• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? konusu, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? programı, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? forumu, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? program yükle, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? download, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? hikayeleri, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? resimleri, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? haber, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? yükle, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? videosu, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 1 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 643 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi??  (Okunma Sayısı 643 defa)
 
27 Ağustos 2010, 01:18:14
H-u-r-i-y-e

Etkin Üye

**


Üye No : 14485

Nerden :

Konu  : 24

Mesaj : 120


23 Mesajýna Toplam
38 Kere Teþekkür Edildi
Offline
« : 27 Ağustos 2010, 01:18:14 »

Hadis Nedir ? Dindeki Yeri Ve önemi ?

"Hz. Peygamber (s.a.s)'in sözleri, fiilleri, takrirleri ile ahlâkî ve beşerî vasıflarından oluşan sünnetinin söz veya yazı ile ifade edilmiş şekli. Bu mânâda hadis, sünnet ile eş anlamlıdır,

Hadis kelimesi, "eski"nin zıddı "yeni" anlamına geldiği gibi, söz ve haber anlamlarına da gelir. Bu kelimeden türeyen bazı fiiller ise haber vermek, nakletmek gibi anlamlar ifade eder. Hadis kelimesi, Kur'ân'da bu anlamları ifade edecek biçimde kullanılmıştır. Sözgelimi, "Demek onlar bu söze (hadis) inanmazlarsa, onların peşinde kendini üzüntüyle helak edeceksin" (el-Kehf, 18/6) âyetinde "söz" (Kur'ân); "Musa'nın haberi (hadîsu Musa) sana gelmedi mi?" (Tâhâ, 20/9) ayetinde "haber" anlamına gelmektedir. "Ve Rabbinin nimetini anlat (fehaddis)" fiili de "anlat, haber ver, tebliğ et" anlamında kullanılmıştır.

Hadis kelimesi zamanla, Hz. Peygamber'den rivayet edilen haberlerin genel adı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Kelime, bizzat Rasûlullah (s.a.s) tarafından da, bu anlamda kullanılmıştır. Buhârî'de yeralan bir hadîse göre Ebû Hüreyre, "Yâ Rasûlullah, kıyamet günü şefâatine nail olacak en mutlu insan kimdir?" diye sorar.

Hz. Peygamber şöyle cevap verir: "Senin "hadîse" karşı olan iştiyakını bildiğim için, bu hadis hakkında herkesten önce senin soru soracağını tahmin etmiştim. Kıyamet günü şefaatime nail olacak en mutlu insan, "La ilahe ill" diyen kimsedir" (Buhârî, ilim; 33).

Hadisin Dindeki Yeri ve Önemi:

Rasûlullah (s.a.s), ALLAH'tan aldığı vahyi yalnızca inanlara aktarmakla kalmamış, aynı zamanda onları açıklamış ve kendi hayatında da tatbik ederek müşahhas örnekler hâline getirmiştir. Bu nedenle O'na "yaşayan Kur'ân" da denilmiştir. İslâm bilginleri genellikle, dinî konularla ilgili hâdislerin ALLAH tarafından Hz. Peygamber'e vahyedilmiş olduklarını kabul ederler; delil olarak da, "O (Peygamber), kendiliğinden konuşmaz; O'nun sözleri, kendisine inderilmiş -vahiyden başkası değildir" (en-Necm, :3-4) âyetini ileri sürerler. Ayrıca, "Andolsun ki; ALLAH, mû'minlere büyük lütufta bulundu. Çünkü, daha önce apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorlarken, kendi araladan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderdi" (Âlu Irnrân, 3/164) âyetinde sözü edilen "hikmet" kelimesinin, "sünnet" anlamında olduğunu da belirtmişlerdir. Nitekim, Hz. Peygamber ve O'nun ashabından nakledilen bazı haberler de, bu gerçeği ortaya koymaktadır.

Rasûlullah'tan (s.a.s) şöyle rivayet edilmiştir: "Bana kitap (Kur'ân) ve bir de onunla birlikte, onun gibisi (sünnet) verildi" (Ebû Dâvûd, Sünen, II, 505). Hassan İbn Atiyye, aynı konuda şu açıklamayı yapmıştır: "Cibrîl (a.s.) Rasûlullah (s.a.s)'e Kur'ân'ı getirdiği ve öğrettiği gibi, sünneti de öylece getirir ve öğretirdi" (İbn Abdilberr, Câmiu'l Beyâni'l-ilm, II, 191).

Yukarıda zikredilen âyet ve haberlerden de anlaşılacağı gibi, Kur'ân ve hadîs (daha geniş ifadesiyle sünnet), ALLAH (c.c.) tarafından Rasûlullah (s.a.s.)'a gönderilmiş birer vahiy olmak bakımından aynıdırlar. Şu kadar var ki; Kur'ân, hadîsin aksine, anlam ve lâfız yönünden bir benzerinin meydana getirilmezliği (i'câz) ve Levh-i Mahfûz'da yazı ile tesbit edildiği için, ne Cibrîl (a.s.)'in ve ne de Hz. Peygamber'in, üzerinde hiçbir tasarrufları bulunmaması noktasında hadîsten ayrılır. Hadîs ise, lâfız olarak vahyedilmediği için, Kur'ân lâfzı gibi mu'ciz olmayıp, ifade ettiği anlama bağlı kalmak şartıyla sadece mânâ yönüyle nakledilmesi caizdir.

Hz. Peygamber'den hadîs olarak nakledilen, fakat daha ziyade, O'nun (s.a.s) sade bir insan sıfatıyla, dinî hiçbir özelliği bulunmayan, günlük yaşayışıyla ilgili sözlerinin, yukarıda anlatılanların dışında kaldığını söylemek gerekir. O'nun (s.a.s.) bir insan sıfatıyla hata yapabileceğini açıklaması (Müslim, Fedâil, 139-140-141) bunu gösterir. Nitekim bazı ictihadlarında hataya düşmesi, bu konularda herhangi bir vahyin gelmediğini gösterir. Ancak bu hataların da, bazan vahiy yolu ile düzeltildiği unutulmamalıdır.

Vahye dayalı bir fıkıh kaynağı olarak hadis, Kur'ân karşısındaki durumu ve getirdiği hükümler açısından şu şekillerde bulunur:

1. Bazı hadisler, Kur'ân'in getirdiği hükümleri teyid ve tekit eder. Ana-babaya itaatsizliği, yalancı şahitliği, cana kıymayı yasaklayan hadisler böyledir.

2. Bir kısmı hadisler, Kur'ân'ın getirdiği hükümleri açıklar, onları tamamlayıcı bilgiler verir. Kur'ân'da namaz kılmak, haccetmek, zekât vermek. emredilmiş, fakat bunların nasıl olacağı belirtilmemiştir. Bu ibadetlerin nasıl yapılacağını hadislerden öğreniyoruz.

3. Bazı hadisler de, Kur'ân'ın hiç temas etmediği konularda, hükümler koyar. Hadîsin başlı başına müstakil bir teşri' (yasama) kaynağı olduğunu gösteren bu tür hadislere, ehlî merkeplerle yırtıcı kuşların etinin yenmesini haram kılan, diyetlerle ilgili birçok hükmü belirten hadisler. örnek olarak verilebilir.

Buraya kadar anlatılanlar, hadîsin (sünnet) İslâm dinindeki önemli yerini gözler önüne sermektedir. Din açısından, Kur'ân'dan hemen sonra gelen bir hüküm kaynağı olarak hadislere gereken önemin verilerek Hz. Peygamber'in sünnetine uyulması, başta ALLAH (c.c.) olmak üzere, O'nun Rasülü Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından da çok kesin ifadelerle emredilmiştir. Bu konuda Kur'ân'da şu ayetlere yer verilmiştir: "Ey Peygamber de ki: Eğer ALLAH'ı seviyorsanız, bana uyunuz ki; ALLAH da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın" (Âlu imrân, 3/31);

"Ey Peygamber de ki: ALLAH'a pevgamber'e itaat ediniz. Eğer yüz çevirirseniz, biliniz ki ALLAH kâfirleri sevmez" (Âlu Imran, 3/32;

"ALLAH'a ve Peygamberlere itaat ediniz, umulur ki rahmet olunursunuz" (Âlu İmrân, 3/132);

"Peygamber size neyi getirmişse onu alın, neyi yasaklamışsa ondan sakının" (el-Haşr, 59/7).

Görüldüğü gibi bu âyetlerde, Rasûlullah (s.a.s)'e itaat, ALLAH'a (c.c.) itaat ile birlikte emredilmiş, hatta Peygamber (s.a.s)'e itaatin ALLAH'a (c.c.) itaat demek olduğu açıkça belirtilmiştir.

Rasûlullah (s.a.s) da bir hadîsinde: "Şunu kesin olarak biliniz ki, bana Kur'ân ve onunla beraber onun bir benzeri (sünnet) daha verilmiştir. Karnı tok bir halde rahat koltuğuna oturarak;' Şu Kur'an'a sarılın; O'nda neyi helâl görürseniz onu helâl, neyi koram görürseniz onu da haram kabul ediniz' diyecek bazı kimseler gelmesi yakındır. Şüphesiz ki, ALLAH Rasûlünün haram kıldığı şey de ALLAH'ın haram kıldığı gibidir" (Ebû Davûd Sünnet, 5; ibni Mace, Mukaddime, 2; Ahmed b. Han-bel, Müsned, 1V.131) buyurarak, sünnetini küçümseyip dinden ayırmak isteyenlere karşı müslümanları uyarmış ve dinin sünnetsiz düşünülemeyeceğini vurgulamıştır.

Nitekim, Hz. Peygamber'in burada geleceğini ikaz ettiği kişi ve gruplar Hicri birinci ve ikinci asırlarda ve bir de XlX-XX. asırlarda müsteşriklerin etkisiyle, Hindistan (Ehl-i Kur'an Cemiyeti) ve Mısır'da (Tevlik Sıdkı, Mahmud Ebû Reyye) ortaya çıkmış, fakat bunların hadis ve sünnete hiçbir etkisi olmamıştır." (Şamil İslam Ans. Hadis Başlığında: İsmail Lütfi Çakan, sh:109-110) 
     
Logged
H-u-r-i-y-e Nickli Üyemize Teþekkür Eden 2 Kullanýcý: Nakş-ı Gül (29 Ağustos 2010, 02:30:12), islaminesil (27 Ağustos 2010, 16:21:17)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

29 Ağustos 2010, 02:31:52
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 29 Ağustos 2010, 02:31:52 »

    
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Dosyası, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Belgesi, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Programı, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Oyunları, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Download, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Resimleri, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Hikayeleri, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Haberleri, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? İndir, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Yükle, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Videosu, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Arşivi, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? Albümü, Hadis Nedir?? Dindeki Yeri Ve önemi?? ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3