(Mihrimah)

Onursal Üye



Üye No : 9
Yaş : Yok
Nerden : İSTANBUL
Konu  : 1913
Mesaj : 7875 
İnsan sürekli okunan bir cümledir..
1517 Mesajýna Toplam 2531 Kere Teþekkür Edildi
4 Mesajýna Toplam 4 Kere Karma Verildi
|
 |
« : 08 Nisan 2011, 00:29:04 » |
|
Belkı bugün zaman degişti,asır başkalaştı ama ey Nebi ! İnan bir isim, bir de resimler farklı.Yaşadıklarımız, yaşadıklarının adeta bır kopyası ,fark görülmüyor
Ancak bir farkımız var : temsilde kusurluyuz ey Nebi Anlamadık ve en kötüsüde anlamış göründük. Dolayısıyla anlatamadık kendımızı: kendimiz olamadık Belkı bır çogumuz,ilk günlerde sana arkadaşlık edenlerden bile çok şey biliyoruz: Bilmek yetmiyor ki!. Hani mus’ab metaneti,nerede habbab sabrı? Kaplarımız çok dar ve gerçekten bizler,aceleciligin kurbanlarıyız .
‘Dikensiz gül bahçesinde bülbülle hoş sohbet muhal gözüküyor’
Hassasiyetımız Abdulmuttalıb ‘inkine denk olsaydı bu gün, Ebrehe delik deşikti, bütün ordusuyla. Hamza gibi bir irade koyabilseydik ortaya, aslanlık taslayanlar çekilecekti yuvalarına .
Arif Nihat’ın dedigi gibi: Diller,sayfalar,satırlar,Ebu Leheb öldü dese de Ya Muhammed! Ebu Leheb ölmedi.Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor.
Bugün nice cehalete babalık yapıp ateşe saltanat kuranlar, Sana olan kinlerini sel edip akıtmak istiyorlar, Şayet Ebu Bekirlerin,Aliler’in olup karşılarında meydan okuyan bir Ömer tavrı alabilseydik, Yadına hasret dudaklar,çorak toprak misali çatlamaktan çoktan kurtulmuş olacaklardı.
Getirdigin hakikatlerbugün herkes için bir ümit kaynagı: İçmek istiyorlar pınarlarından kana kana . Seni, Yolundaki bir başka Sen le tanıyanlar,gözü yaşlı ruhbanlar misali yolcularına tanıklık edıyorlar bugün. Yoluna baş koyanların tekerine taş koymak istesede nadanlar,’’bizi şahitlerinden kıl’’dercesine yoluna gül döken gözü yaşlı kıssislerin var artık.
Seninle bugün o kadar bütünleştik ki ey Nebi! Gündüzlerimizde dolaşman,ümidimiz oldu Şenlenen gecelerimizle şahlandık. Ne olur, Gözlerimizi açtıgımızda kaybolan bir hayal olmasın bu. Dünyamızı yalnız bırakmadıgın gibi,livanın vüs’atinde bize de yer ayır ey Rasul
Miraç’taki seyr u seferini hatırlıyoruz: Hayat boyu kusursuz vazifesini yapmasına ragmen yanında hiç ümmeti olmayan peygamberden bahsedıyorsun Kalpler taşlaşmış ve nebinin mesajına kulak tıkamışlardı. Birde bugünler……yarınlar…. Risaletin mührü sensin O yol seninle nihayet buldu Bak bu gün Senin izinde kurtuluş arayanların etrafındaki onlar,yüzler,binler,halkalanmış Sana,her bir beldeden derlenmış gülden birer buket takdim ediyorlar Ve bizler bunu görünce heycanlanıyor ve zeminin bu kadar musait hale geldigi dönemde, Hala silkinip üzerimizden atamadıgımız ataletimizden hicap duyuyoruz….
Çogu zaman üzsek te Seni, bir inayet eliyle hep meltemlerle serinledik: Saganaklar rahmet oldu, indi üzerimize ve biz, bütün kusurumuza ragmen hep yoklukta varlığın tecellilerine mazhariyet yaşıyoruz …
Çektiğini çekemedik: Ancak yinede lutüflar dünyasında gül deriyoruz Elimize batan dikenler mi?. Seninkiler yanın da ne ki? Bunlar da ,yarın yem olmamak için atmacaya, serçenin önüne konulmuş birer cebri lütuf degil mi? Getirdigin mesaj : ‘ Çektiklerini çekmeden Cennetin kolay olmadıgını haykırıyor’ Evet Ne Cennet ucuz ne de Cehennem lüzumsuz…. Seni, sevgini ve sevenlerini aleme haykırırken bu gün, ne dişimiz kırıldı ne de başımız . Yoksa cenneti biz burada mı yaşıyoruz….
|