KİTAP YÜKLÜ EŞEKLER’ (YENİ)
Kur’an’ın, mal düşkünlerine “aşağılık maymun”… Yemede kırmızı çizgisi olmayan her türden yiyici takımına “domuz”… Kral/zengin uşağı din adamına “dilini sarkıtarak soluyan köpek”… dediğini ve şiddetli eleştiriler yönelttiğini gördünüz. (bkz. ‘ALLAH ile aldatanın önde gideni’ ve ‘Aşağılık maymunlar olun’ başlıklı makaleler).
Şimdi de “Kitap yüklü eşekler” diye kime diyor onu göreceğiz.
Bazılarınız “Bu nasıl ALLAH ki kullarına ‘aşağılık maymun’, ‘domuz’, ‘dilini sarkıtarak soluyan köpek’ veya ‘kitap yüklü eşek’ diye kızıyor, itham ediyor, bu nasıl kutsal kitap?” diyebilir.
...
Kur’an’da “eşek” benzetmesi iki yerde geçiyor.
Nuzül sırasına göre gidelim.
İlki “ilk mesajlar” da…
Malum, Kur’an’ın nuzül sırasına göre ilk 37 suresine “ilk mesajlar” diyoruz ki Mekke döneminin üç yıl süren (Ş’ib-i Ebi Talip) amborgosu öncesi yaklaşık ilk altı yılını kapsayan dönem oluyor. Bu dönemin ana karakteri; 37. sureye (Necm) kadar putların isminin hiç anılmaması ve zengin kodamanlardan oluşan 9’lu çeteye (tis’a raht) şiddetli saldırılarla “Lehu’l-mülk” (Mülk ALLAH’ındır) temasının yoğun bir şekilde işlenmesidir.
İşte “eşek” benzetmesi ilk olarak bunlardan 4. sure olan Müddessir suresinde geçiyor.
...
Surede ele alınan karakter isim verilmeksizin 9’lu çeteden “el-Vahid” (Mekke’nin tek/en büyük zengini) diye bilinen Velid bin Muğire el-Vahid’dir. (Alak ve Mâun surelerinde Ebu Cehil, Leheb suresinde Ebû Leheb gibi ilk 37 sure boyunca bu 9’lu çete tek tek deşifre edilir).
Surenin ilk bölümünde (1-10) Hz. Peygamber’e “Servet (çoğaltma) ve menn (para/servet) beklentisi içinde olma” denilir. (‘En kral’ çevirilerde ‘İyiliği başa kakma’ diye çevrilen.) [Müddesir; 6]
...
ALLAH’a ve ahirete inanan (fakat korkmayan), salât eden, tavaf yapan, hacılara su dağıtan, Kabe’nin örtüsünü değiştiren ve fakat “uzayıp giden mallar”, “gözünün önünde oğullar” ve “döşendikçe döşenmiş nimetler” sahibi olduğu halde “Hala gözü doymayan; daha da fazlasını isteyen” birisi hangi hatırlatma (zikr) sebebiyle aslandan kaçan ürkmüş eşek gibi olur? Hangi hatırlatmayı her duyduğunda sanki gözleriyle devirecekmiş gibi bakar?
...
Ey “ALLAH ALLAH” nidaları ile hamile kızın bebeğini düşürenler…
Ey “Bu çocuk hangi suçundan öldürüldü?” diye sorulduğunda vereceği bir cevabı olmayanlar…
Ey dini “muktedir sopası” olarak kullananlar…
Velhasıl ey bütün o dini “zengin eğlencesi” haline getirenler…
Sizin Kitaptaki adınız işte budur: “Kitap yüklü eşekler.”
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap