Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap'' Buradan bir acı kanamış boyuna...''
Bu çıkmaz sokakta acının türevlenebilir olduğunu öğrendim.
Mayın tarlalarının sadece şarkıdan ibaret olmadığını ,parmaklarını ve gözünü kaybetmiş bir çocuktan öğrendim.
Beklemenin ne demek olduğunu .on yıl önce götürülen bir babanın yolunu gözleyen bir kızdan öğrendim.
Ayakkabısının diğer teki olmadan okula gelebilen öğrenciden , üşümemeyi öğrendim.
Uçlu kalemlerin sadece uçlarıyla yazı yazma çabasından yenilmişliği öğrendim.
Kinini kusan kalabalıklar arasında kalmış yaşlı bir teyzeyi kurtaran polisin yediği taşlardan acımasızlığı öğrendim.
Zamanın akmak için hiçte acele etmediğini burda hüküm süren orta çağ karanlığından öğrendim.
Biliyormusun?
Burda çoğu insanın gölgesi bile yok, bunu da o karanlık derebeylerinden öğrendim.
Tüm bunlardan daha acı tüm bunlardan daha koyu tüm bunlardan daha gerçek en gerçek bir şey daha öğrendim.
İlk gençlğinin ufak adımlarındaki kızlar ; bileklerinde saat , parmaklarında yüzük resimleri var. İşte bu acıdan susmayı öğrendim. Hayal gücünün sınırsızlığı mı çaresizlğinin sızısı mı?
Çığılığım bana dönecek tüm yamaçalardan sonra ama yine de durup bağırmalı :
Rabbim : '' ne çok acı var!.''
Şırnak / silopi / 687 inci gün....