• Ana Sayfa
  • Ara
  • Yardım
  • Ara
  • Giriş Yap
  • Kayıt
  • Ara
  • Ara
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Yaşayan Allah Dostları

Kullanıcı Adı  
Şifre
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Ey iman edenler, zandan çok kaçının konusu, Ey iman edenler, zandan çok kaçının programı, Ey iman edenler, zandan çok kaçının forumu, Ey iman edenler, zandan çok kaçının program yükle, Ey iman edenler, zandan çok kaçının download, Ey iman edenler, zandan çok kaçının hikayeleri, Ey iman edenler, zandan çok kaçının resimleri, Ey iman edenler, zandan çok kaçının haber, Ey iman edenler, zandan çok kaçının yükle, Ey iman edenler, zandan çok kaçının videosu, Ey iman edenler, zandan çok kaçının yandex
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 145 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ey iman edenler, zandan çok kaçının  (Okunma Sayısı 145 defa)
 
07 Ekim 2011, 16:18:26
Nakş-ı Gül

Administrator

Onursal Üye

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6727

Mesaj : 29284


5074 Mesajýna Toplam
7477 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline
« : 07 Ekim 2011, 16:18:26 »

Ey iman edenler, zandan çok kaçının;

ALLAH insanların alaycı, şımarık, kendini beğenmiş, yalancı olmasını yasaklamıştır. Dürüst, yumuşak huylu, alçakgönüllü, doğru sözlü olmak ALLAH'ın hoşuna giden çok önemli özelliklerdir.

İnsan genellikle çevresinden etkilenir. Kötü arkadaşları varsa o insan da onların kötü davranışlarının etkisinde kalabilir. Oysa ALLAH'a inanan, ALLAH'ın daima kendisini gördüğünü bilen bir insan, ortam ne olursa olsun daima doğru hareketlerde bulunur. Yanlış davrananlara da güzel örnek olur.

ALLAH sabırlı insanları da çok sever. Ancak sabretmek denince aklınıza sadece bazı konularda sabretmek ya da sabırsız konuşmalar yapmamak gelmesin. Çünkü Kuran'da bildirilen, sadece zorluklar karşısında değil, aksine insanın yaşamının her anında olması gereken sabırdır. İman etmiş bir insanın sabrı kişilere ya da o anki olaylara göre değişmez. Örneğin ALLAH korkusu zayıf olan bir insan, menfaat elde edeceği bir kişiye güzel davranırken çıkarları olmayan insanlara karşı ters tavırlarda bulunabilir. Ancak iman eden insan böyle kötü bir ahlak göstermekten şiddetle kaçınır. Başkaları nasıl davranırsa davransın hep güzel karşılık verir. Öfkelense bile öfkesini yener ve bu halini hiç değiştirmez yani sabreder.

ALLAH bir ayetinde sabırda yarışmayı emretmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki bu ayet şöyledir:

Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, (sınırlarda) nöbetleşin. ALLAH'tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz. (Al-i İmran Suresi, 200)

ALLAH bize Kuran'da peygamberlerin sabırlı olmalarını güzel bir örnek olarak vermiştir. Örneğin hatırlarsınız, Eyüp Peygambere isabet eden sıkıntı çok uzun sürmüştür. Fakat bu değerli insan sabredip ALLAH'a dua etmiştir. Ve ALLAH ona iyileşmesi için yol göstermiştir.

Nuh Peygamber de gemi yaparken kendisi ile alay edenlere karşı sabretmiş, onlara güzellikle davranmış, hep sakince ve güzel sözlerle öğüt vermiştir. Bunlar peygamberlerin yaşadıkları güzel sabır örnekleridir. ALLAH sabreden kullarını sevdiğini pek çok ayetinde bildirmiştir.

ALLAH gösteriş yapan kibirli insanları ise sevmediğini bildirmiştir. İnsanların hepsinin maddi durumu aynı değildir. Kiminin güzel bir evi ve arabası vardır. Kiminin de hiçbir şeyi olmayabilir. Ama önemli olan güzel ahlaklı olmaktır. Örneğin iyi kıyafeti var diye arkadaşlarına karşı üstün olduğunu zannetmek, onları küçük görmek ALLAH'ın hoşuna gitmeyen davranışlardandır. Çünkü ALLAH insanları dış görünüşlerine göre değil, imanlarına göre değerlendirmeyi emretmiştir.

ALLAH için üstünlüğün ölçüsü zenginlik, gösterişli olmak, çok kuvvetli olmak, güzellik, yakışıklılık değildir. ALLAH o insanın Kendisini ne kadar sevdiğine, ne kadar itaat ettiğine, Kuran ahlakını ne kadar yaşadığına göre insanları değerlendirir. Üstünlük bu değerlerle belli olur. Kuran'da bununla ilgili olarak Karun adında bir kimsenin durumu bizlere ders olsun diye anlatılmıştır.

Karun çok zengin bir adamdır. O kadar zengindir ki sahip olduğu şeylerin sadece anahtarlarını taşımak için bile birçok insan gerekmektedir. Etrafındaki halktan cahil kişiler ona imrenerek bakmakta, onun yerinde olmayı istemektedirler. Ancak Karun ALLAH'ın sözünü dinlemeyen, çok kibirli ve kendini beğenmiş bir insandır. Bütün bu zenginliği kendisine ALLAH'ın verdiğini kabul etmemektedir. Bunun üzerine ALLAH ona öyle bir felaket vermiştir ki, bir gecede malıyla beraber yok olmuştur. Onun yerinde olmak isteyenler bu sefer "iyi ki onun durumuna düşmedik" diye sevinmişlerdir. ALLAH'ın onu cezalandırdığını anlamışlardır. Karun bu tür kötü kişilerin bir örneği olarak Kuran'da şöyle anlatılır:

Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü ALLAH, şımararak sevince kapılanları sevmez." (Kasas Suresi, 76)

Kuran'da, ALLAH'ın sevmediği bildirilen davranışlardan biri de "dedikodu yapmak", "başkalarını çekiştirmektir". Birisi hakkında dedikodu yapmak, onun kusurlarını başkasına anlatıp çekiştirmek, onu eğlence konusu yapmak ALLAH'a inanan bir insanın yapmaması gereken davranışlardandır. ALLAH bir kimseyi arkadan çekiştirip dedikodusunu yapmayı Kuran'da yasaklamıştır. Bu konu ayette şöyle belirtilmektedir:

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. ALLAH'tan korkup-sakının. Şüphesiz ALLAH, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir. (Hucurat Suresi, 12)

Görüldüğü gibi ALLAH ayette, bir kimseyi arkasından çekiştirmenin, ölü kardeşinin etini yemek kadar iğrenç bir şey olduğunu belirtmektedir.

ALLAH, güzel ahlak özelliklerini, günlük hayatımız içinde uygulamamızı emretmektedir. Aslında hayatımız, ALLAH'ın bize gösterdiği doğru yolu izlemek için bize verilmiş bir fırsattır. Günümüzde insanların çoğu bu gerçekten habersizdir. ALLAH'ın emir ve öğütlerine uymak yerine, kendilerine başka yol göstericiler ararlar. Seyrettikleri filmlerin, dinledikleri şarkıların etkisinde kalarak yanlış ahlak anlayışları geliştirirler. Örneğin bir filmdeki acımasız ve kendini beğenmiş bir kahramanı izleyen gençlerin, sokağa çıktıklarında bu kişiye özenerek benzer davranışlar sergilediklerini görebilirsiniz. Böyle yaparak aslında büyük bir hata yapmış olurlar.

Akıllı ve samimi bir insan, her zaman ALLAH'ın hoşnut olacağı şekilde davranışlarda bulunur. Basit insanlara, basit davranışlara özenmez. Özenmemiz ve örnek almamız gereken insanlar, ALLAH'ın elçileri olan peygamberlerdir. Göstermemiz gereken ahlak ise, ALLAH'ın bizim için seçip beğendiği güzel ahlaktır. Bu ahlak, merhametli, şefkatli, bağışlayıcı, mütevazi (alçak gönüllü), sabırlı, itaatli olmayı gerektirir. İnsanlarla basit konular yüzünden tartışıp kavga etmek yerine, alttan almayı, yatıştırıcı ve hoşgörülü olmayı gerektirir. Anne ve babamıza karşı isyankar ve saygısız olmak yerine, onlara karşı daima itaatli ve terbiyeli olmayı gerektirir. ALLAH anne ve babaya olan saygının önemini Kuran'da şöyle bize bildirmektedir:

Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki:

"Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge." (İsra Suresi, 23-24)

Anne babamıza karşı gelmemek, onlara "öf" bile dememek, onlara karşı hep merhametli ve yumuşak huylu olmak, ALLAH'ın bizden istediği önemli bir özelliktir. Böyle davranmak, hem ALLAH'ın sevgisini bize kazandıracak, hem de günlük hayatımızda çok daha mutlu ve huzurlu olmamızı sağlayacaktır.

Tüm bu güzel ahlak özellikleri, dinin yaşanmasıyla mümkün olur. Dinsiz insanların güzel bir ahlak göstermeleri ve bunda kararlı yani sabırlı davranmaları ise imkansızdır. Siz bu insanların durumuna düşmekten şiddetle sakının. ALLAH'ın Kuran'da bildirdiği; "Yoksa siz, ALLAH, içinizden cehd edenleri (çaba harcayanları) belirtip-ayırdetmeden ve sabredenleri de belirtip-ayırdetmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?" (Al-i İmran Suresi, 142) ayetini bir an bile unutmayın. Sabırlı, alçakgönüllü, cömert, fedakar, kısacası güzel ahlaklı olduğunuzda ALLAH'ın sizi daha çok seveceğini ve size verdiği nimetlerini artıracağını da sakın unutmayın.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Ey iman edenler, zandan çok kaçının Dosyası, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Belgesi, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Programı, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Oyunları, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Download, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Resimleri, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Hikayeleri, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Haberleri, Ey iman edenler, zandan çok kaçının İndir, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Yükle, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Videosu, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Arşivi, Ey iman edenler, zandan çok kaçının Albümü, Ey iman edenler, zandan çok kaçının ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus

// ]]>

-


Siyah Zemin Theme 2010 Design By goKhaN-c3