• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " konusu, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " programı, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " forumu, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " program yükle, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " download, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " hikayeleri, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " resimleri, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " haber, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " yükle, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " videosu, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 6 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 854 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "  (Okunma Sayısı 854 defa)
 
08 Kasım 2010, 18:37:37
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« : 08 Kasım 2010, 18:37:37 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "

AKLIMIZA İLK geleni gözümüze ilk çarpan üzerinden düşünmeye başlayınca, bir de bakmışsınız aklımız gözümüze indirmişiz. Sonra da aklımızla değil gözümüzle düşünmeye başlarız.

Anlayacağınız o ki, sorunumuz “dandik” tesettür değil, tesettürü “dandik” anlamaktır. Dandikliğe bakın: “Başını örttün mü, tesettürlüsün. Ört(e)medin mi, tesettürsüzsün…” Tesettürü bir tür “aç-kapa” yüzeyselliğinde algılamamız üzerinde biraz kafa yoralım fırsat gelmişken…

Tesettür hakkında bilme(k isteme)diklerimiz:

1 )
Tesettür önce erkeklerden beklenir: Nûr Sûresi'nde önce "mümin erkeklere", sonra "mümin kadınlara" hitap edilir. Sûrenin 30. ayeti, "Mümin erkeklere söyle..." diye başlar, 31. ayeti ise "mümin kadınlara söyle..." diye başlar. Erkeklerin tesettürü ile kadınların tesettürü arasında bir ayetlik öncelik farkı var demek ki...

2 ) Tesettür önce bakışla ilgilenir. Bakılan şeyle sonra ilgilenir: Nûr Sûresi’nde mümin erkeklere de mümin kadınlara da öncelikle "bakışlarını haramdan kısma"ları söylenir. "Mü'min erkeklere söyle: gözlerini sakınsınlar..." "Mümin kadınlara söyle gözlerini sakınsınlar..." Zaten bakışlara tesettür kazandırmadan, bakılan saçını ve bedenini örtse bile hayalde “soyulur” kadınlar. Tesettür, işte o zaman dandikleşir.

3 ) Tesettür sadece başını örtmek değildir: Nûr Sûresi’nde başörtüsü sorumluluğu olmayan erkeklere de, başörtüsü sorumluluğu olan kadınlara da "iffetlerini korumaları" söylenir ki, iffetlerini korumak başı açık erkeklere de başı kapalı kadınlara da farzdır. Başını örtmüş olsa da kadınlar ırzını korumuyor olabilir, başını ört[e]meyen her kadını hepten iffetsiz saymak kimsenin hakkı değil.

4 ) Tesettür öncelikle bir iç duruş ve tavırdır. Kılık ve kıyafet bu içsel duruşun ve özümsenmiş tavrın üzerinde ve sonrasında durur. Başının açıklığı dert edilmeyen bir erkek de "iffetini korumayarak" tesettürsüzlük yapabilir. Kılık kıyafet tesettürün sonucudur. Sonucu sebebin önüne koyarsak, temeli olmayan böylesi dandik “sonuç”lar görmeye devam ederiz. Böylece sözde bir takım gazetecilerin “tesettür kılığına girdim” diye caka satmasına fırsat veririz.

5 ) Tesettür önce iman etmektir: Nûr Sûresi’nde "iman eden" erkeklere ve "iman eden" kadınlara tesettür emredilir. Örtmek anlamına gelen "tesettür", görmesini ALLAH'ın görmesine açık, sözünü ALLAH'ın işitmesine açık, niyetini ALLAH'ın bilmesine açık bilmektir ki bilinçli bir kapalılığı besler. Yine örtmek anlamına gelen "küfür" de, kendini ALLAH'tan gizlediğini sanmaktır ki sorumsuz bir açık-saçıklığı doğurur.

6 ) Kadının da erkeğin de ziyneti imandır. İman kendini ALLAH’la markalamaktır. “Ben ALLAH’ın kuluyum. Ben ALLAH’ın sanat eseriyim…” diye/bilmektir. Sanat değeri yüksek olan eserlerin kıymeti maddesi üzerinden belirlenmez. Antik paralar kilo ile satılmaz. Bakır bile olsalar üzerlerindeki damgaya ve imzaya bakılır. O zaman birkaç gramlık bakır bile kilolarca altın kıymetinde olur. Kendi değerini ALLAH’tan bilirse insan, bakışını eşsiz bir hazine bilir, orda burda yağmalatmaz. Göz nurunu haramdan sakınır, setreder. Bedenini ALLAH’ın sanat eseri olarak bilirse bir erkek ya da kadın, saçını da bakışını da ziynet bilir. Başını örtmeyi kendine kendisi farz eder, içinden gelir örtünmek. Dışarıdan giydirilmez. Giyinişini içeriden başlatır.

7 ) Bütün bu notlar, “benim kalbim temiz” kıvırtmasına malzeme olsun diye yazılmadı. Kalbinin temiz olmasını isteyenler, çağına örfüne, iklimine mevsimine, kültürüne çevresine göre hesaplar yapmadan önce Nur Sûresi’nin 30-31. ayetinin anlam ırmağına yatırırlar kalplerini. Önyargısız ve hesapsız. Kitabına uydurmak yerine Kitab’a uyarlar.

8 ) Başını örtmüyor diye, örtemiyor diye, hatta örtmek istemiyor diye, bir kadını ALLAH’ın kulu ve sanatı olmaktan çıkarmaya hevesli dandik bakışlar asıl müstehcendir. Saçını açık bırakınca, her şeyi açıkta mı kalır kadının? Saçı görüneni iffetinden de soymak başlı başına tesettürsüz bir bakış değil mi?

9 ) Başörtüsü tesettürün hepsi değildir ama “teferruat” kelimesinin çağrıştırdığı, “olsa da bir olmasa da bir” gereksizliğinde görülmeyi de hak etmez. Tesettürün zirvesidir, örtünmenin baş tacıdır başörtüsü. En azından bu ülkede başının örtüsü yüzünden mesleğini, itibarını, geleceğini, yurdunu terk ederek bedel ödeyen kardeşlerimizin çabasını küçümseriz. Onların içten dirençlerini düşmanları karşısında yağmalatmak hiçbir gerekçenin örtemeyeceği bir kabalıktır. Hasetçileri karşısında onların elini güçsüzleştirmek apaçık bir insafsızlıktır. “Dandik” bir duruştur.

10 ) Aşk''ından dolayı başını bağlamayan sözde “sufi” ehline gelince… Başını örtmemek ve hatta örtmek istememek başkadır, başını örtmesen de olur demek başkadır. Kurala uymayabilirsiniz. Hoş, benim de uymadığım onca kural varken, sizin ayıbınızla uğraşma hakkım yok. Ama kural uyduramazsınız. Kuralı ALLAH koyar; siz değil. ALLAH’tan kural koyma rolünü ç/almaya kalktığınızda herkesin hakkını açık açık yersiniz. Gerçek aşk ehli başkalarına farz olmayanı kendine farz kılar… Farzı kendine farz olmaktan çıkaran sizdeki bu aşk, aşk değil.

Senai Demirci
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (09 Kasım 2010, 10:20:06)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

08 Kasım 2010, 18:41:14
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 08 Kasım 2010, 18:41:14 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "

Kadının Yaratılışındaki Cazibesinin Gereği Olarak Tesettür

Tesettür, kadının yaratılışındaki cazibesinin koruyucu bir gereği olarak da incelenmektedir. Şöyle ki:

İslam’da kadın, özelliği olmayan cazibesiz yaratılmış bir varlık değildir ki mühimsenmesin de, giyim kuşamına koruyucu ölçüler getirilmesin, şurada burada birtakım taciz ve tahriklere maruz kalmasına basit olay olarak bakılsın.

İslam, kadına yüce bir makam vermiş, maruz kalacağı her takdirsizliği dikkate değer görmüş, kuracağı yuvada erkeğinin yanında, ailesinin içinde itibarsızlığa maruz kalmaması için koruyucu kurallar koyarak onu hep korumaya almıştır. Bu koruma kuralları sayesinde kadın, itibarini her yerde kolayca muhafaza etmiş, ailesi içinde ve toplumda hep hürmete layık halde kalmasını sağlamıştır.

Bu sebeple korumaya alınan kadının giyimi de erkekten farklı ölçülerle tespit edilmiştir. Nitekim kadın gibi görüntü cazibesine sahip olmayan erkeğin kapatması farz olan avret yeri; sadece (göbek ile diz kapağı )arasından ibaret kalırken, tümüyle cazip vücut görüntüsüne sahip olan kadında durum tam aksi olarak tespit edilmiş, kadının ( el-yüz-ayak) dışında başı da dahil tüm bedenini örtmesinin farz olduğu hem de ittifakla tespit edilerek hükme bağlanmıştır.

Böylece teşhirden uzak, tacizli bakışların baskısından mahfuz bir giyimin koruması içine alınan kadının, şaibeli bakışların taciz ve tasallutundan korunması sağlanmıştır. Hatta kadını koruyan bu giyimin iki koruma özelliği de ayrıca tespit edilerek şöyle ifade edilmiştir:

Teni gösterecek derecede ince olmamalı, vücut hatlarını belli edecek derecede de dar bulunmamalıdır!. Çünkü tenin rengini gösterecek incelikte, beden hatlarını da belli edecek darlıkta bir giyim, tacizli, tahrikli bakışları önlememekte, aksine daha da teşvik eder hale bile getirmektedir. Bundan dolayı Efendimiz (sas) Hazretleri, beden hatlarını belli edecek darlıkta ve teni gösterecek incelikte giyimden Rabbimizin razı olmadığını bildirdiği hadisinde buyurmuş ki:

Giyindiği halde giyinmemiş görüntüsünde olan kadınlar, tesettürsüz sayılırlar ALLAH yanında!

Hâlbuki cinselliği öne çıkarmayacak bollukta bir giyim içinde olan kadın kendini daha güvende hisseder, yabancı bakışların taciz ve tecessüsünden daha emin şekilde korunabilir. Böylece hem emrine uygun giyindiği için ALLAH’ın rızasını, hem de inanmış kulların şaibesiz hürmetini kazanmış olur.

Kaldı ki, koruyucu özelliğe sahip kadın giyiminin modası da tek ve dondurulmuş değildir. Kadının tercihine bırakılmıştır. Dilediği renkte, modada, biçimde ve zevkte giyimi tercih edebilir. Yeter ki, bakınca "beden hatlarını belli etmeyecek bollukta, teni göstermeyecek kalınlıkta" koruyucu bir giyim olsun Bu tarif içinde baktığımızda, pantolonun hanımlara ait giysi vasfına sahip olması için ya beden hatlarını dışa aksettirmeyecek bollukta olması yahut üstünden giyilen bir giyimle kabaları kapatılmış halde giyilmesi gereği anlaşılmaktadır.

Bu türlü giyimle kendini yabancı bakışlardan koruyan kadın, olanca cazibe ve çekiciliğiyle kendini yalnızca nikâhlısına saklar, beyinin beğenisine tahsis ve takdim eder. Böylece kadın beyinin dikkatini kendi üzerinde tutarak yuvasını korumayı hedef almakla kalmaz, yabancıların da dikkatini kendi üzerine çekmekten kaçınarak onların da aile bağını zayıflatan görüntü içinde olmaktan da kendini uzak tutmuş olur. Bundan dolayıdır ki, Efendimiz (sav) Hazretleri bir eline saf ipek kumaşı, diğer eline de altını alarak, "Bu iki ziynet eşyası ümmetimin erkeklerine haram; ancak kadınlarına helal kılındı!." buyurmuştur. Kadına bu ziynetler helal kılınmıştır.

Çünkü her kadın beyine karşı kullandığı ipek elbisesi, altın ziynetiyle beyinin dikkatini kendi üzerinde tutacak, kendisine ait ilgisini azaltacak bir bakımsızlık görüntüsü vermeyecektir ki, başkalarına göz kaymaları söz konusu olmasın da, toplumda başka aile de kendi nikâhlısıyla mutlu ve huzurlu yaşasın, öteki ailelerin mutluluğuna gölge düşüren bir görüntü vermesin, bakış içinde olmasınlar. Böylece İslam ailesi çevresinden emin şekilde kendi mutluluğunu yaşama emniyetine kavuşmuş olsun. Tarih boyunca olduğu gibi.

Bu bakış açısıyla baktığımızda tesettür hem şahsi, hem de komşu ve toplumu karşılıklı tahrikten koruyan özelliğe sahiptir. Kimseye zarar vermez, herkese faydası olur. Ancak kendini tesettürsüzlüğe alıştırmış olanlar bunu uygulamada zorlanabilirler. Elbette onlara da (yasayarak örnek olmanın dışında) bir ısrar ve iddiamız olmaz. Çünkü dinde zorlama yoktur. "Lâ ikrahe fiddin!" buyuruyor Rabbimiz. Doğru ile eğri artık açıklanmıştır. İnsanlar kendi iradeleriyle yapmalılar tercihlerini. (Bakara Sûresi 256).
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (26 Kasım 2010, 10:50:55)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

09 Kasım 2010, 10:26:41
AySİMa

Emekli

Onursal Üye

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1116

Mesaj : 6107

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1136 Mesajýna Toplam
1516 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #2 : 09 Kasım 2010, 10:26:41 »

  bacım güzel bi konuya deginmişsin RABBİM hakkıyla tesettürü giyenlerden eylesin bizi inşaALLAH 

Ama şimdi bakıyorumda dışardaki örtünen bacılarımıza  burdaki yazılanlarla hiç bagdaşmıyor malesef örtünmek artık bi moda olmuş inanki  neden niçin örtündüklerini tam olarak sanki bilmiyorlar yada işlerine gelmiyorlar yazık çok yazık inanki üzülmemek elde degil :(
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

11 Kasım 2010, 12:08:32
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2010, 12:08:32 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "

Kadının Yaratılışındaki Cazibesinin Gereği Olarak Tesettür

Tesettür, kadının yaratılışındaki cazibesinin koruyucu bir gereği olarak da incelenmektedir. Şöyle ki:

İslam’da kadın, özelliği olmayan cazibesiz yaratılmış bir varlık değildir ki mühimsenmesin de, giyim kuşamına koruyucu ölçüler getirilmesin, şurada burada birtakım taciz ve tahriklere maruz kalmasına basit olay olarak bakılsın.

İslam, kadına yüce bir makam vermiş, maruz kalacağı her takdirsizliği dikkate değer görmüş, kuracağı yuvada erkeğinin yanında, ailesinin içinde itibarsızlığa maruz kalmaması için koruyucu kurallar koyarak onu hep korumaya almıştır. Bu koruma kuralları sayesinde kadın, itibarini her yerde kolayca muhafaza etmiş, ailesi içinde ve toplumda hep hürmete layık halde kalmasını sağlamıştır.

Bu sebeple korumaya alınan kadının giyimi de erkekten farklı ölçülerle tespit edilmiştir. Nitekim kadın gibi görüntü cazibesine sahip olmayan erkeğin kapatması farz olan avret yeri; sadece (göbek ile diz kapağı )arasından ibaret kalırken, tümüyle cazip vücut görüntüsüne sahip olan kadında durum tam aksi olarak tespit edilmiş, kadının ( el-yüz-ayak) dışında başı da dahil tüm bedenini örtmesinin farz olduğu hem de ittifakla tespit edilerek hükme bağlanmıştır.

Böylece teşhirden uzak, tacizli bakışların baskısından mahfuz bir giyimin koruması içine alınan kadının, şaibeli bakışların taciz ve tasallutundan korunması sağlanmıştır. Hatta kadını koruyan bu giyimin iki koruma özelliği de ayrıca tespit edilerek şöyle ifade edilmiştir:

Teni gösterecek derecede ince olmamalı, vücut hatlarını belli edecek derecede de dar bulunmamalıdır!. Çünkü tenin rengini gösterecek incelikte, beden hatlarını da belli edecek darlıkta bir giyim, tacizli, tahrikli bakışları önlememekte, aksine daha da teşvik eder hale bile getirmektedir. Bundan dolayı Efendimiz (sas) Hazretleri, beden hatlarını belli edecek darlıkta ve teni gösterecek incelikte giyimden Rabbimizin razı olmadığını bildirdiği hadisinde buyurmuş ki:

Giyindiği halde giyinmemiş görüntüsünde olan kadınlar, tesettürsüz sayılırlar ALLAH yanında!

Hâlbuki cinselliği öne çıkarmayacak bollukta bir giyim içinde olan kadın kendini daha güvende hisseder, yabancı bakışların taciz ve tecessüsünden daha emin şekilde korunabilir. Böylece hem emrine uygun giyindiği için ALLAH’ın rızasını, hem de inanmış kulların şaibesiz hürmetini kazanmış olur.

Kaldı ki, koruyucu özelliğe sahip kadın giyiminin modası da tek ve dondurulmuş değildir. Kadının tercihine bırakılmıştır. Dilediği renkte, modada, biçimde ve zevkte giyimi tercih edebilir. Yeter ki, bakınca "beden hatlarını belli etmeyecek bollukta, teni göstermeyecek kalınlıkta" koruyucu bir giyim olsun Bu tarif içinde baktığımızda, pantolonun hanımlara ait giysi vasfına sahip olması için ya beden hatlarını dışa aksettirmeyecek bollukta olması yahut üstünden giyilen bir giyimle kabaları kapatılmış halde giyilmesi gereği anlaşılmaktadır.

Bu türlü giyimle kendini yabancı bakışlardan koruyan kadın, olanca cazibe ve çekiciliğiyle kendini yalnızca nikâhlısına saklar, beyinin beğenisine tahsis ve takdim eder. Böylece kadın beyinin dikkatini kendi üzerinde tutarak yuvasını korumayı hedef almakla kalmaz, yabancıların da dikkatini kendi üzerine çekmekten kaçınarak onların da aile bağını zayıflatan görüntü içinde olmaktan da kendini uzak tutmuş olur. Bundan dolayıdır ki, Efendimiz (sav) Hazretleri bir eline saf ipek kumaşı, diğer eline de altını alarak, "Bu iki ziynet eşyası ümmetimin erkeklerine haram; ancak kadınlarına helal kılındı!." buyurmuştur. Kadına bu ziynetler helal kılınmıştır.

Çünkü her kadın beyine karşı kullandığı ipek elbisesi, altın ziynetiyle beyinin dikkatini kendi üzerinde tutacak, kendisine ait ilgisini azaltacak bir bakımsızlık görüntüsü vermeyecektir ki, başkalarına göz kaymaları söz konusu olmasın da, toplumda başka aile de kendi nikâhlısıyla mutlu ve huzurlu yaşasın, öteki ailelerin mutluluğuna gölge düşüren bir görüntü vermesin, bakış içinde olmasınlar. Böylece İslam ailesi çevresinden emin şekilde kendi mutluluğunu yaşama emniyetine kavuşmuş olsun. Tarih boyunca olduğu gibi.

Bu bakış açısıyla baktığımızda tesettür hem şahsi, hem de komşu ve toplumu karşılıklı tahrikten koruyan özelliğe sahiptir. Kimseye zarar vermez, herkese faydası olur. Ancak kendini tesettürsüzlüğe alıştırmış olanlar bunu uygulamada zorlanabilirler. Elbette onlara da (yasayarak örnek olmanın dışında) bir ısrar ve iddiamız olmaz. Çünkü dinde zorlama yoktur. "Lâ ikrahe fiddin!" buyuruyor Rabbimiz. Doğru ile eğri artık açıklanmıştır. İnsanlar kendi iradeleriyle yapmalılar tercihlerini. (Bakara Sûresi 256).
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (26 Kasım 2010, 10:50:50)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

11 Kasım 2010, 12:10:02
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #4 : 11 Kasım 2010, 12:10:02 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "

Tesettür, gençliğimizin üzerinde ehemmiyetle durması gereken bir husustur.

Tesettür, yani avret yerlerini örterek gösterilmesi yasak olan kimselerden gizlemek, kadın-erkek bütün mü'minlere farzdır. Başkalarına gösterilmesi yasak olan yerlerini örtüp gizlememek, haramdır, büyük günahtır.

Ancak kadın ve erkeğin örtmesi gereken yerler farklıdır.

Erkekler için tesettür, dizleri ve göbekleri arasıyla sınırlıdır. Bunun dışında kalan bölgeleri açmalarında bir sakınca yoktur. Ancak giyimde edebe uygun olan, yaygın ve yerleşik usûle aykırı davranmamaktır. Bunun için sadece göbek ve dizler arasını kapatıp diğer bölümleri açıkta bırakan yaygın bir giyim şekli yoktur. Bu, sadece hamam ve benzeri yerlerde zaruretten kaynaklanmaktadır. Yaygın usûle göre erkeklerin giydiği elbiselerde kol, ayak ve başın dışında açık bir yer yoktur. Ne gariptir ki, asıl örtünmesi gereken kadın olduğu halde, bütün dünyada en kapalı giyinenler erkeklerdir.

Kadın için örtmesi gerekli olan yerler, el, yüz ve ayakları dışında kalan bütün vücududur. Ayrıca kadının vücut hatlarını belli eden dar bir elbiseyle örtünmesi câiz değildir. Çekici olmayan, bol bir elbise giymelidir.

Niçin tesettür bilhassa gençlik döneminde önemlidir?

Çünkü, gençlerin hızlı, hareketli ve gösterişi seven bir yapısı vardır. Gençler daha serbest hareket etmek, güzelliklerini göstermek, kurallarla kendilerini bağlamamak isterler.

Yaşlılık döneminde birçok kadının örtündüğü görülür. Çünkü gençlikten kaynaklanan duyguları zayıflamış, açılıp saçılmaya karşı bir istek kalmamıştır.

Ayrıca gençlik döneminde örtünmeye dikkat ederek, bu disiplini kendisine rehber eden bir genç kız, yaşı ilerledikçe çok rahat eder. Yoksa baştan kararlı olmayanlar ilerleyen yaşlarında da tesettüre gereken hassasiyeti ve ciddiyeti gösteremeyebilirler.

Tesettürün ehemmiyetini anlamak için iki âyet meâli verelim:

"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların hür ve iffetli hanımlar olarak tanınmaları ve eziyete uğramamaları için daha uygundur. ALLAH ise, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir." (Ahzab: 59)

"Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar. Zînetlerini ise görünmesi zarurî olan kısımlar müstesnâ, açığa vurmasınlar. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler. Kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kızkardeşlerinin oğullarından, mü'min kadınlardan, câriyelerden, cinsî iktidarı olmayan hizmetçilerinden ve şehvet çağına gelmemiş çocuklardan başkasına zînet yerini göstermesinler. Gizledikleri zînetleri belli olsun diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hepiniz ALLAH'a tevbe edin, ey mü'minler, tâ ki kurtuluşa eresiniz." (Nûr: 31)

Görüldüğü gibi ikinci âyette, "kimlere karşı tesettürlü bulunmak gerektiğini" belirtmek için çoğunluğu yakın akrabalardan oluşan uzun bir liste verilmektedir. Bunun anlamı, bu listede adı geçen kimseler karşısında açık-saçık bulunulabilir, demek değildir. Onların karşısında da, -diğerleri kadar olmasa da- edeb ve hayaya uygun bir kıyâfetle bulunmak gerekir.

Yüce Peygamberimiz de (a.s.m) tesettür hakkında şöyle buyurur:

"ALLAH çok hayâlı ve çok ayıp örtücüdür. Hayâyı ve örtünmeyi sever. Öyle ise biriniz yıkandığında avret yerini örtsün." (Ebû Davud, Hammam: 1; Vitr: 23)

Örtünmek, mâdem ki Rabbimizin kesin emridir ve ALLAH örtünenleri sevmektedir; bu hususta çok büyük gayret sarfetmemiz gerekir.

Tesettür, her ne kadar herkese farz ise de, genç kızlarımızı daha fazla ilgilendirmektedir. Genç kızlarımız tesettür konusuna büyük ehemmiyet vermelidirler. Çünkü, tesettüre uyan genç kardeşimiz, hem günahtan korunmuş, hem de iki kat sevap kazanmış olacaktır.

Birinci sevap, ALLAH'ın kesin emrine uyduğu içindir.

İkinci sevap ise, birçok konuda olduğu gibi bilhassa tesettürün ihmal edildiği bu âhir zamanda ona dört elle sarılması, onu lisan-ı hâliyle ders verip ilân etmesidir. Tesettüre uyan bir bacımız, hem örtüye karşı çıkanlara bir set oluşturmakta, hem de örtünen veya örtünmek isteyen kardeşlerimize cesaret vermektedir.

Örtünen kardeşimiz, kendisini kötü bakışlardan da korumuş olmakta, âdetâ örtüsü onun için bir kale olmaktadır. Zaten örtülü bir kimse lisân-ı hâliyle her türlü kötü niyeti reddettiği için çevresinden de saygı görür.

Eğer örtülüysek daha bir önem vermeliyiz. Henüz örtünmemişsek, kısa zamanda önemli bir karar vererek ALLAH'ın ve Resûlünün (a.s.m.) emrine uymalıyız.

Bu konuda eğer âilemizin ve çevremizin tepkisi olursa, sabırla göğüsleyelim. Onları rencide etmeyelim, ama inandıklarımızdan da tâviz vermeyelim. Eğer örtümüzden dolayı bizi ayıplayan, itip kakan olursa, aldırmayalım.

Çünkü, kabre yalnız gireceğiz. Bütün insanların korkup birbirinden kaçacağı haşir meydanında amellerimizle başbaşa kalacağız. Bize îmânımızdan ve hayırlı amellerimizden başka kimse yardım etmeyecek.

Önemli bir mesele de, tesettürün nasıl yapılacağıdır. Bu hususta, vücut hatlarını belli etmeyen geniş bir elbise, pardesü, manto ve başörtüsü kullanılmalıdır. Tesettür şartlarını yerine getirdikten sonra ne giyilirse giyilsin yeterlidir.


CeMiL ToKPıNaR
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (26 Kasım 2010, 10:50:46)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

11 Kasım 2010, 12:11:47
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #5 : 11 Kasım 2010, 12:11:47 »

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür "

Kalabalıkta özellikle o dikkat çekiyor. Yakası açık bırakılmış, kolları kısa tutulmuş, eteğinin ucu yukarıda bırakılmış, beli daraltılmış elbisesi değil dikkat çeken. Elbiseden taşan beden parçaları..

O elbiseyi özenerek seçmiş olmalı. "Üzerinde güzel duracak"  demiş olmalılar. "Bana yakışacak"  diye umutlanmış olmalı. Ama hoyrat bakışlar, elbiseyi değil, elbiseden arta kalan kısımları süzüyor.

Öylesine yok gibi ki elbise hepten çıplak kalmak istediğini haykıran bedenin üzerinde "engel" gibi duruyor. Bedenin tamamlayıcı parçası değil, "fazlalık" gibi görünüyor.

Bakılsın diye oradaydı bedeniyle. Bakıldıkça varolacağına inandırılmıştı. Bir tür bakılma açlığı ile donanmış olmalıydı. Farkında olmadan, diğer gözlerin "nesne"si haline getirilmişti. Öyle bir nesne ki, üzerine bakış düşmediğinde karanlıkta kalıyordu. Gözler üzerinde olmadığında kıymetini kaybettiğini sanıyordu.

Gözlerin kayması için açıkta bırakılmış bir bedene, teşhir etme niyeti de eşlik ederse,-bu niyetle bakılanın gözleri de sizin bakan gözlerinize kilitlenmişse- kendi içinde tutarlı bir sahne seyredersiniz.

Seyredilmek isteyen bir ruh ve seyredilen bir beden, birbiriyle yan yana, kardeşçe oturuveriyorlardır: Sorun yok gibidir. Ama çıplak bırakılmış bedene, içindeki ruh başka telaşlar peşinde koştururken gözünüz kaydığında, mağdur edilmiş bir beden buluyorsunuz karşınızda.

Uçağa yetişme telaşının sardığı, tatilden dönme hüznünün hükmettiği bir ruhun ardı sıra yürüyen, hâlâ daha plaj kıyafetine takılmış bir beden, gözünüzün önünde, birdenbire çıplaklaşıyor, topraklaşıyor, et ve kemik soğukluğuna düşüyor. "Açılmış" değil "açıkta bırakılmış" oluyor.

Onu o çıplaklığa özendiren tüketim mekanizmalarıyla paketlenmiş, onu açıklık içinde utanmaktan alıkoyan ısrarlı teşviklere sarılmış bir cesedi sürüklüyor ardı sıra. Kadın bedeninin özellikle sivriltilmiş birkaç detayına indirgenmiş bir kişilik sergisine icbar edilmiş, zorlanmış, itilmiş oluyor.

Özel bir insan olarak yaratılmış, yüzü özel, duyguları biricik, kalbi bi'tane, varlığı müstesna bir kadını, "her kadın gibi" eyleyen, "herhangi bir kadın" gibi "den den"leştiren, sıradan bir serinin modüler parçası kılan sürecin ucuna yerleşiyor: Kalça hareketleri kadar var olan bir kadın. Göğüs dekoltesi kadar öne çıkan bir kadın. Yüzünden çok belden aşağısı muhatap alınan bir kadın. Kişiliği dişiliğine kilitlenmiş bir kadın.

Mağlup, mağdur, mazlum o. Kendi rızasının şimdi ve burada olması bir şeyi değiştirmiyor. Kendi rızasını iptal eden, kendi iradesini unutturan, utanma duygusunu uykuya yatıran hayli uzunca, karşı konulmaz ve sistemli bir ikna sürecinin kurbanı..

Ara sıra, varlığını hatırlatan o kadınsı irade, o utanç duygusu hiç uzamayacak eteğini refleksif bir hareketle çekiştirtiyorsa da ona; nafile.

Bedeni üzerine yapışmış gözleri kabullenen, yaban bakışları evcilleştiren bir çaresizlikle oturduğu yerde oturtuyor onu görünmez bir iktidar. Alnına boncuk boncuk dizilmeye hazırlanan utancını müşfik bir el hareketiyle siliveriyor. Bir anda çıplak olarak yakalandığını hissettiği o nadir şaşkınlık anlarında gözlerini kurnazca kapatıveriyor. Sakinleştiriyor onu, uysallaştırıyor, hırçınlığını gideriyor.

Kendinden uzağa düşürüyor kadını çıplaklık. "Kendine özel", "sahici" ve "sahih" bakışlar arıyor boşuna. Baştan ilan edilmiş bir sadakatsizlik vardır çıplak bedende.. "Bakan sadece sen değilsin ki bana!" "Ben bütün bakışlara açı(ğı)m." "Bunca bakanım var benim." "Sen de kim oluyorsun?"

Galip gibi duruyor ama mağlup. Zulmediyor görünüyor ama mazlum. Kadir kıymet bilmiyor ama kadir kıymeti de bilinmiyor. Mağdur ediyorken mağdur ediliyor.

"Açık"ta bırakılmış kadın, sırf şehvet üzerinden tanımlanıyor. "İnsan"da olan ama tümüyle "insan" olmayan bir şehvet üzerinde dikelmeye zorlanıyor. Böylece, "dişi" yanı "kişi" yanına galip getiriliyor.

Olan "kişi"ye oluyor. Önce ve hep "insan" olan kadın, bedeninin kıvrımlarına sürgün ediliyor, teninin sığlıklarında hapis tutuluyor. Kadın ruhu, kadın bedeninin altında eziliyor.

Örtünmek, kişiliğini dişiliğinin üstüne koymaktır. Kendini sonsuza saklamaktır. Kadınsı merhameti, kadınsı inceliği, kadınsı zerafeti ipekten tüller ardına saklayıp inci gibi büyütmektir örtünmek.

"Tesettürsüzlük nedir?" diye sorsaydınız bana, "Kadının dişiliğini kişiliğinin önüne geçiren her haldir" derdim... Bir "kişilik tutulması"... Bir "kadınlık eklipsi"... Ay tutulur ya hani dünyanın gölgesi üzerine düştü diye. Dişiliğin kişiliği gölgede bırakıp kadın ruhunu gözden kaçırdığı bir tür eklips hali bu.. Saçları kapatmaktan fazlası: Kadın ruhunun bedenle kapatılması...

Senai DEMİRCİ
Logged
Nakş-ı Gül Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: AySİMa (26 Kasım 2010, 10:50:40)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

26 Kasım 2010, 10:50:35
AySİMa

Emekli

Onursal Üye

*


Üye No : 962

Nerden : istanbul

Konu  : 1116

Mesaj : 6107

. Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz..

1136 Mesajýna Toplam
1516 Kere Teþekkür Edildi

1 Mesajýna Toplam
1 Kere Karma Verildi
Offline
« Yanıtla #6 : 26 Kasım 2010, 10:50:35 »

bacım       inşALLAH tesettürü tam anlamayıyla  örtenlerden eylesin ALLAH bizi 

dışarı baktıgımızda yeni tesettür anlayışı çıkmış hiçbir şekilde yukarda yazılanla hiçbir alakası olmaya örtünme var ne yazıkki merak ediyorum onlar nerden almışlar bu  şekilde örtünme fetvasını hiçmi okumuyorlar KURANI nasıl örtünecegini anlatıyor zaten yazı çok yazık ALLAH hakkıyla örtünenlerden eylesin inşALLAH o bacılarımızı ,kardeşlerimizi
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Dosyası, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Belgesi, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Programı, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Oyunları, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Download, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Resimleri, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Hikayeleri, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Haberleri, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " İndir, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Yükle, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Videosu, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Arşivi, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " Albümü, Haftanın Konusu " Başörtüsü & Tesettür " ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3