri saklamadan ibaret olan nifak demek değildir. Hayır... Bilakis bundan maksat kötülükleri ifşa etmemek ve onları apaçık gözler önünde işlemekten haya etmektir. Yaptığı kötülüğün açığa çıkmasından dolayı haya duyan biride hayır eserleri var demektir. Yaptığı iyiliklerin açığa çıkmasını isteyen birinde de kötülük eserleri var demektir.

Aslında bir şahıs, insanlardan utandığı gibi kendinden de utanmalıdır. Yapığı bir kötülüğü hiç kimsenin görmesini istemediği gibi kendi kendisinin de görmesini istememelidir. Fakat nefsini kendisinden hiç utanılmaz kadar düşük ve hakir görüyorsa, durum değişir... Eskiler şöyle demişlerdir: "Kim açıkta yapmaktan korktuğu birşeyi yalnız başına kalınca yaparsa, gözünde şahsının hiç bir kıymeti yok demektir. Onun için müslüman, gizli-açık her yerde tüm kötülüklerden sakınmakla görevlidir. Bir başka eserde de şöyle denilmiştir: "Kendin duymak istediğin şeyi yap, duymak istemediğin şeyi de terket".

Hayâ, hayrın direği, karıştığı her iyiliğin de temel unsurudur. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurur:  "Hayâsızlık bir şeyde oldu mu onu rencide eder. Haya ise bir işe girdi mi onu tezyin eder. "(423)

Hayayı şekillendirmek mümkün olsaydı o, iyilik, ve güzellik şeklim alırdı.

Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Hayâ bir adam biçiminde olsaydı, gerçekten iyi bir adam olurdu.

Arsızlık da bir adam biçiminde olsaydı şüphesiz ki kötü bir adam olurdu" (Taberâni).

Bir insanın, diğer insanların ALLAH (c.c.) katındaki makam ve mevkilerine göre kıymet ve değer biçmesi de hayâ örneklerindendir. Küçüğün büyüğe, öğrencinin öğretmene karşı edepli ve onlara öncelik tanıma hakkı vardır. Onların yanında sesini kaldırmaz, yürürken önlerine geçmez.

Hadiste şöyle buyrulmuştur: "Öğretmeninize karşı mütevazı olunuz."(424)

Diğer bir hadiste şöyledir: "ALLAH'ım (c.c.) beni alime ittiba edilmeyen ve ağır başlı insandan da haya duyulmayan bir zamana yetiştirme."(425)
Logged
Gülüşü_Yaralı'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Haftanın Konusu Hayâ Dosyası, Haftanın Konusu Hayâ Belgesi, Haftanın Konusu Hayâ Programı, Haftanın Konusu Hayâ Oyunları, Haftanın Konusu Hayâ Download, Haftanın Konusu Hayâ Resimleri, Haftanın Konusu Hayâ Hikayeleri, Haftanın Konusu Hayâ Haberleri, Haftanın Konusu Hayâ İndir, Haftanın Konusu Hayâ Yükle, Haftanın Konusu Hayâ Videosu, Haftanın Konusu Hayâ Arşivi, Haftanın Konusu Hayâ Albümü, Haftanın Konusu Hayâ ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus
Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengarenk MC Theme By Burak
islami forum, islami nesil, islaminesil, islam, ilahiler, ilahi indir, google tagged, islamiforum, ilahi mp3, islamiyet, muslim, islamic, wallpaper,islamic wallpaper, dinimiz, muslim generation
Bu Sayfa 0.204 Saniyede 39 Sorgu ile Oluşturuldu