|
|
 |
« : 26 Ocak 2011, 15:33:36 » |
|
AHİR ZAMAN YAZILARI
“Çorbamız ısınmışsa içelim
Tırnaklarımız uzamışsa keselim
Ne diye başımızı belaya sokalım”
İşin arka planı bir tarafa, Ahir Zaman tabirini hep erdemlilerin ortadan kalktığı zaman olarak anlamışımdır. Erdemlerin kalktığı zamana bu tabir biçilmiştir. Ama erdemlerin kalktığını en iyi Müslüman bir göz farkedebilir.
Her dönemde erdemlerin kalktığı söylenmese de geçmişte hep kullanılagelmiş, her dönemde yaşayanlarca bu tabire tutunulmuştur. Yeni olana bir tepki olarak kendisine sarılınan bu tabir eskiye özlemi de taşımaktadır bir bakıma. Yani insanlar hep kendi dönemlerini ahir zaman olarak görmüşlerdir.
Ahir Zamanda bir şeyler yapmaya soyunmuşsanız kimsenin etlisine sütlüsüne karışmamanız gerekecektir. Kimsenin tavuğuna “kış” demeeyceksiniz, herkesi idare edip yaşayıp gideceksiniz.
Ahir Zamanda öyle ciddi şeylerden söz etmemelisiniz. Havadan sudan konuşacaksınız, temkinli konuşacaksınız. Biraz da kaypak. Yuvarlak laflarla dolu olan bir lugatiniz olacak, lastik gibi de olacak üstelik bu laflar, her yana çekilebilecek.Herkesi memnun edeceksiniz yani.
Ahir zamanda büyük konuşacaksınız, içeriği önemli değil. Büyük büyük konuşacaksınız, büyüyeceksiniz. Sevgilerinizi en çok kendinize ayıracaksınız. Uyanık olacaksınız yani, sevileceksiniz.
Şu Ahir Zaman var ya! Nice karton adamları kanlı-canlı adam eder, nice silik simaları günyüzüne çıkarır. Günyüzüne çıkmanın yollarını bileceksiniz. Şu ahir zaman denilen zamanda kendinize saygın bir yer edinmelisiniz. Yazarken,çizerken, yerken, içerken hep bu saygınlığınızı tamamlayacak aksesuarlar peşinde koşmalısınız. Suç işlememeye gayret edeceksiniz.Ahir Zamanda; günahı önemli değil(!), iyi vatandaş olacaksınız kısacası.
Biraz “Berci Kristin Çöp Masalları” okuyacaksınız, biraz “Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler” seveceksiniz.
Zamanı suçlayacaksınız bazan, bazan dünyayı, toplumu, insanlığı. Barıştan sözedeceksiniz bol bol. Nükleer savaş tehlikesinden falan. Başaracaksınız. Bazen görmezden geleceksiniz bazı şeyleri; katliamları filan. Görmezden geleceksiniz mahpushaneleri, aç insanları. Ahir Zaman ne de olsa; olacak böyle şeyler. Erdemler kalkıyor ya! Olacak.
Geçici şeylere tutnacaksınız. Kalıcı şeyler açmaz Ahir Zamanda insanları. Sabun köpüğü gibi geçici şeylere tutunacaksınız. Hevesleriniz olacak yani. Moda şeylere itibar edeceksiniz. Tatmin olacaksınız. Muhitin dar olduğundan yakınıp geniş tabanlara hitap etmeye yelteneceksiniz. Uzlaşacaksınız.
Kardeşlik, hoşgörü, fedakarlık… Ya hiç söz etmeyeceksiniz. Ya da bunlara yeni kostümler biçeceksiniz. Bu erdemleri de böylece belli bir yere oturtacaksınız. ortamını, şartlarını iyi düşünerek bunu da kıvıracaksınız.
Bazı şeyleri yaparken çok iyi düşüneceksiniz. Çok çok düşüneceksiniz. Dönüp bir daha düşüneceksiniz. Şartları düşüneceksiniz, ekonomik dar boğazları..
Samimi olmayacak, kimseye güvenmeyeceksiniz. Bazı şeyleri yapmak için hep bir yarın bekleyeceksiniz.Yarınların bitmeyeceğine aldırmayacaksınız, bekleyeceksiniz! Hayat hep bir beklemek değil midir? Mutlu yarınlar bekleyeceksiniz. Ve birşey yapmadığınızı bile bile bir şey yapıyor görüneceksiniz.
Velhasıl şarlatan olacaksınız şu Ahir Zamanda. Hatta şarlatanın karesi.Yuvarlanıp gideceksiniz şu üç günlük dünyada. Ahir Zaman ya!
II
Ütopik olan şeylerdeherkes sizden yanadır. İşler bir kere gerçeğe dönüşmeye görsün, yalnızsınızdır. Yalnız ve garip..
Zor olan; gerçekleri anlatmaktır. İnsanlara bir takım masalları anlatmak, olmayacak şeylerden söz etmek kolaydır.
Çünkü hayaller her zaman cazip olagelmiştir. Gerçekler de ürkütücü ve acı. Hep yapamayacağı, gücünün yetmeyeceği şeylere uzanmaya kalkar hayallere bel bağlayan kişi. Gerçeklerde payına düşen şeyler de vardır çünkü. Hayallerde ise sorumluluklar geri plandadır hep.
Hayallere dayanılr, masallara dayanılır, gerçeklere dayanılmaz. Sevinçlere dayanılır, mutluluklara dayanılır.Hüzünlere dayanılmaz..
Kölelik Bir Yazgı Değilse Eğer, Bülent Sönmez, Birleşik yay, shf.95-97.
|