f Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi
logo
Kullanıcı Adı
Şifre:

Ayrıntılı Konu Bilgileri
Konu BaşlığıKonu: Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi oyunları, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi programı, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi oyunu indir, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi program yükle, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi download, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi hikayeleri, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi resimleri, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi haber, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi yükle, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi videosu, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi msn eklentisi, şarkı sözleri
Cevap SayısıCevap Sayısı: 32 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 2255 defa
Konuyu Görüntüleyenler

Sayfa: 1 2 [3] 4   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi  (Okunma Sayısı 2255 defa)
 
03 Temmuz 2009, 18:04:55
musab enes

Ziyaretçi

« Yanıtla #20 : 03 Temmuz 2009, 18:04:55 »

Yüce Rabbimiz, Kur’ânımızın İsra Sûresi’nin 32. âyetinde şöyle buyurmaktadır:  “Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, apaçık bir çirkinliktir ve kötü bir yoldur.”

Bu âyet, zinayı yasaklamanın yanı sıra, zinaya yaklaştırıcı eylemleri de yasaklamaktadır.

C– Aralarında mahremiyet ve nikâh bağı bulunmayan genç erkeklerle yaşlı kadınlar ve genç kadınlarla yaşlı erkekler arasında tokalaşma ise, ahlâkî sakıncalardan berî olacağı için mubahdır/caizdir; yapılması sakıncasız işlemdir. Aynı şekilde aktif cinsel duyguları sönmüş yaşlılar arasındaki tokalaşmalar da mubahtır. Mubahlığından ötürüdür ki; bu tür uygulamalar, Hz. Ebû Bekir ve Abdullah b. Zübeyr gibi sahâbilerin hayatında da görülmektedir. (3)

(cinsel haz almadan yapılan) mahremi olmayan bayan ve erkeğin tokalaşması,fitneye sebep olabileceği için kaçınılması gereken bir davranıştır.

Unutulmamalıdır ki,şeytan vücutta kan mecraınca dolaşır...
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 18:08:43
awdar

Etkin Üye

**


Üye No : 3220

Nerden : İSTANBUL

Konu  : 8

Mesaj : 569


118 Mesajýna Toplam
161 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #21 : 03 Temmuz 2009, 18:08:43 »

mevzu hadisler
ben açıkçası kardavinin mezheplere uymadığını farklı amaçların peşinde olduğunu düşünüyorum
yani demek istiyorki imamı azam veya diğer imamlar ne demişse beni bağlamaz ben kendi ictihadımı yaparım
farklı bir mezhep peşinde veya başka bir amacı var
bu konuda ulemanın görüşü bellidir
ben hak olan mezhebime uyarım
ve duamda

ihdinassıratal mustekim
sıratalleziine en amte aleyhim
gğayril meğdubi aleyhim ve leddaaalliin
amin  
Logged
awdar'in Imzasi

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
awdar Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (03 Temmuz 2009, 18:11:05)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 18:32:51
uhde

Emekli

*


Üye No : 2311

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 542

Mesaj : 3377


1004 Mesajýna Toplam
1517 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #22 : 03 Temmuz 2009, 18:32:51 »

Alıntı
(cinsel haz almadan yapılan) mahremi olmayan bayan ve erkeğin tokalaşması,fitneye sebep olabileceği için kaçınılması gereken bir davranıştır.

Bu cümle önemli.
İslamda mahremler arası  ilişkinin ne şekilde olması gerektiğini ALLAH ve Rasulünün beyanlarından öğrenmek isteyen her insanın tokalaşma konusunda gelip takılacağı son nokta şehvet duyma söz konusu değilse bile haramlık söz konusu olurmu noktasıdır.

Zaten şehvet söz konusu ise haramlık apaçık ortada. Denirseki hem dokunacaksın hemde şehvet duymayacaksın mümkün değil böyle bir şey. O halde derim ki Rasulullahdan sahih rivayetle gelen şu hadislere ne dersiniz.

Buhari'de Ümmü Atiyye'den gelen bir rivayette şöyle denilmektedir:
“Biz Nebi (s.a.v.)'e biat ettik ve ALLAH'ın Rasülü bize; ALLAH'a hiçbir şeyi ortak koşmamamızı emreden ayeti okudu ve bizi, ölülerin arkasından bağırıp çağırarak yas tutmaktan nehyetti. Bunun üzerine bizden bir kadın elini geri çekti." (Buhari).

Kadının elinin avret olmadığının bir diğer delili de biat alırken Rasulullah (s.a.v.)’ın kadınlarla tokalaşmış olmasıdır. Ümmü Atiyye'den:
"Biz Nebi (s.a.v.)'e biat ettik ve ALLAH'ın Rasulü bize; ALLAH'a hiçbir şeyi ortak koşmamamızı emreden ayeti okudu ve bizi, ölülerin arkasından bağırıp çağırarak yas tutmaktan nehyetti. Bunun üzerine bizden bir kadın elini geri çekti ve: Falan kadın benimle birlikte yas tuttu. (üzerimde hakkı vardır) Ondan izin almak isterim dedi. Bunun üzerine ALLAH'ın Rasulü ona bir şey söylemedi. Kadın gitti ve sonra geri dönerek gelip biat etti." (Buhari)


Ancak Hz.Aişe'den rivayet edilen:

 "Rasulullah (s.a.v.)'ın eline, sahip olduğu kadınların dışında hiçbir kadının eli değmemiştir"

sözü, Hz. Aişe'nin görüşüdür ve bilgisi çerçevesinde söylediğini gösterir. Aişe'nin sözü ile Ümmü Atiyye hadisi yan yana getirildiği zaman, Ümmü Atiyye'nin hadisi tercih edilir. Çünkü Ümmü Atiyye hadisi Rasulün önünde cereyan eden bir eylemi göstermektedir ve Rasulün fiiline delildir ki bu, sadece Aişe'nin sözünden daha fazla tercih sebebidir. Bu nedenle raviler Ümmü Atiyye hadisini tercih ederek, kadının erkekle tokalaşmasının caiz olduğuna delil olarak kullanmışlardır.



Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 19:34:55
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29155


5056 Mesajýna Toplam
7451 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #23 : 03 Temmuz 2009, 19:34:55 »

Bugünlerde gazete sütunlarına ve TV ekranlarına yansıyan, “kadınlarla tokalaşma” konusunda acaba dinimizin hükmü nedir ve Peygamberimizin örnek tatbikatı nasıldır? Kur’an-i Kerim’deki “Zinaya yaklaşmayınız” emri gayet açıktır. Bu emirle, zina yapmak şöyle dursun, zinaya giden bütün yollar bile yasaklanmaktadır. İki cins arasındaki, dokunmak/tutmak gibi fiiller, zinadan önceki hareketler oldu?u içindir ki, İslâm dini meşru olmayan bu fiilleri de yasaklamıştır.

Bir TV kanalında Ali Rıza Demircan Hocamızın da söylediği gibi, bu fiillerin zinaya en yakın olanı dokunmak, yani temastır. Tokalaşmada da temas olduğuna göre, bunun dinimize göre hükmünü bilmemiz icap eder.

İnsanlar gözleri kapalı tokalaşmadıklarına ve tokalaşacakları insana bakıp gördüklerine göre, “tokalaşmak” tan önce, bakmanın/görmenin hükmüne göz atmak icap eder. Kadın ve erkeklerin, birbirlerini tanıyacak kadar normal ve tabii bakışlarında bir mahzur yoktur. Yeter ki, birinci bakışın arkasına başka bakışlar eklenmesin.

a) Yabancı kadınlara bakmak hususunda Kur’an diyor ki: “Mü’min erkeklere söyle, gözlerini kıssınlar.” (Nur, 30)

b) Peygamberimiz (sav), Hz. Ali Efendimize, “Ya Ali, bakışına bakış ekleme. Birinci bakış lehine, (günah değil), ikinci bakış ise aleyhinedir (günahtır)” buyurdular. (Tirmizî, Edep 23; Ebû Davud, Nikâh 24)

c) Hz. Câbir, bir kadına ani bakışın hükmünün ne olduğunu soruyor. Peygamberimiz, “Bakışını hemen çevir” buyuruyor. (Müslim, Âdâb 45; Ebû Davud, Nikâh 44; Tirmizî, Edep 29)

d) Peygamberimizin hanımlarından Ümmü Seleme ile Meymûne Vâlidemizin bulundukları yere doiru, âmâ olan İbni Ümmi Mektum Hz. geliyordu. Geldi ve onların bulunduğu yere girdi. Peygamberimiz hanımlarına, “Örtününüz” buyurdu. Onlar, “Ey ALLAH’ın Resûlü, o bizi görmeyen bir âmâ değil mi?” dediler. Peygamberimiz, “Siz de mi âmâsınız? Siz onu görmüyor musunuz?” buyurdu. (Ebû Davud, Libas 37; Tirmizî, Edep 29)

Değerli okuyucular, tokalaşmadan önce şart olan bakmak ve görmek hakkında Peygamberimizin sözleri böyle olunca, yabancı kadınlarla tokalaşmanın hükmü acaba nasıldır?

TOKALAŞMAK

Kur’an-ı Kerim bize, herhangi bir hususta tereddüde düştüğümüz zaman, onu ALLAH ve Resûlü’ne götürmemizi, yani o konuda ayet ve hadislere bakmamızı emrediyor.

Biz de öyle yapalım. Eserlerde “musâfaha” kelimesiyle anlatılan tokalaşmanın sünnet olduğu hakkında, âlimler birleşiyorlar. Ama kadınlarla erkekler arasındaki tokalaşmanın sünnet olduğu hakkında değil...

Meşhur âlimlerden İbni Hacer, yabancı kadınlarla tokalaşmanın bu emrin dışında olduğunu, yani sünnet olmadığını ifade etmektedir. (Kütüb-i Sitte Muhtasarı 10/191)

İbn-i Esir, El-Kâmil fi’t-Târih’inde, Peygamberimizin, yakın olmayan kadınlar hakkında tavrını Şöyle anlatıyor: “Resûlullah, kadınlara el sürmez, hiçbir kadınla tokalaşmaz ve hiçbir kadın da ona el vermezdi.” (Mekke’nin Fethi Bahsi)

Nitekim, ikinci Rıdvan Bîatı’nda ve Mekke’nin Fethi’nde, erkeklerden musafaha yaparak bîat alan Hz. Peygamber, kadınların elini tutmamıştır. Bizim en güzel örneğimiz Peygamberimizdir. Kur’an-ı Kerim de zaten, “Resûlullah’ta sizin için güzel bir örnek vardır” buyuruyor. O halde en güzel örneğe iyi yapışmak lâzım...

Deniliyor ki: “Cinsel haz amacı olmazsa, kadınlarla tokalaşmak helâldir.”

Biliyorum ki, bu söz kötü niyetle söylenmiş bir söz değildir. Ama iyi niyetle de olsa yanlış yanlıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kaynak eserden delil getirilmediği müddetçe, bu hükmü kabul etmek mümkün değildir.

Çünkü, 1400 seneden sonra bizim “Şu helâldir, Şu haramdır” Şeklinde hüküm verme salâhiyetimiz olamaz. Yapılacak tek Şey vardır, o da bu mesele için kaynak eserlere bakmaktır.

İslâm’da caiz olan, kadınların ellerinin açık olmasıdır; dokunmak ve tutmak değil. Yoksa, Peygamberimiz, caiz olsaydı kadınların ellerini niçin tutmasındı?

Hz. Resûlullah, bir peygamber olarak kadınların elini tutmadığı halde, biz neyimize güvenerek tutacağız ve “Cinsel haz amacı olmazsa helâldir” diyebileceğiz?

“Cinsel haz amacı olmazsa” deniliyor. Eğer bir fiil caiz değilse, onda niyet aranmaz. Meselâ bir kadının açık olan sırtına bakmaz, cinsel haz amacı olsa da, olmasa da helâl değildir.

Yusuf Aleyhisselâm'ın kendisi hakkında sözü şöyle: "Ben nefsimi temize çıkarmam, nefsime iyi diyemem. Çünkü nefis fazlasıyla kötülüğü emredicidir."

Peygamberler bile kendilerini bu hususta emniyette hissetmedikleri halde, kim kendini her zaman kontrol edebilecektir?

Tokalaşan iki kişiden birinin hatırında kötü hiçbir düşünce olmadığı halde diğerinde olabilir.

Bilemezsiniz ya, diyelim ki sizinle el sıkışan şahsın böyle bir amaç taşıdığını biliyorsunuz, engel olabilecek misiniz? Böyle bir durumda, yutkuna yutkuna hazmetmeye çalışmaktan başka ne yapılabilir?

Öyleyse yeni baştan soralım: Hâlâ, "Cinsel haz amacı olmazsa tokalaşmak helâldir" diyebilecek miyiz?

İki elin buluşmasını basite almamak gerekiyor değerli okuyucular. Bu konu romanlara bile konu olmuş. Sevgilisinden bahseden romanın kahramanı, "Onun elinin sıcaklığını ve yumuşaklığını hâlâ unutamıyorum" diyor.

Bir erkekle aralarında hiçbir şey olmadığını anlatmak için "Eli elime değmedi" diyen bayan, bu sözüyle bizim anlatmak istediğimizin canlı isbatı oluyordu. Sinan Çetin, programındaki muhatabına, "İlk defa ne zaman elini tuttun?" diye soruyordu. Bu sorunun sebebi ne ola ki?

Bütün bunlar, iki elin birleşmesinin, icabında daha başka ne türlü birleşmelerin öncüsü olduğunu isbat etmiyor mu?

HELÂLLERİ HARAMLAŞTIRMAK

Yukarda, "En doğrusu, bu konu hakkında kaynak eserlere bakmaktır" demiştim. Bu konuda söz söyleyenler, kaynak eserlere bakmış olmalılar. Bakmaya bakıyorlar da; "kadınlarla el sıkışmak helâldir" hükmünü bulamayıp, "haramdır" ibaresiyle karşılaşınca bir türlü kabul edemiyorlar.

Kabul etmemekle kalınsa bir derece. Bir de karalamaya geçiyorlar. Diyorlar ki: "Müctehidlerde helâlleri haramlaştırma gibi bir zafiyet var." Değerli okuyucular, bu durumda müctehidler, "kadın eli sıkmak helâldir" demedikleri için, insanlara helâli haramlaştırarak İslâm'ı bozmuş oluyorlar(!) Çünkü din, kaba çizgilerle haram ve helâl hükümlerden ibarettir.

El insaf! Halbuki, mübarek müctehidleri tenkit edenler, asırlardan beri onların ictihadlarını öğrenerek yetişen sayısız âlimlerin eserlerini okuyarak yetiştiler. Onların eserlerini yok sayıversek, bu tenkitçilerde ilimden eser mi kalır? Tenkit edilen müctehidler, cahil değil âlim kimselerdir. Bunlarca, helâlleri haramlaştırdıklarına göre, bu işi bile bile yapmış olmaları lâzım.

Helâle haram demek insanı dinden çıkardığına göre, haşa, bu zatlar böyle bir fecaatı mı işlemişlerdir?

Asla! "Kadınlarla el sıkışmak helâldir" demedikleri için onları suçlamakla, 13 asırdır müctehidlerin ictihadlarıyla amel eden bu ümmete de hakaret etmiş olmuyorlar mı?

"Müctehidler" demekle sadece birini değil, topunu birden suçladığınıza göre, sizce helâlleri haramlaştıran böyle bir topluluğa hürmet duymaya değer mi?

Fitnenin her tarafı sardığı bir devirde, insanları kötü hislerden nasıl koruyup da, "Cinsel haz amacı olmazsa kadınlarla tokalaşmak helâldir" diyeceğiz?

Bir de, "El sıkışmak artık olağan hale geldi. Akla cinsel haz zaten gelmez" deniliyor.


Öyle olduğu kabul edilse bile, haramlık yine kalkmaz. Bir erkek, annesine, kız kardeşine veya kızına karşı kötü his beslemez, ama onların üzerlerinde sadece iç çamaşırı olduğu halde onlarla aynı yatakta yatamaz. Kötü amaç olmaması şart değildir.

Ve meselâ; Müşrikler, "Muhammed, Medine'ye gidince zayıf düşmüş" dedikleri için, Peygamberimiz (sav) onların görecekleri şekilde omuzlarını yükselterek, silkeleyerek çalımlı bir şekilde yürüyerek tavaf yapmıştı ki buna "Remel" denilir.

Artık Müslümanlar hakkında böyle söz söyleyenler olmadığı halde, asırlardır hâlâ tavafın ilk üç devresinde remel yapılmaktadır.

NETİCE: Müslüman hanımların başlarının örtülmesi farz olduğu ve bu husus 14 asırdır bilindiği halde, bazılarının kullanmasıyla zamanımızdaki bazı sözüm ona din adamları, "İslâma göre kadınların başlarının kapatılması gerekir mi, gerekmez mi?" tartışması yapıp duruyorlar. Şimdi de bir kısmımız oyuna gelerek, lütfen, "Kadınlarla tokalaşmak caiz mi, değil mi?" tartışmasına âlet olmayalım.

Saygılarımla...

(Ali eren vakit.com.tr
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 20:15:51
uhde

Emekli

*


Üye No : 2311

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 542

Mesaj : 3377


1004 Mesajýna Toplam
1517 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #24 : 03 Temmuz 2009, 20:15:51 »

Selamun Aleykum Saygı Değer Hocam,

Tokalaşmanın dinimizce hükmü nedir? Şartlara göre mi -kimi zaman- caizdir, yoksa tamamen mi haramdır veyahut tamamen mi caizdir? Yurt dışında olduğumuz için zaman zaman hocalarımızla olan ilişkilerimizde zor durumda kalabiliyoruz. Bunu açıklamak, daha doğrusu onların bunu anlamasını sağlamak zor olduğu gibi kimi zaman onlar için itici de olabiliyor. Elimden geldiğince elimde dosyalarla girmeye ve elimi kolumu dolu göstermeye çalışıyorum ya da sanki fark etmemiş gibi yapmaya çalışıyorum ama kimi zaman da ısrarlı tavırlar üzerine mecbur kaldığım oluyor. Her zaman bir stres sarıyor beni şimdi bu görüşmeyi nasıl atlatacağım diye. Hayır, okul bittikten sonra iş hayatına girdiğimizde ilişkilerimizi ne şekilde dengelememiz gerektiğini de kestiremiyorum. Başımı açmamak için kilometrelerce yolu ve zorluğu aştım ben ve elhamdullillah ikileme düşmedim de. Ama beni bu ikilem oldukça yoruyor. Sonuçta bir şeyler yapabilmek, ben de varım diyebilmek için bazı yerlerde bulunmamız gerekiyor ve o yerlerinde kendine göre teamülleri var sizin de bildiğiniz gibi...

Yanlış hatırlamıyorsam Prof. Dr. Hayrettin Karaman'ın bu konuda fetvası var. Ama kaynak ya da herhangi bir hadis belirtilmemişti. Hafta sonları çocukları okuttuğum camiide de bu soru karşıma çıktı ve çocuklara "bu aralar bu konuyu ben de araştıyorum ve kıymetli bir hocama danıştıktan sonra sizi bilgilendiririm" dedim. Bu konudaki sıkıntımı giderirseniz çok memnun olurum hocam. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Sizin için her zaman duacı olduğumuzu ve saygı ile andığımızı bilmenizi isterim.

Saygılar...
22/05/2007

Mustafa İslamoğlu:

Aziz talib,
aleyküm selam ve rahmetullah,
Tokalaşmayı "yasak" sayan alimler, bunu seddi zeria babından yasak saymışlardır. Yani haramdan kaçmak için yolu daha baştan tıkamak. Bunu da la takrabu'z-zina: zinaya yaklaşmayın ayetiyle delillendirenler olmuştur.

1. Bu konuda Kur'an'da celi bir hüküm yer almaz.
2. Sünnette bu kadınlarla tokalaşma konusunda birbiriyle çelişen rivayetler yer alır. Mesela Efendimiz'in kadınlardan bey'atı nasıl aldığı konusunda birbirinden çok farklı rivayetler nakledilir. Bu rivayetler 8 ayrı versiyondan oluşur. Bu rivayetlerin hepsini bir arada Mümtehane suresinin 12. ayetinin tefsirinde İbn Kesir'de bulabilirsiniz. Bunlardan en belirgin olanlarını burada zikredeyim:
a) "Ben kadınlarla tokalaşmam" diyen Rasulullah su dolu bir kaba elini daldırdı, kadınlar da daldırdı.
 Rasulullah kıyalı kapıdan ellerini uzattı biz de uzattık ve biatlaştık.
c) Ömer elini uzatarak kadınlardan ALLAH rasulü adına tokalaşarak biat aldı.
d) İbn Ebi Hatim'den gelen Hz. Aişe rivayetinde: Hz. Peygamber Fetih günü biat için gelen Hind'e elindeki kınayı çıkarıp gelmesini söyler. O kınayı çıkarıp geldikten sonra elini kabul eder ve biat alır (İbn kesir, IV, 354)
SÖZÜN ÖZÜ: Bu hususta azimet mümkün olduğunca sakınmaktır. Fakat muhatabın yanlış anlayacağı durumlarda, hassaten inancınızı ilzam edecek durumlarda, hele onun onurunu rencide edecek ve sizden nefret ettireceğini bildiğiniz durumlarda bu ruhsatı kullanmak azimetin ta kendisi olabilmektedir.
Vesselam.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 20:43:40
uhde

Emekli

*


Üye No : 2311

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 542

Mesaj : 3377


1004 Mesajýna Toplam
1517 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #25 : 03 Temmuz 2009, 20:43:40 »

   
Kadınlarla Tokalaşmak

Ben ...Tefsir Bölümü Mezunuyum. Şu anda ...sorumlusu olarak çalışıyorum. Bunun haricinde bir işle daha uğraşıyorum. Tüm bu ortamlarda yaşadığım veya yaşadığımız sorunlar genel sorunlar; bayanlarla karşılaştığımızda bize uzatılan ele karşılık verip vermeme durumu. Bayanlarla el sıkışsak bir türlü, karşılık vermesek bir türlü. Bu tür ortamlara girdiğimde bayanlarla el sıkışmıyorum. Fakat karşımdaki insan ise bunun bir medeniyet gereği olduğunu, bunda herhangi bir art niyet olamayacağını vs. savunup hemen olumsuz bir tavır takınabiliyorlar. İnsanlara (bayanlara) bilahare sonra uygun bir izahla anlatıldığında ekseriyeti saygı gösteriyor.
İnsanların, tanımadıkları insanlar hakkındaki intibaları ilk 7 saniyede oluyor. Eğer karşı tarafa olumsuz bir izlenim vermişlerse o izlenim kolay kolay silinmiyor. Olumlu bir izlenim olmuşsa da aynı olay oluyor.
Böyle bir ortama girdiğim zaman eğer önceden haber verme imkanım olursa bir şekilde orada bulunan bayanlara haber verip sonra da kendilerinden özür dileyip neden böyle yaptığımı anlatıyorum. Eğer böyle bir şansım olmamışsa boncuk boncuk terliyorum. Tabii ki karşımdaki bayan arkadaş da elinin havada kalmasından dolayı bana (içinden) lanet okuyup yerin dibine giriyor.
Önümde iki seçenek var diye düşünüyorum: 1. Aynı tavırlarımı sürdürüp bayanların (içlerinden veya arkamdan yüzüme karşı) lanet okumalarını devam ettireceğim. 2. Ya da bu ortamdan tamamen uzaklaşıp kendi kabuğumda yaşayacağım. Ama hayat devam ediyor. Ve bizler insanlarla yaşamak zorundayız. Etrafımızdaki insanlara "Ben buyum, ister kabul edin ister kabul etmeyin" dediğimiz zaman yaşadığımız, sahip olduğumuz inançlarımız ve hayat tarzımızı insanlara kabullendirmekte neredeyse hiç mümkün olmuyor.
ALLAH Resulü (s.a.v.) Efendimiz, "Ahir zamanda imanın avuç içinde ateşten bir parça olacağını, bıraksak imanımızın gideceğini, bırakmasak ellerimizin yanacağını" buyuruyor.
Sayın Hocam;
Aklımda şöyle bir fikir var: Yaşadığımız hayatın bir parçasıyız. Biz bu toplumun her köşesinde yer almalıyız. Eğer biz olmazsak birileri o boşlukları dolduracaktır. Dolduruyorlar da. Ben yaşadığım ortamda en aktif bir şekilde olmaya devam edeceğim. Karşımdaki insanları rencide etmeden kaçmaya çalışacağım (çünkü bu insanların çoğu bunun dini bir emir olduğunu bilmiyorlar). Eğer kaçamazsam bayanların elini tutacağım. Uygun bir fırsatta da kendilerine durumu izah edip bir daha karşılaştığımızda ise kendilerinin bir daha ellerini uzatmamalarını, kendilerinin de toplum içinde rencide olmamalarını arzu ettiğimi bildireceğim.
ALLAH Resulü (s.a.v.) kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır. Ben bir bayanın elini tutmak zorunda kalırsam harama gireceğim. Günahkâr olacağım. Kaçarsam bu günaha girmeyeceğim.
Değerli Hocam
Sizden benim hoşuma gidecek bir cevap verip "Fetvamı aldım, istediğimi yapmakta artık hür bir insanım" deyip vebali sizin sırtınıza atmak gibi bir gaye ve hevesim yok. Bu olayı sizinle paylaşmak ve bana yapacağınız tavsiyelere tüm samimiyet ve ihlasımla uymak olacaktır.
ALLAH'a emanet olun.


Cevap:

Aziz kardeşim,
ALLAH seni güzel niyetin ve takvâ erdeminle daim eylesin!
"ALLAH Resulü sav. kadınlarla musafaha yapılmasını haram kılmıştır. Ben bir bayanın elini tutmak zorunda kalırsam harama gireceğim" diyorsun. Peygamberimizin bunu haram kıldığına dair hadis yoktur. "Erkek, kendisiyle evlenmesi caiz olan bir kadınla tokalaşırsa, ahirette avucunun içine kızgın demir/civa eriyiği konarak cezalandırılacağı"nı ifade eden söz hadis değildir, uydurmadır. Peygamberimizin, kadınlarla -bey'at yaparken- el ele tutmadığı şeklinde bir bilgimiz var. Bu, haram kıldığını göstermez; O'nun her "terk"i; yani bir şeyi yapmaması nehiy (yasaklama) mânasına gelmez. Yasak ve haram olduğuna dair başka delillere ihtiyaç vardır. Peygamberimizin ve sahabenin yaşlı kadınlarla musafaha (tokalaşma) yaptıkları biliniyor (Kâsânî, Bedâyi', Beyrut, 1997, C. V, s. 495 vd.). Fıkıhçılar "kadınla erkeğin musafahası" konusunu "kıyas" ile hükme bağlamışlar ve şöyle demişlerdir: "Kadınların el ve yüzleri avret değildir, bunlara şehvetsiz bakılabilir. Ama dokunmak şehvet celbi bakımından daha etkilidir, bu bakımdan avret yerine bakmaya ve dokunmaya benzer; bu sebeple dokunma caiz olmaz." (Kâsânî, s. 489). Bu gerekçeye göre, âdeten (yaygınlaştığı ve alışıldığı için) şehvetin sözkonusu olmadığı durumlarda ele dokunmak (musafaha) caiz olmalıdır. Nitekim Ahmed Şerbâsî gibi bazı önemli alimler bu kanâati (gerekli durumlarda ve şehvet sözkonusu olmadığında musâfahanın caiz olduğunu) ifade etmişlerdir (Yes'elûneke fi'd-dîni ve'l-hayât, Beyrut, 1980, C. V, s. 86). Âdet, ihtiyaç ve bu mânada zaruretin de "bakma ve dokunmanın caiz olması" konusundaki etkisini, yine fıkıhçıların, cariyelerin bulunduğu ve alınıp satıldığı zamanlara ait olan şu ictihadlarında görüyoruz: "Bir kimse, sahibi olmadığı cariyeye baktığında veya dokunduğunda cinsel tahrikten çekinirse (böyle bir ihtimal varsa) bakması ve dokunması caiz değildir. Ancak bu cariyeyi satın almak istiyor da bu sebeple bakıyor veya dokunuyorsa caiz olur; çünkü işine yarayıp yaramayacağını ancak böyle anlar ve buna ihtiyacı vardır; bu bakma, gerektiğinde hâkimin, şahidin, evlenmek isteyenin bakmasına benzer; yani ihtiyaç bulunduğu için bu durumlarda da -şehvet ihtimali bulunmasına rağmen- bakma caiz olur..." (Kâsânî, 491).
Bu nakil ve yorumlardan sonra size şunu söyleyebilirim:
Siz elbette göreve devam edeceksiniz ve anlattığınız durumlarda, mesela karşı tarafın imanına, din duyusuna zarar vermemek için musafaha da yapacaksınız. Gerekmediği yerlerde ve imkan bulup da anlattıktan sonra bunu yapmazsınız. Anlatırken de "şehvet duyma" gerekçesinden söz etmemek gerekir; çünkü bu söylem, müslüman erkeklerin şehvet düşkünü, hatta seks manyağı oldukları ithamına yol açıyor. Esasen Ku'an'da veya Sünnet kaynağında açıklanmış böyle bir gerekçenin bulunmadığını, bunu fıkıhçıların kendi ictihadlarına (yorumlarına) dayanarak söylediklerini yukarıda zikrettik. . Böyle bir âdetin (genç kadınla erkek arasında tokalaşmanın) bulunmadığı yer ve zamanlarda genç kadın ve erkeklerin birbirlerinin ellerini tutmalarının cinsel duyguyu harekete geçirme ihtimali elbette daha fazladır ve fıkıhçılar bu yönden haklı olabilirler. Bugün ise hem âdet yaygınlaşmıştır, tabîîleştiği için şehvetle ilişkisi zayıflamıştır, hem de sorunuzda ifade ettiğiniz şekilde bazen gerekli hale (ihtiyaç/zaruret haline) gelmektedir. Bu sebeple -açıklanan çerçeve ve mânadaki zaruret dışında bunu yapmak istemeyenlerin- uygun zamanda ve uygun bir üslup içinde, "Bizim geleneğimizde yok, Peygamberimiz yapmamış, kadim fukahâ, ortada bir ihtiyaç ve zaruret bulunmadıkça caiz görmemiş, biz de yapmıyoruz" demeleri yeterlidir.

Hayrettin Karaman.
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 20:58:16
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29155


5056 Mesajýna Toplam
7451 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #26 : 03 Temmuz 2009, 20:58:16 »

M. İslamoğlu Önce Azimet sakınmaktır diyor, ya sonra! Şöyle diyor; “Fakat muhatabın yanlış anlayacağı durumlarda, hassaten inancınızı ilzam edecek durumlarda, hele onun onurunu rencide edecek ve sizden nefret ettireceğini bildiğiniz durumlarda bu ruhsatı kullanmak azimetin ta kendisi olabilmektedir”.

Evet, İşte bu Haram’ı Helal Kılmak değimlidir?

Maalesef Verilen cevap İfsad edicidir! Ve M. İslamoğlu’nun Kendini haklı çıkarmak için, Sünneti dahi çelişkili göstermek gibi bir cüreti var! Ayrıca, İbni kesirden verdiği ayetin tefsirinde kendini doğrulayıcı bir şey yok! Birileri ALLAH ve Resulüne iftira atıyor!

Bu olay toplumsal adetlerin, ALLAH’ın toplum için koyduğu şeriatı çiğnediği durumlardan biridir.

İnsanların batıl adet ve gelenekleri ALLAH’ın hükmü üzerine çıkmış. Öyle ki; birine şeriatın konuyla ilgili görüşünü söylesen delilleri getirip açıklasan seni gericilikle suçlar. Kompleksli olmakla, akrabalık ilişkilerini koparmakla, iyi niyetler hakkında şüpheci olmakla vs. suçlar. Amcanın kızıyla, dayının ve teyzenin kızıyla, kardeşin hanımıyla, amcanın ve dayının hanımıyla tokalaşmak toplumumuzda doğal hale gelmiş! Oysa olayın tehlikesine şer’i açıdan baksalar bunu yapmazlar.

İşte Mustafa İslamoğlu’nun “Merdud”luğunu ortaya koyan deliller;

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Sizden birinizin kafasına demirden bir iğne sokulması, onun için kendisine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.” (Ahmed b. Hanbel Müsned: 1/412; Bkz. Sahihu’l-Cami: 4126.)

Namahrem bir kadınla tokalaşmak şüphesiz elin zinasındandır. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:

“Gözler zina eder, eller zina eder, ayaklar zina eder, cinsiyet uzvu zina eder.” (Ahmed b. Hanbel Müsned: 6/357; Bkz. Sahihu’l-Cami: 2509.)

Yine benzer bir rivayet şöyledir:

"Gözler zina ederler. Onun zinası harama bakmaktır. Eller ve ayaklar da zina ederler. Onların zinası yabancı kadına dokunmak ve harama gitmektir. Ferc (tenasül uzvu) onu ya tasdik eder ya da tekzib."

(Buhari (6243) Müslim (kader 5/20) Ebu Davud (2153) Bezzar (1550) İbn Sa'd (7/77) Kudai (67) Ebu Ya'la (9/5364) Şerhus Sünne (75) Beyhaki Şuab (7060) Bus ri İthaf (3696) Mecma (6/256) Maksadu Ali( 840) Ahmed (1/412) Taberani (10/192) Ebu Nuaym Hilye (2/98) Tahavi Müşkil (3/298) Nasbur Raye (4/248) Hakim Tirmizi Nevadir (2/186) Beyhaki (10/186) Dürrül Mensur (5/41) Camius Sagir (5751) Fethul Bari (11/26) Metalibu Aliye (1529) İrvaul Galil (8/37) Yemeni Nevafihul Atire (841)

Rasûlullah’dan sallALLAHu aleyhi ve sellem daha temiz kalpli birisi var mı? Buna rağmen O, şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ben, kadınlarla musafaha etmem/tokalaşmam.”

Ve şöyle buyurmuştur: “Ben, kesinlikle kadınların eline dokunmam.”

(Tabarani, el-Kebir: 24/342; Bkz. Sahihu’l-Cami: 7054 ve el-İsabe: 4/354 (Daru’l-Kitab el-Arabi baskısı))

Aişe’den radıyALLAHu anh şöyle dediği rivayet edilir:

“Hayır, ALLAH’a yemin olsun ki Rasûlullah’ın sallALLAHu aleyhi ve sellem eli (mahremi olmayan) kadın eline hiç değmedi. Kadınlarla sadece sözlü olarak beyatleşirdi.” (Müslim: 3/1489.)

Şunu da bilmek gerekir ki (eldiven giymek gibi) araya engel koymak ya da elbisenin altından tokalaşmak bir şey değiştirmez. İki şekilde de musafaha/tokalaşma haramdır.

İslam'ın El tokalaşma uygulamasına yanaşmayanlar, kalplerinin temizliğinden dem vurarak kalplerinde gizlediklerini açığa vurmuş oluyorlar. Zira insan fıtratı devam ettiği müddetçe iki cins birbirine karşı emin olamaz. Bunu ALLAH Teala Yusuf aleyhisselam’ın dilinden;

"Ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü her nefis kötülüğü emreder." (Yusuf 53) buyuruyor.

İmam Kurtubi bu ayetin tefsirinde derki; "ALLAH’ın peygamberi dahi nefsinin temiz olmasını kerih gördüğü için "nefsimi temize çıkarmıyorum" dedi. Çünkü nefsi temize çıkarmak zemmedilmiş, hoş karşılanmamıştır."

(Kurtubi(9/210)

ALLAH Akıbetimizi Hayırlı Kılsın
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 21:49:37
uhde

Emekli

*


Üye No : 2311

Yaş : Yok

Nerden :

Konu  : 542

Mesaj : 3377


1004 Mesajýna Toplam
1517 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #27 : 03 Temmuz 2009, 21:49:37 »

kadınla erkek arasındaki tokalaşma  amacına göre farklı hükümleri içermektedir.

1- Anılan kadınlarla erkekler arasındaki cinsel arzulu tokalaşma -doğrusunu ALLAH bilir, Kur'ân yanısıra Nebevî Sünnetle de irtibatlandırılabilir- haramdır. Çünkü Peygamberimiz, cinsel arzulu tokalaşmaları, cinsel organ zinasına yaklaştırıcı elin zinası olarak niteler. Bu tür nitelemenin yasağı da kapsayacağı açıktır.- Salât ve Selâm üzerine olsun- O, ilgili hadislerinde söyle buyurur:

"Şüphesiz ALLAH, Âdemoğlunu zinaya eğilimli olarak yaratmıştır. Hiç şüphesiz bu eğilim onu kuşatacaktır. Gözlerin zinası bakış, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası sözdür. Eller zina eder, ellerin zinası yapışıp tutmaktır. Ayaklar da zina eder, onların zinası yürümektir. Ağız da zina eder, onun zinası da öpmektir. Nefis umar ve ister, cinsel organ ise zina arzusunu gerçekleştirir veya sonuçsuz bırakır."[4]

Elin zinası olarak vasıflandırılan tutuşun - tokalaşmanın İslâm bilginlerinin anlayışları çizgisinde tarafımızdan cinsel amaçlı ve nitelikli tutuş - tokalaşma olarak değerlendirilmesi, ilgili hadislerde örneğin bakmanın ve dinlemenin cinsel nitelikli olan ve olmayan şeklinde ayrılmasından açıkça anlaşılmaktadır.

Zira gözün zinası olarak açıkladığı bakışın Peygamberimiz tarafından bütün bakışları değil, iradeli ve amaçlı bakışları içerdiğinin duyurulması bunun kanıtıdır.[5] Kur'ân-ı Kerîm'de mümin erkeklere ve kadınlara verilen gözlerin bakışlarının bir kısmından korunulması ile ilgili ilâhî emirler de aynı ayırımı yapmaktadır.[6]

Kulakların zinasının dinlemek olduğunu duyuran güzellikler örneği Peygamberimizin düğünler ve bayramlar gibi özel günlerde huzurunda icra edilen şarkıların - tarihî olayları anıcı ezgilerin dinlenilmesine onay vermesi de dinlemeyi helâl ve haram kısımlarına ayırdığını göstermektedir.[7] Kaldı ki Peygamberimizin elin zinasının tutmak olduğunu bildiren hadislerinde kullandığı el-Betş kelimesi de tabii tutuşu değil yapışıcı, arzulu, kavrayıcı tutuşu ifade etmektedir.[8]

"Mahremiyet ve evlilik bağı olmaksızın bir kadının eli içine dokunan kişinin Kıyamet Günü'nde eline ateşten kor konulur." Anlamındaki kendisiyle istidlâl edilemez "ğarib" hadisin, "terhib; korkutma" için kullanımı kabul edilse bile yapılan açıklamalar ışığında ancak cinsel amaçlı tutuşla ilgili uyarı olarak değerlendirilebileceği açıktır. (Nasbu'r-Raye 4/240)

Burada değinilmesi gereken bir husus da elin zinasının Kur'ânın yasakladığı Fehşa (çirkinlik) kapsamında değerlendirilebileceği gerçeğidir.

2- Aralarında mahremiyet ve nikâh bağı bulunmayan erkekle kadının cinsel haz amacı gütmeyen tokalaşmaları ise iki şekilde değerlendirilmektedir.

a) İslâm bilginlerinin bir bölümü, cinsel haz gayesi gütmeyen tokalaşmaların cinsel telezzüz amaçlı tokalaşmalar gibi haram olduğu görüşündedirler. Onlar bu görüşlerinde Sevgili Peygamberimizin Kur'ânî emir gereği kadınlarla biatlaşırken erkeklerle tokalaştığı gibi kadınlarla tokalaşmayıp sözlü olarak biatlaştığını açıklayan hadisten delil getirmektedirler.

Şanlı Peygamberimiz Hz. Muhammet'le biatlaşan Ümeyme bint-i Rukeyke isimli kadın şöyle anlatıyor:

Bir kadın topluluğu ile birlilikte biatlaşmak üzere Hz. Peygambere geldim... Elinizi uzatınız da size biat edelim, dedik. Şöyle buyurdular:

- Ben kadınlarla tek tek tokalaşarak biatlaşmıyorum. Yüz kadına söylediğim söz bir kadına söylediğim; bir kadına söylediğim söz de yüz kadına söylediğim söz gibidir."[9]

Yukarıda sunulan ve kendisiyle istidlal edilen hadis yanı sıra saygı değer eşleri Hz. Âişe annemizin, O'nun biatlaşma sırasında hiçbir kadınla tokalaşmadığını açıklayan sözleri de haramlılık delili olarak algılanamaz.... Zira emredici veya yasaklayıcı bağımsız buyrukları ile pekiştirmedikçe Peygamberimizin uygulamaları bağlayıcı hükümler oluşturmaz, yalnızca geçici tercihlerini yansıtır. Nitekim Peygamberimizin bizzat yapmadıkları bazı işlerin yapılmasını onayladıkları bilinmektedir. Örneğin O, "Benim eğlence ile eğlencenin benimle ne ilişkisi olabilir."[10] buyurdukları halde düğünlerde ve bayram günlerinde huzurunda şarkılar söylenilmesini onaylamıştır. Kendisine ikram edilen keleri yememiş, ama yenilmesini tasvip buyurmuştur.[11]

Kaldı ki kadınlarla biatlaşması için Peygamberimize verilen Kur'ânî emir mubâya'a mastarından emir kipidir ki Kurânın işaret ettiği üzere sözlü biatlaşmayı değil tokalaşma şeklindeki biatlaşmayı çağrıştırmaktadır. Üstelik Peygamberimiz Ebû Sufyan'ın karısı Hint'le tokalaşarak biatlaşmıştır. Kendisine vekil kıldığı Ömer b. Hattab da (onun huzurunda) kadınlardan tokalaşma yoluyla biat almıştır. Böyle olmakla beraber Peygamberimiz, kadınlarla sözlü biatlaşma dâhil bez üzerinden müsafaha ve bir kap suya birlikte el sokma şeklinde farklı uygulamalarda bulunmuş, tokalaşmanın tek yöntem olmadığını, yöntemlerin çeşitlendirilebileceğini belirtmiştir. Üstelik o erkeklerle tek tek biatlaştığı gibi topluca da biatlaşmıştır. Biatlaşma Peygamberimizden sonra daha da çeşitlenerek sözlüden yazılıya doğru gelişim göstermiştir.[12]

b) İslam bilginlerinin bir bölümü de aralarında mahremiyet ve evlilik bağı bulunmayan karşı cinsler arasındaki cinsel haz amacı gütmeyen tokalaşmaların temelde helâl olduğu görüşündedirler. Bir önceki maddede özetlenen açıklamalar ışığında bizim katıldığımız görüş de budur.
Cinsel haz amacı gütmese de asırlardır İslâm dünyasında sürdürülen ve kutsal kültürümüzün alâmet-i fârikası olmuş kadın erkek tokalaşmasını dışlayan uygulama onun haramlığına değil, bu konuda sedd-i zerâi' yönteminin uygulanması gereğine inanılmasından kaynaklanmış olsa gerektir ki bu anlayış doğrudur.

Bilinmesi gerektiği gibi temelde mubah - helâl olduğu halde harama sebebiyet verebilecek işlerden kaçınılması Kur'ânî usuldür.[13] Bu usûle İslâm Hukuku'nda vesîlelerin önlenmesi anlamına Sedd-i Zerâi' denilmektedir.

Cinsel amaç gütmese de tokalaşma her an cinsel nitelikli fitneye düşürebileceği için Sedd-i Zerâi'in işletilmesi gerekir. Zira harama yaklaştırıcı davranışlar ve işlerden kaçınılması ve şüphelilerden sakınılması Peygamberimizin de öğüdüdür.[14]

İslâm'ın, müslümanların yalnızca kültürel, ekonomik ve siyasal iktidarları dönemlerinde değil temel hak ve özgürlüklerinin çiğnenip kısıtlanacağı dönemlerde ve de müslümanlarla İslâm dışı toplulukların iç içe yaşayacağı toplumlarda da yaşanacağı düşünülürse, Kur'ân'a ve Peygamberimize aidiyeti ve anlamı üzerinde ittifak edilmiş Kur'ân bağlantılı Sünnet deliline dayanmadıkça her hangi bir sözü, davranışı ve işi haramlıkla vasıflandırmak İslâm'a bağlılık adına İslâm'la çatışmaktır.

Üzülerek ifade etmek isteriz ki bu gibi helâli haramlaştırma veya farklı görüşleri bilmeksizin ve önemsemeksizin herhangi bir ictihadı İslâm'la özleştirmek gibi hatalar çokça yapılmaktadır. Oysaki Kur'ân bu nevi hataları ağır bir dille haram kılmaktadır.[15]

Sonuç olarak deriz ki tokalaşma sünnettir. Aralarında mahremiyet ve nikâh bağı bulunmayan kadınla erkeğin cinsel haz amaçlı tokalaşması haramdır. - Doğrusunu ALLAH bilir- abdesti de bozabilir. Çünkü onların her biri, birbirlerine ulaşamayacak kadar yüce, dokunamayacak kadar kutsaldır. Ancak cinsel amaçlı da olsa tokalaşma müfessir sahâbi İbn-i Abbas'a göre, büyük günahlar ve açık çirkinliklerden kaçınıldıkça bağışlanacak "Lemem" benzeri küçük günahlardandır.[16] Kur'ân ve Sünnet'in bu anlayışı doğruladığı da bir gerçektir.[17]

Cinsel amaç gütmeyen tokalaşma ise temelde helâldir, abdesti de bozmaz.[18] Fakat harama yol açabileceği için mücbir bir sebep olmadıkça sakınılmalıdır. Özellikle kadınlarımız ileri derecede kaçınıcı bir duyarlılık göstermelidir. Ancak nefislerine güven duyan veya yaşadıkları seküler toplumda, takdir haklarını kullanarak içinde bulundukları durumu, tokalaşmayı gerektirici; koruyucu veya manevi yarar sağlayıcı bir neden olarak değerlendiren mümin kadınlar ve erkekler ise İslâm adına asla yerilmemelidir.

Hiç şüphesiz huzurunda sorgulanarak niyetlerimize ve amellerimize göre yargılanacağımız otorite yalnızca ALLAH'tır.

 

Ali Rıza DEMİRCAN
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 21:56:12
Ahdi-Vefa

Onursal Üye

*


Üye No : 1284

Nerden : istanbul

Konu  : 315

Mesaj : 3495

Bakıp seni gören aşık, başka cemali neylesin?

575 Mesajýna Toplam
841 Kere Teþekkür Edildi
Offline

« Yanıtla #28 : 03 Temmuz 2009, 21:56:12 »

insanoğlunda nefis denen şey varsa kii var,hiçbirşeye güvenmemek lazım.arkadaşca dostca tokalaşmak diye de bişey olamaz .olmamalı,
Logged
Ahdi-Vefa'in Imzasi

Titreyen yüregim var sadece birde üsüyen gözyaslarim..
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir
Aşk dediğin....
sensizliktir belkide....
Ahdi-Vefa Nickli Üyemize Teþekkür Eden Kullanýcý: Nakş-ı Gül (03 Temmuz 2009, 22:09:07)
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

03 Temmuz 2009, 22:08:10
Nakş-ı Gül

Administrator

*


Üye No : 199

Nerden :

Konu  : 6635

Mesaj : 29155


5056 Mesajýna Toplam
7451 Kere Teþekkür Edildi

8 Mesajýna Toplam
8 Kere Karma Verildi
WWW
Online

« Yanıtla #29 : 03 Temmuz 2009, 22:08:10 »

Günümüzde maalesef bu konu hafife alınıyor. Şu unutulmamalıdır ki hissiyatlardan ziyade Hz.ALLAHın emri gözetilmelidir.  haramdan kaçınmanın hiçbir mahcubiyeti yoktur ve olamaz!

günümüzde ne de çok mahcup olmaktan çekinen insanlar var! kendimizi kandırmayalım kimse de bu konuda ''zaruriyet hali v.s...'' gibi bir durum söz konusu diye fetva vermesin!.

Karşinizdaki bize elini uzattiği zaman o mahçup olmasın diye tokalaşma gereği duyuyor insanalraımız ama bunuda düşünmezler ki O zaman da biz ALLAH (c.c)'a karşı mahçup duruma düşüyoruz...

Çok şükür şimdiye kadar taviz vermedik inşALLAH şimdiden sonrada vermeyiz...ALLAH c.c. sonumuzu hayreyleye
Logged
 Hızlı Üyelik Sistemi

Konu İçerigini Görmek İçin Aşagıdaki Boslukları Doldurun Ve 5 Saniyede de Uye Olun...

Üye adınız:    Şifreniz:    Şifrenizi tekrar yazın: E-mail adresiniz:   

Tags:

Google Words: Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Dosyası, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Belgesi, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Programı, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Oyunları, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Download, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Resimleri, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Hikayeleri, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Haberleri, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi İndir, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Yükle, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Videosu, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Arşivi, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi Albümü, Namahrem Hanımlarla Tokalaşmak Caizdir.Yusuf el Kardavi ilahi indir,
Sayfa: 1 2 [3] 4   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

|Site Map | Arşiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss | Tag | Google Tag | URL List | Recent Topics | Dini Video |
All Rights Reserved. Her Hakkı Saklıdır. ©2007-2010 TASARIM By Maximilyanus
Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC
Rengarenk MC Theme By Burak
islami forum, islami nesil, islaminesil, islam, ilahiler, ilahi indir, google tagged, islamiforum, ilahi mp3, islamiyet, muslim, islamic, wallpaper,islamic wallpaper, dinimiz, muslim generation
Bu Sayfa 0.282 Saniyede 51 Sorgu ile Oluşturuldu