f Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri
logo
Kullanıcı Adı
Şifre:

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri oyunları, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri programı, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri oyunu indir, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri program yükle, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri download, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri hikayeleri, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri resimleri, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri haber, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri yükle, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri videosu, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri msn eklentisi, şarkı sözleri
Cevap SayısıCevap Sayısı: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 621 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri  (Okunma Sayısı 621 defa)
 
13 Mart 2010, 16:26:48
*HaZaN*

Emekli

*


Üye No : 321

Nerden : sadece bir kul

Konu  : 507

Mesaj : 4560

Gül kadrin diken değil Çileyi çeken bilir

660 Mesajýna Toplam
959 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« : 13 Mart 2010, 16:26:48 »

Dini ilimlerin yanısıra, pozitif bilimlerdeki başarılı çalışmaları ve tespitleri günümüzde bile hayranlıkla izlenilen büyük alim.. Hiç bir bilim adamının yapamadığını başarmış, ve sayısız bilim dalında şaşırtıcı çalışmalar yürütmüştür. İşte Büyük Alim ile ilgili sempozyumdan notlar.

İbrahim Hakkı Hz.’nde Din ve İlim Sentezi :

      İlim kainatta hakim olan muhteşem nizamı keşfetme gayretidir. Bu muhteşem nizam ise, yaratanın bin bir isimlerinin tecellilerini aksettirmektir. Bu tecellileri keşfederek yaratanı tanımak insanın yaratılışındaki gayenin ta kendisidir. Bu sebepten İslam, yerinde kullanılan ilmi en makbul bir ibadet saymıştır. Ve yine bu sebepten şimdi ilim dünyasının takdir ve hürmetle andığı Müslüman alimler, ilimle birlikte dindarlığın da zirvesine çıkmışlardır.

     İşte bu asır önce İlimizin Tillo Kasabası’nda yaşamış ve yetişmiş bulunan İbrahim Hakkı Hz. böyle müstesna ilim ve fikir adamlarından biridir.

   Bu mübarek zatın ilmi şahsiyetini tahlile tabi tuttuğumuzda din ilimleri ile fen ilimlerini en iyi şekilde birleştirdiğini imtizaç ettirdiği ve bunun şahsiyetinde bir sentez haline getirdiğini görürüz.

     İbrahim Hakkı Hz. bu ilmi şahsiyeti kazanmak üzere çalışmalarına daha 9 yaşında iken Hocası İsmail Fakirullah Hz.’nden dini ders ve terbiye almakla başlamış ve ilerleyen tahsil hayatı içinde, insanın dünyaya gelişinin en yüksek gayesinin, ALLAH’a iman etmek ve ALLAH’ı tanımak, sevmek ve onun muhabbetine ve rızasına nail olmak lazım geldiği gerçeğini en iyi şekilde anlayarak, hayatını ve ömrünü bu uğurda harcamıştır.

     Bir harfin katipsiz, bir iğnenin ustasız, bir köyün muhtarsız, bir şehrin valisiz, ordunun komutansız, devletin başkansız olmayacağı düşüncesinden hareket eden İbrahim Hakkı Hz. bu kainatın da sahipsiz, idarecisiz olmayacağını gayet Kadir, Hakim ve Alim bir yaratıcının mevcut olduğunu, kainatta bulunan her mahluk gibi, insanın da başıboş olmadığını, Rahman ve Rahim olan yaratıcıya karşı bir takım vazifelerinin bulunduğunu en iyi şekilde bilmiş ve görevlerini hakkıyla ifa etmek, ALLAH’ın rızasını kazanmak üzere, dini ilimleri tahsil etmiş insanın devamlı olarak ilahi ve mürakabe altında olduğunu bilerek, mahlukatın ALLAH’a döndüğü mahşer günündeki Mahkeme-i Kübra’da Adil-i Mutlak olan yüce yaratıcıya hesap verebilecek şekildi hayatını tanzim etmiştir.

      Bu mürakabe ve muhakeme içinde İbrahim Hakkı Hz. dini hayatını 12 esas üzerine bina ederik Rıza-i İlahiye nail olmaya çalışmıştır.

Az Yemiştir :Ona göre bu, nefs’i terbiyede birinci basamaktır. Bu vesile ile nimetten in’amı hissetmiş. Nimetin Rahman olan ALLAH tarafından verildiğini bilmiş ve buna mukabil şükür vazifesini ifa etmiştir. Şükür, sadece lisan ile kuru kuruya “Elhamdülillah” demek değildir.Şükür etmenin ölçüsü kainattır, iktisattır, rıza ve memnuniyettir. Buna göre şükürsüzlüğün ölçüsü ise, hırstır, israftır, hürmetsizliktir, helal-haram demeyip rastgeleni yemektir.Günümüzde ekmek vesair gıda maddelerinin israfı ve bunun doğurduğu sosyal ve ekonomik problemler ile suistimaller göz önüne alınırsa bu prensibin ehemmiyeti daha iyi anlaşılmış olacaktır.

Az Uyumuştur :Fazla uyumanın tembellik ve gaflete sebebiyet verdiğini bilmiş, bedenini sağlıklı tutacak kadar uyumuştur. Gece ve gündüzün büyük bir bölümünü ibadetle ve ilmi meşguliyetle geçirmiştir.

Uzlete Çekilmiştir :İbrahim Hakkı Hz. zamanını boşuna meşguliyetlerle geçirmemiş. Bazı zamanlarda yalnızlığa çekilip zikir ve ibadetle meşgul olmuş, ALLAH’ın marifetine ermiş, O’nun nihayetsiz aşkına ve lütfuna, sonsuz mutluluğa kavuşmuştur. Ancak bu uzlet dünyayı bütün bütün terketmek şeklinde olmayıp, şahsıyla birlikte, beşeriyete faydalı olabilecek ilimleri netice vermiştir. Nitekim bir eserinde:"Ol Halka mukarin gece gündüz" diyerek beşeri münasebetlerde, insanların birbirine yardımcı olmaları lazım geldiğini, cemiyette huzur ve kalkınmanın ancak yardımlaşma ile mümkün olabileceğini ve toplum içinde her ferdin esasen bununla mükellef olduğunu ifade etmiştir.

Zikirle Meşgul Olmuştur :ALLAH’a yaklaştıran, imanın alameti, ibadetin temeli ve irfan kapısının anahtarı zikirdir. Zikrin faziletlisi, kelime-i tevhiddir. Lâ ilâhe illALLAH en büyük ve en yüksek kaledir. O’na sığınan ebedi saadete ermiştir diyen İbrahim Hakkı Hz. yaratıcının bir ve tek olan ALLAH olduğu inancının zirvesine çıkmış ve ömrünü rabbine hakiki bir kul olma yolunda geçirmiştir.

Tefekkür Etmiştir :Bu hususu Marifetname adlı eserinde şöyle ifade etmiştir. Tefekkür, kalbi marifete hazırlar. O’nu gaflet denizine batmaktan kurtarır. Tefekkür kaynağı marifet cevherinin madenidir. Tefekkürün sonucu ALLAH’ı isim ve sıfatlarıyla bilmek, tanımak ve sevmektir.  Her konuda olduğu gibi bu konuda da İbrahim Hakkı Hz. zamanın önemli bir kısmını gök cisimleri üzerinde gözlemlerde bulunarak vesair ilimlerle de meşgul olarak, bu yönde kıymetli eserler vermiştir. Nitekim en büyük eseri olan Marifetname’nin meydana gelişinde, tefekkürün rolü büyük olmuştur...

 Tevekkül-Tefviz-Sabır ve Rıza Mertebelerinde Büyük Mesafe Katetmiştir :  Tevekkül insanlardan değil ALLAH’tan dilemektir. İnsanlara değil ALLAH’a güvenmektir ve onunla yetinmektir.   “Tevekkül bedeni ibadete, kalbi ALLAH’a bağlamaktır.” diyen İbrahim Hakkı Hz. tevekkül eden her işi ALLAH’tan bildiği için hiç bir şeyden ne gam, ne keder ne de sıkıntı duymaz, içi güvenle doludur demiştir.   Ancak, bu konu yanlış anlaşılmamalıdır, İslam’i düşüncede tevekkül, tembellik ve atalet demek değildir.     Bir işin tahakkuku için, sebeplere başvurmak, gerekli tedbirleri almak, çalışmak ve bundan sonrasında neticesini ALLAH’tan beklemektir.

    Mesela: tarlayı sürmek, gübrelemek, tohum atmak, sulamak, ilaçlamak sebeplere başvurmaktır. İşin bundan sonrasında mahsulü ALLAH’tan beklemek tevekküldür. Aksi halde, İslamiyet’le uzaktan yakından ilgisi bulunmayan, hiç çalışmadan, çabalamadan, tevekkül ediyorum, diye beklemek, tembelliktir. Tevekkülsüzlüktür.

    Nitekim büyük bir tevekkül sahibi olan İbrahim Hakkı Hz. geceli gündüzlü çalışmaları neticesinde bu eserleri meydana getirmiş ve bugün insanlığın hürmetle andığı bir mertebeye yükselmiştir.

    Tevekküle çok yakın ve fakat ondan farklı bir şey olan Tefviz her işi ALLAH’a havale etmek, O’nun ifadesine teslim olmaktır. O’na sığınmak, O’nun kuvvet ve kudretine güvenmektir. ALLAH’tan gelen her şeye gönül rahatlığı içinde rıza göstermektir.

      Tevekkül, tefviz ve sabırdan sonra Cenab-ı ALLAH’tan gelen şeylere kalben itiraz etmeden, şikayette bulunmadan rıza göstermek, mü’min olanın görevidir. İbrahim Hakkı Hz. bu dört önemli konuyu Tefvizname’sinde şöyle dile getirmiştir.

Marifetullah ve Muhabbetullah Mertebelerinde Yükselmiştir :

      İbrahim Hakkı Hz.’nin dini sahada elde ettiği mertebelerin diğer ikisi de Marifetullah ve Muhabbetullah’tır. Yani ALLAH’ı esması ve sıfatlarıyla bilmek, tanımak ve sevmek... Muhabbetullah, ALLAH’ı sevmek, gönlünü O’na bağlamaktır. O’nun muhabbetiyle ömür sürmektir, diyen İbrahim Hakkı Hz. bu hususu;Bir hüdadan gayri yari istemem,Ol gönül içinde hari istemem dizeleriyle dile getirmiştir.

İbrahim Hakkı’nın Felsefesi :Prof. Dr. İbrahim Agâh ÇUBUKÇU

İbrahim Hakkı Hz.’nin felsefesi manevi bir felsefedir. Hemen bunu belirtmek isterim, eskiler felsefeye hubbul-hikme (hikmet sevgisi) demişlerdir. Hatta bu sözün Yunanca filosofyadan alındığı da söylenir. Sofya yahut sofos, bilgelik demektir. Filos, seven, dost demektir. Felsefeye, filososya, bilgelik dostu, bilgelik seven anlamı verilmiştir. Ancak hemen belirteyim ki; bizim felsefemiz Türk-İslam felsefesi, İbrahim Hakkı’nın anlattığı anlamda, Kur’an dan alınmıştır. Çünkü Kur’an da Yüce ALLAH, “ Kime hikmet verilmişse ona bol bol hayır verilmiştir.”

“ALLAH’ın yoluna hikmet ve güzel öğütlerle çağır.” Diyor. Yani bir nevi manevi felsefeyle çağırmak gerek diyor. İslam felsefesinde, kelamcılar vardır. Akıl ve nakille İslamiyet’i savunmaya çalışmışlardır. Meşailer vardır; aklı önce almışlardır. İşrakiler vardır; sevgiyi öne almışlardır. Ve bir de mutasavvıflar vardır; tasavvıfçılar’da gönlü, kalbi esas almışlardır. İşte bizim mütefekkirlerimiz İbrahim Hakkı gibi kalbi, gönlü esas olan büyük filozoftur. İbrahim Hakkı Hz.’nin felsefesi, geniş ölçüde marifetname’de bulunmaktadır. Marifetname’yi iyi incelememiz gerekir. Bunun edisyon kritiğini yapmamız lazım ve bütün dünyaya tanıtmamız lazım. Sırf kuru kuru övgülerle bunu verdiğimiz zaman elin oğlu gelir bir eser basar, dünyanın şurasında bizi mahcup eder onun için değerlerimizi iyi tanıtarak, kendimize güvenerek, İbrahim Hakkı’yı dünyaya tanıtmamız gerekir. Sağlam bir nüshasını tespit etmek gerek. Bunu burada vurgulamak isterim. Ve hemen bunu belirtmek isterim ki, bir gül bahçesinde ayrık otları daima bulunmuştur. Ayrık otların bulunması gülün kıymetini hiçbir zaman düşürmez. Gülün dikenleri de vardır. Fakat o gül burcu burcu kokar, gönlü ferahlatır, güzellik zevkini insana verir.

İbrahim Hakkı’nın ruh görüşü oldukça orijinal bir görüştür. Yüce ALLAH Kur’an da: “Ruh yüce ALLAH’ın emirlerinden bir şeydir.” Başka bir ayette de Yüce ALLAH; “ben insana kendi ruhumdan üfledim” diyor. Yani insanda, külli ruh’tan bir parça vardır. Onun için İbrahim Hakkı. Bu kuvvetlerden birisi emeli ruh, diğeri nazari ruh’tur. Bunlara nazari akıl ve ameli akıl da denir. Nazari Ruh; iyiyi kötüyü ayırma yeteneğidir, kabiliyetidir. Doğruyu, yanlışı ayırma kabiliyetidir. Nazari akıl bir takım planlar, tasarılar yapmak yeteneğidir. İbrahim –Hakkı’ya göre ruh’un yani nefs’i mardiyye ve nefs’i zekiye, başka bir deyimle nefs’i kamile’dir. Tabii emmare derecesinde olan, nefs’i daima kendine yenik düşen, bedenin tutkularına yenik düşen güçtür. Nefs’i levvame sıfatı, bazen yine nefsin aldanmasıdır, bazen iyilik yapmakla birlikte nefs’i mutmainne ise, nefsin en kemal derecesidir. Yine nefs’i radiye derecesi de her şeyden gönülde razı olmaya çalışmak, nefs’i mardiye razı olmuş olmak. Nefs’i zekiye, nefsi temizlemek, insanın içini temizlemek. Nefs’i kamile de, nefs’i zekiye ile aynı, en yüksek dereceye ulaşmaktır. Nefs’i mülhime ise, ilham derecesine varmış olmaktır.

İbrahim Hakkı Hz. diyor ki, insan yüreğine bir hayvani nefs, bir de nefsi nâtıka yerleştirilmiştir. Nefs’i nâtıka, yani asıl ruh, bu hayvani nefs ile bedeni yönetir. Nef’i nâtıka galip geldiği zaman insan zararlı alışkanlıklardan kendisini kurtarır. Ancak hayvani nefs galip gelirse, o zaman insan yolunu şaşırır diyor. O halde amaç o hayvani nefs’i boğmak ve nefs’i nâtıkayı mutmainne derecesine, kâmile derecesine yükseltmektedir.

     İbrahim Hakkı insanları üç gruba ayırıyor. Birisi kültürsüz olanlar... Bunlar anasından, babasından doğar. Hiç düşünmeden, ben neyim, dini vecibem ne demeden, ölüp gider. Diğeri arada sırada kendini beğenen, malıyla mülküyle övünen insan. Bir de kâmil insan, ruhu zengin insan vardır.

      Asıl amaç bu ruhu zengin olan insan derecesine yükselmektir. “Zenginlik mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir.” İbrahim Hakkı bu hedefi gösteriyor. Hemen belirteyim ki der. Felsefe, Niçe’nin felsefesinden çok daha orijinal bir felsefedir. Çünkü bu 20. y.y.’ın başında yada az önce Niçe, şöyle bir nazariye ortaya attı. Dinsiz bir filozoftur. Bir üst insan vardır. Çağa yön veren, geleceğe yön veren insan, bir de arada sırada “ben de varım” diyen insan var. Bir de yığın insan var. İbrahim Hakkı’nın tasnifi bundan çok daha olgun ve insana umut verici, barış verici, sevgi verici bir tasniftir. Ve felsefe olarak ta orijinaldir. Niçe, insanların büyük çoğunluğunu alçak görmüştür.

      Demek ki toparlayacak olursak İbrahim Hakkı Hz. gerek ahlak bakımından, gerek insanın değeri bakımından, gerek Vacib-ul vücûdun ispatı bakımından, gerekse ruh nazariyesi bakımından, Türk-İslam felsefesine, yepyeni bir sahife açmıştır. İşte ben umarım ki, bu sayfaları kitap haline getirip, bütün dünyüyü tanıtarak, milletimizin büyüklüğünü de gösterelim. Böylece İbrahim Hakkı ortak tarihi kültürümüzü, ortak manevi değerlerimizi, ortak ahlaki değerlerimizi, kaderde birliğimizi de vurgulamış olur.

      Ne mutlu Türk Milletine ki, İbrahim Hakkı Hz. gibi büyük bir mütefekkiri var


Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş YapLinklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
« Son Düzenleme: 14 Mart 2010, 02:27:22 Gönderen: ¥µ§Rã » Logged
*HaZaN*'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
  Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
*HaZaN* Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (14 Mart 2010, 02:32:50)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

14 Mart 2010, 02:35:16
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6630

Mesaj : 29149


5056 Mesajýna Toplam
7451 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Offline

« Yanıtla #1 : 14 Mart 2010, 02:35:16 »

  bacım ... RABBİM Şefaatına nail eylesin bizleri....
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

19 Mart 2010, 08:48:40
Aydanur

Etkin Üye

**


Üye No : 10753

Nerden :

Konu  : 30

Mesaj : 158


31 Mesajýna Toplam
44 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #2 : 19 Mart 2010, 08:48:40 »

    
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Dosyası, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Belgesi, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Programı, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Oyunları, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Download, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Resimleri, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Hikayeleri, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Haberleri, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri İndir, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Yükle, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Videosu, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Arşivi, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri Albümü, Büyük Alim İbrahim Hakkı Hazretleri ilahi indir,
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus
Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengarenk MC Theme By Burak
islami forum, islami nesil, islaminesil, islam, ilahiler, ilahi indir, google tagged, islamiforum, ilahi mp3, islamiyet, muslim, islamic, wallpaper,islamic wallpaper, dinimiz, muslim generation
Bu Sayfa 0.178 Saniyede 32 Sorgu ile Oluşturuldu